şükela:  tümü | bugün
  • tam adı obstrüktif uyku apne sendromu olup, uykuda ölüm riski taşımayan bir hastalıktır. bu rahatsızlıktan muzdarip olanlar gecede bir kaç defa uyandıklarını düşünürler ama aslında bu sadece bilinçlerinin tam olarak açıldığı uyanmaların sayısıdır. aslında hastalar her apne sonrasında uyanırlar. ama bilinçleri tam olarak açılmaz. bu da her gece yüzlerce kez uyanmaya tekabül eder. bu sebeple hep yorgundurlar, gün içinde kafalarını yaslayabilecekleri her yerde uyurlar. ilerleyen zamanlarda kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskleri çok yüksektir.
    bilinen tek tedavisi, uyku sırasında maskeyle basınçlı hava veren bir pompayla uyumaktır. ömür boyu. ömür boyu maskeyle uyumak size imkansız gelebilir ama bu hastalar ilk başta pek hoşlanmadıkları bu aleti bir süre kullandıktan sonra, hayat kalitelerindeki değişikliği farkedince, kullanmayı bırakmayı akıllarının ucundan bile geçirmezler.
    ssk, bağkur, emekli sandığı hepsi aleti karşılar.*
  • gece yarisi guzel guzel horlarken "horrzzg....horahaleyyhonnk!" diye uyanip ancak hizli hizli nefes alip vererek kendime geldigimden sahip oldugumu bildigim rahatsizlik. evet, her gun yorgunum, kirginim ve evet, su icsem yariyor.
  • garip ve can sikici bir durum. normal nefes duzeniyle mis gibi uyurken, bir nefesi atladiginizi dusunun. anlatmasi zor, soyle diyelim, uyurken normal bir sekilde uyur gibi nefes alirsiniz, verirsiniz, alirsiniz, verirsiniz, ama sonrakini almazsiniz. sanki dalip nefes almayi unutmus gibi hissedersiniz uykunuzda. bilinc gelmeye baslar bu arada, yari bilincli bir sekilde nefes almadiginizi farkedersiniz ve daha sonra uyanirsiniz. uyaninca derin bir nefes alip tekrar basi yastiga koyarsiniz. bu gece icinde bir kac defa tekrarlanir, sabah bir kalkarsiniz sanki hic uyumamissiniz.
    (bkz: gun boyu yorgunluk)
  • uyku sirasinda soluk alamama durumu, genelde ust solunum yollarinda bir tikaniklik sonucu olusur. kisi bunu farketmez, ancak dogru duzgun oksijen alamadigi icin iyi uyuyamaz, sabahlari yorgun kalkar. uykuda olum riski az da olsa vardir. *
  • değişik kişiler tarafından bana aktarıldığı kadarıyla en az 25 yıldır muzdarip olduğum hastalıktır. belki daha da eskidir ama yazılı ve sözlü kaynaklar ancak o kadar gerilere gidebiliyor.

    evet yaklaşık 25 yıl kadar önce kardeşimle aynı odada birbirine dik durumdaki iki karyolada kafalarımız birbirine yakın olacak şekilde yatarken benim horlamam durur, nefesim kesilirmiş aniden. kardeşim de 'ne oluyo lan nefes almıyo mu yoksa öldü mü bu' diye telaşla kulağını iyice ağzıma yaklaştırırmış ki birden 3 aslan gücündeki bir kükreme ile nefesimi alır uykuma devam edermişim.

    bu olay değişik kız arkadaşlarımla ve benzer şekillerde, bir kaç farklı zamanda daha yaşandı. bir keresinde önce amansız bir çığlık sesiyle, ardından da kız arkadaşımın burnumdan tam 1 cm uzaktaki görüntüsüyle uyanmak durumunda kalmıştım. aynı bebekler gibi ciyak ciyak ağlıyordu kız. kulağının dibinde gecenin sessizliğini aniden yaran bir aslan kükremesi sinirlerlerini boşaltmış tabi kızın. ben de uyku sersemi bir şekilde, şiş göz altlarımla telaşla kalkıp ne olduğunu anlamaya çalışmıştım. hırsız mı girmişti, perdeye fare mi tırmanıyodu, deprem mi oluyodu lan?

