şükela:  tümü | bugün
  • çocukluğumun nöbetleri. genelde hatırlanmadığı söylenir ama ben sıklıkla yaşadığımdan belki, hiç değilse başlangıcını ve bitişini çok net hatırlayabiliyordum. insanın algı bozukluğu en çok da seslerde kendini belli ediyor bu hastalıkta. baş dönmesi gibi tıpkı, sesler baş döndürücü bir şekilde geliyor. annemle babam beni sakinleştirmeye çalıştırırdı, yok bir şey geçti geçti derlerdi çok sakin ve sıcak ses tonlarıyla. bu bana inanılmaz bağırıyorlar ve benim kötülüğüme konuşuyorlar şeklinde ulaşırdı ve korkardım. bu nöbetlere epey alıştıktan sonra aslında o anda olayların o türlü gelişmeyip bana öyle geldiğinin ayırdına varmıştım lakin korkumda zerre azalma da sağlayamamıştım maalesef. işte bu çelişki, seslerin baş döndürücü gelmesi gibi bir his yaratıyor. onun haricinde her şeyden korkuyorsun. aslında dümdüz bir korku nöbeti bu. kabus görürken olduğu gibi, ottan boktan korkuyor, ağlıyor, bağırıyor ve bir türlü kendine gelemiyorsun. ben ağlamaktan yorularak sakinleşebiliyordum mesela ancak. mekan algısı da çok saçma sapan bir hal alıyor ve tüm derim karıncalanıyordu. hatta bu hissi hep şöyle tarif etmişimdir; toplu iğne ucu boyutunda demir bir boncuğu işaret parmağınla baş parmağının ucu arasında yuvarladığını düşün. fakat aynı zamanda bu ufacık boncuğun bir portakal büyüklüğünde gibi geldiğini. böyle saçma sapan bir algı bozukluğu, delicesine bir korku ve baş dönmesi, seslerin birbirine karışması, öyle ki sessizliğin bile dayanılmaz bir gürültü gibi gelmesi. benim bu entry'yi yazma sebebim ise, 26 yaşında koca bir herif olmama karşın, az evvel tarif ettiğim algı bozukluklarına dair nöbet başlangıcı semptomları bir bir göstermiş olmam, ancak heralde savunma mekanizmamın gelişimini tamamlamış olmasından mütevellit hemen kontrol altına alıp bertaraf edebilmiş olmam..
  • insanın bir tarafı doğranıyormuş gibi ciyak ciyak yataktan fırlayıp bütün apartmanı birbirine katmasına sebep uyku bozukluğu. bundan mütevellit terör deniyor herhalde. yaşayan şahıs herhangi bir rüya kabus hiçbir şey hatırlamaz, sadece sebebi bilinmeyen bir korku yaşar. ayrıca bu korku esnasında yastığı yorganı kapıp bilinmeyen istikametlere kaçabilir. bu esnada uyanık ve yaptıklarının farkında da olsa sadece bir izleyici olmaktan öteye gidemez, mantık mekanizması kapalıdır çünkü. akabinde uyanınca olan biten her şey çok manasız görünür. uyku terörünün psikolojik sebeplere dayandığı düşünülmektedir ki şahsi kanaatim de stresle ilintili olduğu yönünde. belli bir süre kullanılan psikiyatri ilaçları ile geçebilmektedir.
  • uyku paralizi (karabasan) degil, kabuslu uyur gezerlik degil.

    20'li yaslarin basina kadar muzdaribi oldugum problemdi. hala zaman zaman uzanirken tetiklendigini hissediyorum, neyse ki bir an yoklayip geciyor. ergenlik donemi ve kucuk yaslarda mevzunun akabinde deneyimlediklerime dair hemen hemen hicbir sey hatirlamiyordum. evin alakasiz yerlerinde kendime geldigimde yogun bir telas, korku, birazdan gerceklesecek felaket hissi, ne oldugunu bilmedigin birseyden cildirasiya korkmak gibi bir ruh haliyle birakiyordu sadece. artik nasil bir seyse, cok daha ufakken kafami duvarlara vuruyormusum bu durumdayken. hatirlamiyorum tabi. o siralar kendime geldigim zaman, noluyor yav edasiyla aglamakla mesguldum.

