şükela:  tümü | bugün
  • hayatımda ilk kez yalnız yaşıyorum . 5 aydır iş nedeniyle bu durum devam ediyor . ev işlerinde en zorlandığım şey ütü yapmak . bana üyü yapmayı öğretenin kırk yıl kölesi olurum . o değilde ütü yaparken insana böyle bir huzur geliyor . stres atıyorum böyle ayrı bir dinginlik geliyor . donlarımı bile ütüyorum bu huzur bitmesin diye . bugün sabah 6 da ütü yaparken hayatı sorguladım . bunu neden yaptığımı bilmiyorum ama aklıma bir sürü soru geldi . “neden istanbuldayım?” “keşke mersin’den hiç ayrılmasaydım “ “dün müdür neden böyle davrandı “
    “insanlar neden böyle “ “bu işler nasıl olacak “ “ne zaman mutlu olacağım “ vs ......bir sürü soru aklıma geldi . galiba insanın kafası boşken hep sorguluyor . bu bana koşarken , uyumadan önce tavanı seyrederken ve uzun otobüs yolculukları sırasında oluyor . umarım delirmedim .
    hatta başarısız şiir denemelerimde oluyor arada . sabah sorgularken düşünürken bir dörtlük yazdım . sonuç olarak ütü benim için felsefik bir obje olarak hayatında yer alacak .
  • ben bunu çok yaparım. üstelik giysiler üzerindeki kırışıklıkları ütü ile açarken hayatımdaki kırışıklıkları da düzeltiyormuşum gibi hissedip rahatlarım.
    bu neyin kafası lan?
  • sürekli aynı hareketler yapıldı için ne yapıyorum lan ben düşüncesiyle ortaya çıkan durum.
    evet sinir bozucu bir eylem ütü yapmak
  • kıskanıyorum sizleri. ben türkiyede ne yaparsam hayatı sorguluyorum. merdivenden çıkarken, markette önümde bir kişi varken, en ufak düşünecek vaktimde, su almaya giderken, ulan işerken bile.

    ütü yaparken denememiştim. ütü yapmayı da bilmiyorum gerçi, olsun daha iyi sorgularım.
  • harbiden var böyle bir olay. geçen günlerde işe geç kalmak üzere olan eşim sabah 7 civarında benden gömleğinin yakalarını ütülememi istedi. ben bugüne kadar değil gömlek yakası ütülemek, buruşmuş örtüyü bile düzeltmemiş biriyim. ütü ile ne yaptığımı bilmeden haşır neşir olurken hayatı sorguladım. 32 yıllık hayatımda elime ütü almadım, kimse için osuruk bile atmadım ben. ama işte, biri çıkıp hayatıma giriyor ve onun için itiraz bile etmeden, o geç kalmasın diye sabahın yedisinde ütü yaparken buluyorum kendimi. değişik bir his, epey güzel aslında.

    beceremedim ütüyü o ayrı mesele. bir yakası ütülü, diğeri ütüsüzmüş. ütülü olan da sevdiceğimin bana ''bak böyle yapacaksın hiç zor değil'' diye gösterdiği kısım. ütü ne sikik bir iş arkadaş. derhal bir kanun çıkartılıp benim yapmam yasaklanmalı.
  • kaliteli bir ütüye sahip olmayıp tekniğini bilmeden kendini fazla yormaktan kaynaklanan durum.
    öncelikle paraya kıyıp buhar kazanlı, sağlam basınçlı buhar üreten adam gibi bir ütü alınacak (herşeyden kısın ama bundan kısmayın, bakın ütü yapmak ve bundan zevk almak diyorum, daha ne için kazanıyorsunuz o parayı?), korkmayın işlerinizi daha çabuk bitireceğiniz için ütünüz zaman içindeki tasarruftan dolayı geri ödemesini yapacak.

    sonra ise, dededen kalma yöntemle her bulduğunuzu yatırıp üstüne bastırarak ütülemeye son verin, mesela jeans ya da casual pantolonlarınızı 5-10 cm mesafeden sadece buharla ütüleyebilirsiniz. artık tekniğinizi de kendiniz geliştirin onu da gelip ben gösterecek değilim ya.

    hadi şimdi o eller şukelaya.
  • yalnız yaşamaya başlamadan önce evdeki tüm ütüleri ben yapardım. düşünmek için mükemmel bir fırsattır. şimdi kurutma makinesi çıktı mertlik bozuldu tabi. tek başına da ütü çıkmıyor o kadar.