şükela:  tümü | bugün
  • once 2'den erken uyuyamazsiniz. sonra o 3 olur. gunesi dogurursunuz. sonra "dur uyumayayim ertesi gun erken yatarim" deyip beklersiniz, yine olmaz. spor yaparsiniz, geberirsiniz yorgunluktan, i ihh. delirtir. bi sure sonra sabahin besinde uyumaya calisan bunyeyi yataktan roaah diye kaldiracak kadar abarir. cok delirdim mimiko. yasemin cayi miydi neydi o? ondan almak lazim bi de herhalde.
  • sizleri çok seven roket adam, uyumadı, oturdu, literatürü alt üst etti, araştırdı, ve tek gecede uyku düzenini sıfırlama yöntemini buldu. harvard'lı bilim adamları demiş ki:

    uyumak istediğiniz saatten 12-16 saat önceki zaman diliminde hiç bir şey yemeyin. (su içebilirsiniz.)

    yani gece 12'de uyumak istiyorsanız, en geç gündüz 12'den itibaren yemeği bırakmanız lazım. bu durumda yine en geç gece 12'de uykuya dalacaksın.

    seçim sizin. deneyin farkı görün. teşekkür edin, şukela butonunu kırın. durumunuzu mesaj atın.
  • uyku düzenini yoluna koymak için neler yapmalı?

    1- aydınlık-karanlık döngüsünü bozmayın: sirkadyan ritim (biyolojik saat) günışığı ve karanlık ile senkronize olur. bu yüzden:

    * yatak odanızın perdelerini mutlaka aralık bırakıp yatın, günışığını sabah odanızı aydınlatsın.
    * gündüz dışarına bir miktar zaman geçirin ve çalıştığınız mekanın günışığı almasını sağlayın.
    * akşam uykudan bir kaç saat önce ışıkları mutlaka kısın. böylece biyolojik saatiniz doğal ritmi korunmuş olur.

    2- gece kan şekerinizi düşük tutun: akşam yemeğini uykudan 4 saat kadar önce yeyin. ardından atıştırmayın.

    3- gündüz egzersiz yapın: bütün gün oturarak çalışanlardan iseniz 10dk kardıyo yapın ki metabolizma hızınız yükselsin, stres hormonları degrade olsun. egzersizi uykudan en az 4 saat öncesinde yapın. adrenalin yüksek iken de uyuyamazsınız.

    4- kafanız sürekli meşgul olduğu için uykuya dalmakta zorlananlardansanız:
    * sakin bir podcast veya uyku müziği dinleyerek düşüncelerinizi devre dışı bırakın.
    * yatmadan önce meditasyon yapın.

    5- haftasonları da aynı saatlerde yatıp kalkın.
  • 2 haftadır amına koyduğum. hafta içi 10, hafta sonu 20 saat uyuyorum. grekoromende bu rakamlar.
  • an itibariyle çatur çutur sikip attığım düzen. işsizlik ne kötü sözlük.
  • kime göre, neye göre bir düzenden bahsettiğimize açıklık getirmeliyiz öncelikle.

    ilk çağlarda, ilim irfan fukarası insanlık güneş ışığına, en basit örneğiyle kendinden büyük avları yakalayabilmek için ihtiyaç duymuş dolayısı ile gece uyumuş gündüz yaşamış olabilir. gel zaman git zaman, türlü alışkanlıkları değişmiş, doğayı değiştirmiş, kendisi de işine geldiğince evrilmiş insan evladı bu çağ dışı gece uyuma, gündüz yaşama alışkanlığını, akıl almaz bir yobazlık ile 21.yy'a kadar taşımıştır.

    bu yobazlığın arkasında da şuan düşünüp bulduğum kapitalist sistem vardır. neden? hemen açıklıyorum... bu parayı çok seven kapitoş efendiler 'vay efendim bir de elektirik faturası mı ödeyeceğiz! bu yüzyıl da gelişmeyi, evrilmeyi versin insanlık' diye diye bizleri, geceleri (yani zihinsel olarak en üst seviyede olduğumuz saatler) uyumaya, gündüzleri (yani karga bokunu yemeden) uyanmaya mecbur bırakmışlardır. efendime söyleyeyim insomnia, narkolepsi, envayi çeşit de uyku apnesi * * * gibi doğru düzgün tedavisi olmayan bir sürü illet ile karşı karşıya bırakmışlardır. (sağlık bakanlığına açık mektup: araştırılsın, bakılsın özelikle sanayi devriminden önce böyle illetlerin esamesi okunuyor muymuş?)
    (ayrıca bana inanmayan veyahut şüphe ile bakan arkadaşlarım, genetiğimiz ile oynayan bu kapitalist efendilerin elektrik fetişistliğine başka bir örnek: bakın görün! hiç mi olmadı; koskoca plazada yada kıç kadar ofisde merkezi sistemden kısılan klimalar önünde eridiğiniz yaz günleri, götünüzün donduğu sabahın körleri....?)

    şimdi ise 21.yy ilk çeyreğinde, ailesinden kapitalizme yeterince kurban vermek sureti ile kısa süre de olsa sistemin elinden kurtulmuş biz gençler kendimizi hasta sanıyor, tedavi arıyor, tedavi bulamıyor, sosyal çevremizden dışlanıyor, kapitalizmin ehlileştirdiği ebeveynlerimizden azar işitiyoruz. ve hep ne duyuyoruz? ''-sen bir çalışmaya başla o zaman görücem seni bakalım böyle 'akşamlara' kadar yatabilecek misin?''

    o değil de şu sıçtın mavisi mi?

    p.s aslında bir kaç felsefik teorim daha var ama melatonin hormunum yeterince evrilemediğinden hala bu saatlerde salıyor kendini.
  • bunu evrensel olarak düzenleyen pezevengi bi bulursam hoplatıp zıplatıp düzenlediğine pişman edeceğimdir. ulan pezevenk sana ne güneş ışığından.. bitki misin sen fotosentez yapasın be dingil. siktir git ağaç ol o zaman, ot püsür bok ol.

    ulan geceleri çalışmak istiyorum ben. geceleri işlerimi halletmek, geceleri banka kuyruğuna girmek istiyorum. sana ne piç. klorofil-enerji düzenine uymak zorunda mıyım lan ? öyle bi zorunluluğum varsa neden besinlerimi dışardan alıyorum ?

    bana elehtürüh, enerji bilmem ne savlarıyla gelmeyin size de söverim. dertliyim bu konuda, ona göre.
  • otuz bes yildir kuramadigim duzen. bir de cocugum var simdi, benden hallice bu konuda. hanim uyuyor, biz evde 'aman sabahlar olmasin' diye geziniyoruz.
  • erken yatmak uyku duzeninin olmazsa olmazıdır. geç yatarsan bozulur. dengeyi korumak gerek. her sabah 7 de yatarım mesela erken erken. kaçırmamak lazım düzeni.
  • bozması kolay olan ve genellikle 1 tam günün piç edilmesiyle düzeltilebilen düzen. üstelik, düzeltmeye çalışırken daha feci dibe batma ihtimali de vardır. misal; sabahın 8'ine kadar dizi izleyen dizikolik: "bugün uyumam, akşam erken yatarım, yarın da erken kalkarım" deyip, kendince bir formül üretir. ama genellikle öğleden sonra saat 3'ü veya 4'ü gördüğünde, 1-2 saat gözlerimi dinlendireyim der ve muhtemelen sabaha karşı saçma bir saatte uyanır.

    (bkz: kendimden nefret ediyorum)