    ilerleyen yaslarda, uykuya dalmadan once yavasca geldigini sezinlemeye basladim. etrafi algilamada derinlik kavramini yitirme gibi bir baslangici var bende. yani baktigin nesne, senden cok uzaklasiyor veya sen kuculup, yok olup merkezini yitiriyorsun, gibi. bir de sessizlik rahatsiz, huzursuz bir gurultuye donusuyor. soz ettigim felaket korkusu veya telasi da, ince bir iplige bagli duran aklin kopup kaybolmasi gibi.

    simdi dusunuyorum da, uyanikken uyuya kalmak ama bilinci ruya islerine bakan bolumun devralmamasindan dolayi ruyasal algiyi bu dunyada yasamak gibi bir sey. tek fark bunun hicbir duyusalligi, somutlugu olmayan sebepsiz bir korku olusu.

    az once "olmeden onceki o son birkac saniye" basligini gorunce aklima geldi. nedense o bilinmeyen felaketten onceki "son an" hissi kesinlikle var bunda cunku.

    http://youtu.be/esdkiw6oebg

    (bkz: pavor nocturnus)
  • babama sormanız gereken şeylerdir.

    bundan 5-6 sene evvel bir hırsızın eve balkondan girmeye çalışmasıyla başlamıştı her şey.
    herkesin balkonda uyuduğu bir gece (evet balkonumuz çok geniş, gelip kınanızı bile yapabilirsiniz) salak bir hırsızın kız kardeşimle göz göze geldiği o geceden sonra, babam bir daha geceleri rahat uyuyamadı.
    adam her gece bağırarak ortalığı inletirdi. bir kaç defa annemin boğazına sarıldığı bile olmuş. ne yapıyorsun diye sorduğunda hırsız tuttum demiş üstelik. yani annem güçlü kuvvetli olmasa tam bir aile dramı bizi bekliyordu.

    ilaç falan bir miktar toparlasa da bir türlü eskisi olmadı. ta ki geçen yıla kadar.

    bu sefer hırsız evin içine yatak odasına kadar girmiş. ilk gören annem, olayın ürpertisini daha iyi anlamanız için annemin bana anlattıklarını aynen aktarıyorum.

    "oğlum kapının önünde duran adamı önce baban sandım. pantolunun ceplerini karıştırıyordu. cebinden çakmak falan arıyor sandım. sonra nasıl olduysa emin olamadım. yattığım yerden bacağımı babanın tarafına doğru götürdüm, ayağımın babanın ayağına değmesiyle çıldırdım"

    neyse valide böyle acil durumlarda hep akılcı davranır, bey çabuk kalk silahını al, eve hırsız girmiş diye basmış feryadı. silah falan yok tabi, hırsız o can havliyle mutfak balkonundan aşağı atlayarak kaçmış.
    babamdan da arkasından o güne kadar benim ve ev ahalisinin duymadığı küfürleri avaz avaz bağırarak bir sokak boyunca kovalamış.

    hırsızı yakalayamamış tabi ama, babam o günden sonra artık bebekler gibi uyuyor. eski halinden eser kalmadı.

    buda böyle bir anımızdır.
  • 2005'ten beri dengesiz bir frekansla artıp azalarak yaşamımı zehreden rahatsızlık ya da semptom. evvelinde gene düzensiz şekilde uyurgezerlik yaşayan biri olarak bunun bir çok farklı sebepten tetiklenen bir semptom olduğunu düşünüyorum çünkü uyurgezer olmayan insanlarda da görülüyor.

    bendeki versiyonunda önce soldan patlayan ışıklar, sonrasında ise her yerden patlayan ışık ve desenlerle "geliyorum" diyor. gece bu ışık ve geotmetrik desenleri her gördüğümda vuku bulmazken, gece terörü olduğu her gecenin uyku öncesinde bu her yerden patlayan ışıkları ve geotmetrik şekilleri görüyorum. yüzbinlerce karo desen, high definition ve yüksek megapikselli bir resim gibi görünüyor. ben evvelinde bunu daha metafizik şeylere bağlayıp doktora söylemediğim için de pişmanım ayrıca.

    seneler önce buna iyi gelen bir ilaç (bkz: depakin) kullandım fakat tiroid hormonlarını bozduğu için acilen bırakmak zorunda kaldım. aynı ilacın epilepsi tedavisinde kullanılan bir antiepileptik olması, ve geçmişimde uyurgezerlik vakıalarının sıklığı, daha evvelden doktorun bir çeşit epilepsiden şüphelenmesi ama eeg'den hiçbir şeyin çıkmaması, birden çok sebeple ortaya çıkabilecek bir semptom olduğunu düşündürüyor velhasıl doktor ya da nörolog olmadığım için tüm bu yazdıklarım çöpe atılabilir.