    tabi o zamanlar bunun ciddi bir hastalık olduğu, üzerine gidilmesi ve tedavi yollarının araştırılması gerektiği pek bilinmez söylenmezdi. demir uğruna ıspanak yediğimiz yıllar..

    sonra 4 5 yıl kadar önce beni bir alerji aldı. sabahları kalktığımda salya sümük hapşırmaya başlıyordum ve bu öğleye kadar devam ediyor hayat kalitemin içine ediyordu. koku almam da sıfıra düşmüştü. en lezzetli yemeklerden kağıt tadı alıyordum. 1 yıl kadar geçer diye bekledim. sonra doktora gittiğimde bol miktarda burun polibim, yüzde yüz oranında dolu sinüslerim ve eğri bir burun kemiğim olduğunu öğrendim. tek ameliyatla hepsinden kurtulacağımı müjdelemişti adam. arada uyku apnesi de gidecekti tabi.

    olduk ameliyatı. polipler alındı, alerji geçti, burun kemiği düzeltildi, koku duygusu geldi ama horlama ve apne devam ediyordu.

    doktorum küçük dilimin sarkmış olabileceğini söyledi. alalım yukarı dedi. adam parasının derdinde aklına ilk neresi gelirse orayı kesmeye dikmeye çalışıyor. dedim dur düşüneyim

    internetten araştırma yaptıktan sonra bir uyku merkezine gitmeye karar verdim. evime yakın bir yer seçtim. oldukça dandik bir yer olduğunu anladığımda -1000 tl- parayı ödemiştim artık. orama burama iğrenç kokan ve günlerce saç aralarımdan çıkartmaya çalışacağım bir yapıştırıcı ile bir şeyler yapıştırdılar. yatak oldukça rahatsızdı içeriden hemşirenin dinlediği radyo sesi geliyordu ben de akşam yemeğini fazla kaçırmıştım. kötü uyudum tabi. gece gelip bir kaç kez uyandırdı ibneler. yok o düşmüş bu çıkmış. sabah uyandığımda eleman nasıl hayatta olduğuma şaşırdığını söyledi. ileri derece ağır apnem varmış. tedavi önerelim mi diye sordular, dedim bırak dağınık kalsın.

    yurtdışında çalışıyor olmam nedeniyle bu işleri ancak memlekete geldiğim periyotlarda halledebildiğimden aradan bir süre daha geçti. arada yaptığım araştırmalar neticesinde tavsiye edilen bir profesörden randevu aldım, elimde sonuçlarla kendisine gittim. muayene parası olarak kafadan 350 tl'yı tek seferde çektiler kredi kartımdan. hatun sonuçlara baktı. dedi eksik bu. gece bir sensör yerinden çıkmış. bu sonuçlardan bir yargıya varamıyorum dedi. içimden dedim yaktım olm sizi.

    ama sorular sordu. gündüz uykum gelir mi, başım ağrır mı, tv seyrederken uyuya kalır mıyım, tansiyon şikayetim var mı falan. ben de hiçbiri yok. kilolu hiç değilim. sadece bok gibi bir uykum, göz altı torbalarım, rahatsız edici rüyalarım var. çok kritik değil gibi dedi sanki. bi yan odadaki kbb'ciye görün dedi önce.

    gittik orda da kredi kartı çalıştı tabi. eleman sorunun küçük dilde değil alt çenemin üst çeneme göre küçük ve geride olmasından kaynaklandığını söyledi. dil yeterli yer olmadığı için arkaya düşüyor gırtlağı kapatıyormuş. ya dilinin arkasını kesecez (o ne lan!) ya da alt çeneni komple kesip (bi de sitseydin) ileri alıp aradaki boşluğu dolduracaz dedi. üç dört ay gırtlaktan beslenme gerektirecek çok ağır ameliyatlar. dedim sağol almiim.

    döndük uyku uzmanı profesörümüze. dedi gel uyku merkezimize, bir gece geçir, maske deneyelim dedi. öteki yerde bin lira verdiysek burda en az 3 bin eder anasını satayım. bi de ben maskeyle yatamam biliyorum kendimi. çok dönerim sürekli hareket ederim, dedim ben bi düşüneyim. dedi düşün, tansiyon baş ağrısı falan başlarsa gel.

