şükela:  tümü | bugün
  • organizmada uyarım yaratan (şey, kimse); uyarıcı.
  • sayısı arttıkça kişinin algılayış düzeyini azaltan nesne.
  • hayatımıza bakıp bulamadığımızda depresyonda olduğumuzu anlamamızı sağlayan.
  • (bkz: çeldirici), uyarıcı, uyarım
    (bkz: tahrik)
    (bkz: muharrik)
  • biz bunu tasavvuf terbiyesine göre ikiye ayıralım.
    nefsi uyaranlar - kalbi uyaranlar

    insanların çoğu duygularının onlara verdiği geçici anlık sahte zevklerinin tesirleri altında olduklarından, nefsi uyarımların sürekli düşüşe geçmesinden ve onu tekrar yükseltmek için giriştikleri mücadele hengamesinden kurtulamazlar. madde bağımlılığına düşmüş kimseler gibi, çok kısa sürede devamlı azalışa geçen bu duygusal yollara bağlı isteklerini satın alarak, yiyerek, içerek, baskı kurarak, başkaları üzerinde üstünlük vehimlerine kapılarak,eşle, dostla, evlatla tolere etmeye çalışırlar.

    onların bu uyarım bataklığı, hipnoz altında olan birine '' şimdi mavi deyince huzurlu olacaksın'' telkini verir gibi, olmayan sahte bir zihinsel kurgudan ibarettir.

    kalb uyarımı ise kişideki farkındalıklı bir uyanışa bağlıdır.
    bu uyanış, nefsi uyarımların kesintisi ve o kesinti ile birlikte ortaya çıkan boşluğu insan-ı kamillerin tadları ve kokuları (bilinçlenme) ile doldurmakla mümkün olmaktadır.

    uyanış başladıkça kişi sahte/gölge zevk vericilerden uzaklaşarak, onlarla arasına mesafeler koymaya başlar. zamanla onların varlığı ve yokluğu eşitlenir( olsa da olur olmasa ne olur). derken kişi kalbin hissedilir değişim/dönüşüm uyanışı ile birlikte bambaşka bir boyutun kapısına gelir. önceden her insan gibi şehvetle bacak arası şişerken, artık duyduğu manevi haz göğsünü tırmalamakta, yakmaktadır. aynı dünyada aynı mekânda olsa da farklı bir boyuta açılım gösterdiğini anlar. göğsündeki hakkın kuvvetleriyle tanışır, onların dillerini öğrenmeye başlar. bu kuvvetlerin dillerini hal ile tercüme eder, girdiği tüm hallerle tanışmaya, sohbet etmeye, tanış olup bağ kurmaya başlar. (bu sohbetler mesnevide bolca mevcut )

    artık madde yerini yavaş yavaş mananın boyutlarına bırakmaya başlamıştır. maddenin hükmü altındaki tesirler manalara transfer olmaya başlar. mutlu ve huzurlu olmak için sahip olmaya gerek yoktur. sahip oldukları sırtına kuru yük ve boş uğraş gelir. madde hakikat yolunda onun zamanını ve odaklanma gücünü çalar. elinden geldiğince bu dengeyi tesis etmek için, eski halindeki bozuk/çarpık düzenini bu yenisi ile değiştirmeye azmeder. değiştirebildikçe hafifler, özgürleşir. her doğru hamlede işgal altında olan düşünce vatanını zincirlerden, prangalardan, boyundurluklardan kurtararak gerçek hürriyete yaklaştırılır. kalb uyaranlarına kavuştukça kişide hakka karşı iştiyak artar. hakka varışın bir sınırı olmaması, bitmeyen tükenmeyen nimetleri ortaya döker, saçar.

    bu durumlar hipnoz altında olan denek durumundaki gibi sahte değil dipdiridir ve anbean nakittir. kalp uyaranlarına erenlerin huzurları sahte vehim değil, zincirleme mükemmellikle ilerleyen süreçlerin şahitliğiyle arttıkça artar. delilleri saymakla tükenmez, onları bile unuturlar.

    onların yakıtları, duası ''ey kalpleri hâlden hâle çeviren allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl'' olur.