*

şükela:  tümü | bugün
  • heykelin gerçek adı utku anıtı'dır...

    önden bakılır ise; arkada tarihi belediye binası, fonda afyon kalesi görülebilir. özellikle kışın çok güzel bir manzara oluşturur.
  • "ayakta olup türk gücünü simgeleyen" ama değerli bir arkadaşımızın "adam yiyen heykel" diye andığı figür ellili yıllarda bir tür sünnete tabi tutulmuştur.
  • mustafa kemal'in çıplak olarak tasvir edildiği tek heykel olması itibariyle hayli dikkat çekicidir.

    linki de vereyim tam olsun:

    http://www.sanalmuze.org/images/zah06.jpg
  • (bkz: #20097079)
  • zannedildiği üzere mustafa kemal'in çıplak olarak tasvir edildiği heykel değildir. orada ayakta dikilen sömürüye karşı direnen halkın zaferini temsil ederken, yerde ezilen de emperyalist işgalci güçleri temsil eder. evet çıplaktır figürler ama insan değildir tasvir edilen...

    zafer (utku) anıtı, afyon

    yer: afyon belediye parkı

    tarihi: 4 mart 1936 (esen 1936:5)

    sanatçisi: heinrich krippel

    yaptiran: valilik (valilik)

    projelendirilme biçimi:-

    seçici kurul:-

    maliyeti: 59.446 tl. (valilik)

    yapimyeri: viyana/vereinigte metalwerke (aslanapa 1993:46)

    anit

    malzeme: heykel; bronz, kaide; taş (andezit kaplama)

    boyutlar: heykel; 4.07 m., kaide; h.2,5 m.

    yazıtlar: kaidenin arka yüzünde; afyon şehri düşman orduları tarafından ilk defa 28 mart 1921 de ve ikinci defa 18 temmuz 1921'de işgal edilmiştir. 27 ağustos 1922 de kurtarılmış ve bu anıt milli orduya ve büyük milli kahraman atatürk'e afyonluların şükran hatırası olarak dikilmiştir.

    kabartmalar: kaidenin dört cephesinde bronz kabartma levhalar bulunmaktadır.

    ön cephe: atatürk portresi.

    sol yan cephe: atatürk ve silah arkadaşları taarruz planı yaparken.

    arka cephe: savaş kompozisyonu.

    sağ yan cephe: afyon halkının orduya şükran sunuşu.

    tescil no: 03.00.0/1.0

    tarihçe: afyon zafer (utku) anıtı bugün belediye binasının karşısındaki parkın içinde bulunmaktadır. diğer bir tanımlamayla anıt, afyon kalesinin eteğindedir. arka yüzü kaleye, ön yüzü ise şehre dönüktür. anıt bu noktaya dikildikten sonra topografyaya da uygun olarak anıtı içine alacak bir park düzenlemesi yapılmıştır. park iki kademeli (setli)dir. kaide ve heykelin bulunduğu kısım yukarıda kalmaktadır. burada, bir düzlük oluşturularak halkın, anıtın çevresinde dolaşması sağlanmıştır. ikinci kısım, birinci kısımdan daha alçak seviyededir. kaidenin bulunduğu aks üzerinde bir havuz ile iki yanında yukarı kısma çıkışı sağlayan merdivenierden oluşmaktadır. afyon zafer anıtının dikildi ği yerin tarihi bir önemi vardır. bugün belediye ve valilik binalarının bulunduğu yerde o dönemde mevcut bina atatürk ve silah arkadaşları tarafından karagah olarak kullanılmıştır. bu odada, 1922 ağustosunda gerçekleşen dumlupınar savaşı/başkumandanlık meydan muharebesi planlanmıştır. anıt, afyon'un kurtuluşu, türk askeri kuvvetlerinin başarısı, 30 ağustos zaferi'nin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla taarnızun planlandığı mevkiye dikilmiştir. bunun için anıtın bulunduğu yerde evvelce mevcut olan paşa cami yıktınlmıştır(tescil). anltın projelendirilme biçimine ilişkin belgeye rastlanamamıştır. avusturyalı heykelci h.krippel tarafından gerçekleştirilen eserin maliyeti 59.446 tl.dır. sanatçının türkiye'de uyguladığı tüm anıtları viyana'daki atölyesinde meydana getirdiği bilinmektedir (aslanapa 1993:46). dolayısıyla, afyon anıtını da viyanada yaptığı kabuledilebilir.