    şimdilerde apnem devam ediyor. organlarıma muhtemelen az oksijen gidiyor. ilerde sıkıntı yaşayacağımı düşünüyorum. ama belki de yıllardır organizmam bu tempoya alışmıştır diye bilimselliği tartışılır teoriler üzerinde duruyorum. ne yapacağımı da bilemiyorum açıkçası. tıbbın gelişmesini ve mucize bir teknik geliştirmelerini bekliyorum umutla.
  • sorunu yaşayan akrabam bundan bahsedilmesinden utandığı için bilgisini vermeyeyim ama kendisiyle yıllardır çözüm arıyorduk bunun için, ameliyat olanların apne ve horlamaları bir süre sonra yeniden başlıyor, maske çok zor kullanılan ve gece ağız bölgesinden kolaylıkla kayabilen bir çözüm.... vs diye düşünürken dişe takılan basit bir aparatla sorunun çözülebildiğini keşfettik. meğerse 2 seansta çok düşük bir fiyata bu işkenceden kurtulunuyormuş.

    yapılan işlem; ilk seansta dişin ölçüsü alınıyor. ikinci seansta hazırlanan ve üzerinde pembe muma benzer bir madde sürülmüş aparat dişe takılıyor ve çenenizi sakıp sabancı gibi öne çekmenizi istiyorlar. alt çenenizi öne doğru uzattığınızda mum gibi olan maddeyi tazdikli hava ile kurutuyorlar. ardından aparatı çıkarıyorlar ve aldıkları ölçüye göre alt dişlere takılan aparat ile üst dişe takılan aparatı ortasında hava alma bölümünün olacağı, diğer bölümleri birbirine tamamen yapışmış ve sabit kalacağı bir şekilde birleştiriyorlar.

    ancak bu yapıştırma sonrasında oluşan aparatı takmak için alt çenenizi yine sakıp sabancı gibi öne alarak aparatın içine sokmanız gerekiyor. işlem sonrasında geceleri alt çenenizi 3-4 mm kadar öne alarak uyumanız sağlanmış oluyor. sonuç olarak; aparat alt çenenizi öne alarak küçük dilinizin apneye neden olacak şekilde sizi tıkamasını engelliyor. işlemi yaptırdığımız yerde %90 başarı oranı verdiklerini ama şimdiye dek başarısız olan bir vaka görmediklerini belirttiler.

    bizim beceriksizliğimizden dolayı işlemimiz tamamen bitmemişti o yüzden 1 seans daha gideceğiz."şu anki hali ile %60'lık bir düzelme olur yeniden geldiğinizde tamamen çalışmasını sağlarız "dediler ama şimdiden düzelme oranı müthiş...

    dün gece ilk defa denedik. gece uyanıp birkaç kez takip ettim apne kesinlikle olmadı. düne kadar tüm kapılar kapalı olsa da horlama odalardan duyulurdu. dün gece aparatla uyumanın sonucunda anca yatağın yanına gidince duyulan bir horlamanın kaldığını gördük ki; bu da horlama sorunu nedeniyle hiçbir yere kalamayan, başkalarının yanında uyumaktan utanan kişiler için müthiş bir sonuç.. bakalım aparatın %100 çalıştığında neler olacak.... son olarak, kendimizden çıkardığımız sonuca göre; çeneyi öne çekip uyumak insanı rahatsız etmiyor ve sabah çenede bir ağrı yaşanmıyor. herkese öneririz.

    aparatın fotoğrafı ; http://www.dentgroup.com.tr/…/horlama%20protezi.png
  • uyku ipnesi de denir. saat gece 4 oldu mu, ertesi gun erkenden onemli bir is de varsa; gelmeyen uykuya zaten baska bir sey denmez.
  • ust solunum yollarini kusatan adem elmasi ve dil kemiginin uyku esnasinda gevseyen kaslar uzerine basinc yaparak horlama ve nefes alis-veris tikanmalarina sebep olmasi; boylelikle uyku halinde nefes almanin duraklamasi ve bu duraklamalar nedeni ile kanin oksijen seviyesinin dusmesi sonusunda kalp ve beyin gibi oksijenle beslenen organlarda kendini gosteren erken yaslanma ve bun abagli olarak olumle kendini gosteren rahatsizlik.

