*

şükela:  tümü | bugün
  • gilgami$ destaninda bahsi gecen, nuh benzeri adamcagiz. ingilizce'de utnapishtim diye gecer.
  • ziusudra'nın sami dilindeki* adı
  • destanda, ölümsüzlük otunu yemiş olan kişidir
  • sümer dilinde asıl adı utanapiştim olarak telaffuz edilen eski nuh... uta:buldu napiştim:yaşam. yani yaşambuldu, yaşambulan manasına gelen bir isme sahip ölümsüz tufanzede. aynı zamanda fırat nehri kıyısındaki şurippak kentinin de kralıdır. büyük tufandan sonra böyle bir kent kalmamıştır.
  • tufandan sonra kurtulan tek kisi. sumer dilinde zisudra, akkad dilinde utnapistim dir adi. ama ona nuh'tan farkli olarak sulardan cikan 'yeni toprak' ta oturma izni verilmedi. az cok tanrilasan olumsuzluge erisen felketzede, dilmun (zisudra) ulkesine ve ya nehirlerin agzina (utnapistim) nakledildi.
    (bkz dinsel inanclar ve dusunceler tarihi 1. cilt (b18)/ kabalci yay.)
  • gilgamis destaninda gecen olumsuz insan. efsane odur ki tanrilar insanlara kizmislar ve bir ceza vermek istemisler. bunun icin de bir tufan yaratmislar ve simdi aklima gelmeyen bir sebepten dolayi da utnapistim ve karisini kurtarmislar. yarattikilari bu felaketin kontrolden cikmasi uzerine kendileri de korkmuslar ve evlerine cekilerek (tanrilarin evleri ?) selin gecmesini beklemisler. sonrasinda da utnapistim kendi aczlerini kimseye anlatmasin diye 'sana olumsuzluk verelim, ama sen de gel sadece surada yasa' diye kimsenin olmadigi bir yere surmusler. olumsuz olmak isteyen utnapistim bu oyuna gelmis ve olaylar gelismis- ya da aslinda olaylar utnapistim icin burada bitmis, taa ki gilgamis kendisini bulup olumsuzlugun sirrini sorana kadar.
  • gilgamesh destanı'nın 11. tabletinde tufanı anlatan, yaptığı gemi ile, ailesini ve bir kısım hayvanları tufandan kurtararak ve soylarının sona ermesini engelleyen kişidir. eski ahitteki nuh'un gemisi hikayesinin çıkış noktası bu tablet oluyor.
    tablette utnapiştim gilgamesh'e ölümsüzlüğünün sebebini anlatmaktadır. kendisi lafı kısa kesmeyi sevmeyen bir arkadaş olacak ki, vesile ile koca bir tufan hikayesi anlatır.
    hikayesine göre tanrılar kimsenin kurtulamayacağı bir tufan yapmaya karar verdi. fakat bu kararı doğru bulmayan ea, kamıştan bir duvara tufanın geleceğini anlattı untapiştim'e ve tüm dünyevi işleri ve varlıkları bir kenara bırakıp bir gemi yapmasını ve canlıları içine koymasını tembihledi. gemiyi kare şeklinde yapmasını ve üstünü kapatmasını söyledi.
    kendisine söyleneni yapan utnapiştim, gemisini de deyatlı bir biçimde anlatıyor. gemi, 6 güverte, 7 kat ve 9 kompartmandan oluşmaktaymış. varını yoğunu, soyunu sopunu yanına alan utnapiştim, buğday yağmuru ile başlayan tufanı korkunçlu bir şekilde, uzun uzun anlatıyor. fırtınanın şiddetinden tanrılar bile korkuyor ve göğün en yüksek katına kaçıyorlar, ağlaşıyorlar.
    fırtına 6 gün ve 7 gece sürüyor. fırtına dinince utnapiştim'in gemisi nimush dağına oturuyor. dağ geminin 7 gün bayunca suya kapılmasını engelliyor. 7. gün utnapiştim bir güvercin salıyor. güvercin konacak bir şey bulamadan geri dönüyor. sonra bir kırlangıç salıyor, kırlangıç da konacak bir yer bulamayınca geri dönüyor. sonra bir kuzgun salıyor, kuzgun ise geri dönmüyor, konacak bir yer buluyor. bunun üzerine gemiyi boşaltan utnapiştim, bir kurban keserek tanrıları kokusu ile davet ediyor. tanrılar geliyorlar, onlarla birlikte valiant enlil'de geliyor ve tufandan canlı kurtulanlar olduğunu görünce siniri tepesine çıkıyor. bunun üzerine ea, enlil'e kes tatavayı dercesine şunları söylüyor;

    "ıt is yours, o valiant one, who is the sage of the gods.
    how, how could you bring about a flood without consideration
    charge the violation to the violator,
    charge the offense to the offender,
    but be compassionate lest (mankind) be cut off,
    be patient lest they be killed."

    bence hikayenin kıssadan hissesi de ea'nın bu sözlerinde gizli.
    sonra enlil'e özetle madem bu boku yedin, utnapiştim hakkındaki hükmü de sen ver diyor. enlil'de utnapiştim ve karısını alıyor, önünde diz çöktürüyor ve alınlarına dokunarak şunları söylüyor;

    "previously utanapishtim was a human being.
    but now let utanapishtim and his wife become like us,
    the gods!
    let utanapishtim reside far away, at the mouth of the rivers."

    yani utnapiştim'e ölümsüzlük veriyor ama allahın siktir ettiği yere postalıyor kendisini.
    ölümsüzlüğün sırrını arayan gilgamesh ise mal gibi kalıyor bu hikayenin üstüne herhalde.
    dediğim gibi hikaye uzun, ve sümerce çeviriler ne kadar hikayenin heyecanını yansıtabilmiş bilinmez. ama ben ea'nın sözlerini oldukça etkileyici bulmuşumdur.
  • gılgamış destanı'nın son kısmında bilgelik tanrısı enki'nin verdiği tufan geliyor bir gemi yap tüyosunu aldıktan sonra 7 günde gemiyi tamamlayan ve tufan gelmeden önce gemisini ailesi, akrabaları, sanatçılar, altın ve hayvanlarla dolduran kahramanın sümer dilindeki adıdır.
  • utnapiştim'in hikayesinden gılgamış destanı'nın xi. tabletinde bahsedilir. utnapiştim ve karısı tufan'dan sağ çıkıp dünya'daki hayvan ve bitki yaşamını da utnapiştim'in yaptığı gemi ile kurtarmayı başarınca, tanrı enlil tarafından kendilerine tanrılık bahşedilir. gılgamış, utnapiştim'den ölümsüzlüğün sırrını ister. utnapiştim gılgamış'ı bir bitkiyi bulmaya gönderir. bu bitki ile gençleşmeyi ümit etmektedir gılgamış bitkiyi bulmasına rağmen bir yılan elinden alır ve sonuçta memleketine eli boş döner.

    kısacası utnapiştim ibrahimi dinlerdeki nuh'a denktir. büyük ihtimalle ibrahimi dinlerin yazarları nuh ve tufan hakkında hikayeler üretirken zisudra ve utnapiştim'den alıntı yapmışlardır.