    anıtın açılış töreni 24 mart 1936 günü yapılmıştır. başvekil ismet inönü, nafıa, maliye, iktisad vekilleri, parti umumi katibi recep peker ve gazeteciler anıtın açılış töreni için, saat 10.30'da, trenle afyon'a geldiler. belediye ve valilik heyetleri, askeri müfreze, bando, izciler, öğrenciler ve halk katılmıştır. bayrağa sarılı heykelin önünde ilk konuşmayı halkevi başkanı yapmıştır. valinin yaptığı konuşmanın ardından başbakan inönü, bayrağı tutan kordelayı keserek heykelin açılışını yapmıştır. açılış töreni ismet inönü'nün yaptığı konuşmayla noktalanmıştır (esen 1936:5). gece de afyon halkevi tarafından, halkevinin salonunda üçyüz kişilik bir şölen verilmiştir. şölende halkevi müzik kolu tarafından çeşitli parçalar seslendirilmiştir (anonim 1935 y:119).

    tanim : eser kaide ve heykel olmak üzere iki kısımdan oluşur. kaidenin üzerinde, yaklaşık dört metre yüksekliğinde, bronz, figür gıubu yer alır. iki erkek figüründen oluşan figür grubu bir kayanın üstünde betimlenmiştir. her ikisi de çıplak olan figürlerden biri ayakta durmakta, diğeri onun ayaklarının dibinde yerde yatmaktadır. yerde yatan figür düşmanı, ona hücum etmek üzere olan ayaktaki figür ise türk milletini simgelemektedir (valilik; tescil). türk'ü simgeleyen figürün ayağı altında (arka yüzde) yazıt yer almaktadır.

    kaynak: http://www.isteataturk.com/…/zafer-utku-aniti-afyon
  • ana cadde üzerindeki zafer müzesinin tam karşısında ve anıtpark'ın içindedir. arkasında valilik ve hükümet konağı binaları vardır. afyon çarşısına da çok yakındır. afyon içindeki tarihi her yer oklarla, tabelalarla işaretlenmişken bu heykelin yerini gösterecek hiçbir tabela yoktur. benim gibi ana cadde üzerinde arabayla gidip gelip de bulamayabilecek olanlara duyurulur.
  • atatürk'ün bu anıtın önünde çok az bilinen bir fotoğrafı vardır:
    fotoğraf

    not: ben de bugün denk geldim
  • kaidenin üstünde çaresizlikle yatan düşmanı ezen türk askerini temsil eden figürün penisinin 1950 yılında ironik bir biçimde kesilmesi, bir tür oidipus kompleksi olarak yorumlanabilir. utku anıtının dikildiği alan, büyük taarruz kararının da alınmış olduğu noktadır. zafer'den 15 yıl sonra orada bulunan paşa camisi yıkılarak (laiklik be :d) bu anıt yapılır ve gösterişli bir törenle açılır. ama 13 yıl sonra sağcılar, kemalistleri alt edip iktidarı ele geçirerek türk'ün penisini keser. uranüs ve kronos; kronos ve zeus; oidipus ve laios; kara han ve oğuz kağan; dirse han ve boğaç han; rüstem ile sührab arasındaki evrensel baba oğul çatışması burada da gözükür. aristokrasiden aldığı iktidarı kitleye hediye eden baba, trajik bir hata yapmıştır. çünkü kitle henüz ergenliğini tamamlamadığı için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmemekte ve dinli soytarıların oyuncağı olmaktan kurtulamamaktadır. bunun için eline geçirdiği ilk fırsatta babasını hadım eder. çingeneye beylik vermişler önce babasını asmış hesabı yani.