    erkeklerde kadinlara oranla (1/60 nispetinde) daha sik gorulmektedir. (erkeklerde 30-35 yaslarinda ortaya ciktigi bilimsel gozlemler ile tespit edilmistir) ki yas ilerledikce gorulme sikligi artmaktadir.
    kadinlarda ise menapoz sonrasi rastlanmaktadir. ne is bu is hoca diyenler olacagindan; genc kadinlarda dilin kemiginin erkeklere nazaran kikirdakimsi ve narin yapida olmasi ve menapoz sonrasinda muhtemelen osteoporoz surecinde ostrojen hormonunun azalmasi ile
    dil kemiginin narinlikten siyrilarak kemiksi bir yapiya ulasmasi olarak aciklanabilmektedir.
  • beni öldürmeyen süründüren bi hastalıktır. ah yazar olamadım ki yardımcı olayım sizlere.

    edit : an itibariyle yazar olmuş bulunmaktayım. gelen mesajlar üzerine az da olsa yardımcı olabilmek adına birkaç yazı yazacağım.

    öncelikle malesef şuan hastalığı hala çekmekteyim. 3 senedir bu hastalığa sahibim. başlarda asla anlamadım. çünkü bu hastalığın ismini dahi bilmiyordum.
    günlük 2 paket sigaraya bağlıyordum durumu. yorgun uyanma gibi durumlar oldu akciğer filmine koşturdum temiz çıktı. oksijen oranı %99. neyse fazla uzatmayayim. ılk olarak 2017 martta burun ameliyati oldum kurtulurum zannettim ama olmadı. aradan 6 7 ay geçti hala aynı. hastalığın bendeki belirtisi ölümüne yorgun uyanıyorum ve mal gibi hissediyorum kafam calismiyo isyerinde herkes mal gözüyle bakiyor bana. en son uyku apnesini duydum. sadi konuktan randevu aldim çapaya yönlendirdiler beni. oradan uyku testi tarihi aldım. 40 gün kadar sonra teste girdim. hafif derecede uyku apnesi çıktı. ama şaşırdım baya ölü gibiyim çünkü. sonra bu sonuçlarla 2 devlet 1 özel olmak üzere 3 hastaneye gittim. yalnızca burnuma baktilar. halbuki tek sorun burunla alakali olsa zaten ameliyatta hallolurdu. en son yeter ulan dedim ve baya met edilen bir profesöre gittim. sonuçlarıma detaylica baktı. sırtüstü yatarken indeksim 47ymiş. 30 üzeri ağır olarak geçiyor. yani kritik seviyedeyim. ılk olarak bana uyku endoskopisi önerdi. bu endoskopide bozukluk tam olarak nerede ise o tespit edilecek. ve nokta atışı gibi ameliyat olacak. bununla beraber tıkanan burnumuda yakabilecegini söyledi ikisi 2.500 tl. onu toplamaya calisiyorum suanda. velhasıl. baya zor durumdayim sözlük. devlet hastanelerinden boşa medet ummayin derim. çünkü orda rastgele burna boğaza müdahale ediyorlar iyilesirsen ne ala. ıyilesmeme sansin da var. çünkü tam sorunlu bölge tespit edilemiyor. edilse dahi müdahale edilemiyor. bu profesör ise robotik cerrahisi ile nokta atışı yapıyor. profesöre gitmek isteyenlere özelden yardimci olabilirim.
    benim tek sorunum mal gibi hissetmek ve sabahlari aşırı yorgun uyanmam. eski günlerimi özledim amk. ruh gibiyim resmen yasamak dahi istemiyorum. ınsallah birgün burayi editleyip cok iyiyim diyebilirim. sağlıcakla kalın. allah bu hastalığı düşman başına vermesin.

    edit : uyku endoskopisi alındı, burun etleri yakıldı. şuan biraz daha iyiyim. endoskopide gırtlak kapakçığımda sorun olduğu ve sürekli kapandığı, bu sebeple nefes kesilmeleri yaşandığı ortaya çıktı. yaklaşık 10 bin lira ameliyat ücreti çıktı. henüz bulabilmiş değilim. borç veya kredi her türlü imkanı deneyeceğim artık. umarım birgün buraya gelip iyileştiğimi ve sabahları dipdinç kalktığımı yazdığım bir entry ekleyebilirim o günleri görebilirsem şayet. sağlıcakla kalın.