    ilk olduğu zamanlar delirdiğimi sanmıştım, hayatı zehreder, düzensiz olması ise daha sinir bozucu bir durum. yani ayda bir defa olup beş ayda olmuyor, sonra bir ayde 4 defa olup 3 ay hiç olmuyor.

    ilk olduğu zamanlarda tamamen bilinçsizdim, yani kendimi sokakta buluyorum, üstümde çizikler var (uyurgezer halde koşarken kolun bacağın çizilmesi), 5. katta oturduğum halde kendimi 3. katta buluyorum... sonraları olay olduğundan çok daha kısa sürede bilincim gelmeye başladı, ve en sonunda odamdan dışarı çıkmadan farketmeye başladım ve bu yaşamı daha kabul edilebilir kıldı. fakat gene de bir insanın yaşayabileceği en sinir bozucu rahatsızlıklardan biridir kendisi.

    ayrıca;
    (bkz: nocturnal frontal lobe epilepsy)
    http://en.wikipedia.org/wiki/frontal_lobe_epilepsy

    uyku apnesi, uyku terörü ve uyurgezerlik ile karıştırıldığından;
    http://en.wikipedia.org/…rnal_frontal_lobe_epilepsy
    http://ghr.nlm.nih.gov/…urnal-frontal-lobe-epilepsy

    --- spoiler ---

    the person may get out of bed and wander around, which can be mistaken for sleepwalking. the person may also cry out or make moaning, gasping, or grunting sounds. these episodes are sometimes misdiagnosed as nightmares, night terrors, or panic attacks.
    --- spoiler ---
  • uykunun ilk 90 dakikası içerisinde ağlama, çığlık atma ve yoğun korku ile ortaya çıkar. davranış değişiklikleri ve kaos yaratır. olaydan sonra kişi hiçbir şey hatırlamaz. bazen uyurgezerlik eşlik edebilir. hastada terleme, nabzının hızlı artması, panik korku oluşmuştur ve hasta kaçmaya başlayabilir. kendinde olmadığı için yaralanabilir .
  • yıllardır şikayetçi olduğum durumun yeni öğrendiğim isim halidir.

    korku kitaplarına ve filmlerine konu olabilecek kadar sağlam altyapıya sahip kabuslar, gece çığlık atarak ve bağırarak uyanmalar, kendimi bilmez şekilde oradan oraya savrulmalar. sonu nereye gider bilmiyorum sözlük. panik ve stres içindeyim.
  • depresyon, aşırı yorgunluk ya da anksiyeteye bağlanabilen bir bozukluktur. psikoterapi veya psikolojik danışmanlık ile çözülebileceği düşünülür. genelde (bozukluğun boyutuna bağlı olarak) medikasyon önerilmez.
  • korkunç kabuslar, ağlayarak uyanma, çığlık atma ve daha beteri takip eden günlerde verim alınamayan uykunun yorgunluğu, gece yine olacak mı korkusu ve içinden çıkılamayan bu döngünün hayatınızı kıskaca alması. allah düşmanıma vermesin.

    bundan iki sene önce konulsa da tanı kendimi bildim bileli sıkıntılı dönemlerimde bi de bu çıkar başıma. zaten stresle kesinlikle başedemeyen bir bünyem var yaşadığım stres yetmezmiş gibi bi de en ufak bir can sıkıntısında bu çıkıyor karşıma. çok sevdiğim yatağım mezara dönüyor resmen. işin ilginci genetik dediler. nah geçer dediler. ömrü billah ara ara gelecek bu böyle dediler. stresten uzak dur dediler. bana balık verme doktor, balık tutmayı öğret. nasıl stresten uzak duracağız lan?
  • uykudaki en önemli aşamalardan birisi rem aşamasıdır. rem aşaması ilk olarak uykunun 80-100 dakikaları arasında ortaya çıkar (sabaha doğru çıkanı da var). işte uyku terörü, rem döneminin olmaması ile karakterizedir. uykunun ilk 3 saati içindeki herhangi bir dönemde görülebilir. kişinin rem döneminin eksik olması sonucunda uyku terörü vuku bulur. hakikaten amnezi ile birliktedir, istese bile hatırlayamaz, isteseniz bile hatırlatamazsınız o dönemi kişiye.

    uyku terörü, uyku bozukluklarının parasomniler klasmanındadır. bir de dissomniler var ama konumuz değil.