    edit 2 : yakın bir zamanda ameliyat parası elime geçecek inşallah. ve umuyorum ki bu lanet hastalıktan kurtulacağım. o günü iple çekiyorum. beklemede kalın mutlu son editi gelecek :)

    edit 3 : nihayet senelerdir çektiğim bu hastalıkdan kurtuluyorum inşallah. 4 şubatta ameliyat olacağım. gırtlak kapağının bir kısmı (apneye sebep olan bölge) alınacak umarım herşey yolunda giderse kurtuluyorum.

    edit 4 : dün öğlen saat 4 gibi ameliyata girdim. uyandığım da saat 10 du. yoğun bakımda tutuldum denetim için. doktor akciğerlerimin dolu olduğunu ve bu sebepten narkozdan zor uyandığımı söyledi. derhal sigarayı bırakmalısın demeyi de ihmal etmedi tabiki. yaklaşık 25 saattir aç ve susuzum. doktorum bir süre daha birşey yiyip içemeyeceğimi söyledi. şuan yoğun bakımdan yeni çıktım ve odamdayım. gelişmeleri bildireceğim...

    5 şubat öğlen editi : dün sabah 09:00 dan beri aç ve susuzum sürekli uyuyasım geliyor profesörüm bu akşam biraz komposto içebilirsin dedi içebilirsem serumlar kesilecek serumla beslenmekten imanım gevredi iyi oldum kötü oldum demek için baya erken olduğunu düşünüyorum boğazım ödem dolu 30 saattir su bile içmiyorum. yemek yemeyi özledim. bu zor zamanımda özel mesajdan desteklerini veren değerli insanlara çok teşekkür ediyorum. gelişmeler gelecek.

    6 şubat editi : bugün biraz daha iyiyim. dün akşam et suyu ve komposto içtim. yatmadan önce de bi çilekli süt içtim. tabi sırf et suyu ve kompostoyu yaklaşık 1 saatte içtiğimi de söylemeden geçemeyeceğim. damla damla anca beslenebiliyorum. bu sabah yine et suyu ve komposto içtim. doktorum geldi kontrolümü yaptı gayet iyi olduğumu ve istediğim zaman taburcu olabileceğimi söyledi. spreyler ilaçlar vs yazıldı. bu 3 gün boyunca bir dünya serum yedim besin için ağrı kesici mide ilacı niyetine. ama doktorum beni bi konuda baya sıkı tembihledi. siz siz olun ameliyattan önce 1 hafta bile değil en az 1 ay öncesinden sigarayı bırakın. ameliyatıma 4 saat kala 5-6 dal sigara içmiştim zaten felaket balgam atıyordum doktorum ciğerlerimin felaket zarar gördüğünü ve beni narkozdan çok zor uyandırdıklarını söyledi. hakkaten de öyleydi saat 4 de girdiğim ameliyattan çıkıp gözlerimi açtığımda saat akşam 10 du. ve 3 gün olmasına rağmen deli balgam atıyorum. ufak bir detay gibi görünebilir ama ben bu narkozdan uyanamayabilirdim. bundan sonra tek bir dal bile içmeyeceğim bana iyi bir ders oldu. raporumu aldım haftaya da kontrolüm var herşey şuan için yolunda gözüküyor. aynı hastalıktan muzdarip olan veya sormak istedikleri olan arkadaşlara yardımcı olmak isterim.
  • öyle bir hastalıktır ki, ölsem de kurtulsam dersiniz. bu rezil hastalığa çare (şimdilik) cpap cihazıdır. biraz f16 pilotu gibi uyursunuz ama uyursunuz. cihaz sabit hava basıncı verir. bu basınçlı hava tıkanıklıkları aştığı ve ciğere girebildiği için uyku seviyelerinizde dalgalanma olmaz, nefesiniz kesilmez, tansiyon yükselmez, kalp ritminiz bozulmaz vs.

    sabahları kafanıza odunla vurulmuş hissiyle uyanıyorsanız bir uyku kliniğine gidiniz. çıkan test sonucuna göre uygun hava basıncı belirlenmiş cihazla mutlu mesut yaşayacaksınız. unutmamanız gereken şey, cihazla aranızda katolik evliliği olduğudur.

    (bkz: hormala kitabı)
    (bkz: www.uykum.com)