şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir soru. kesinlikle ihtiyaçtır. ancak tatil beldelerinde gündüz vakti hamakta uyumak keyiftir, zevktir.

    edit: başlığı açan arkadaş tüymüş.
  • uyumayı çok seven biri olarak benim için zevkten oluşan bir ihtiyaçtır.
  • belli bir saatten sonrası zevktir, 6-7 saat uyumak idealdir. ama 15 saat uyuyanlar var, bunun nesi ihtiyaç? zevkten de öte, uyku orgazmı olsa gerek. mala döner insan o kadar saat uykuya.
  • taharetlenmek gibidir.temizlenene kadar ihtiyaçtır sonrası zevke girer.
    (bkz: taharetlenmek)
  • sadece sarılıp uyuyacağız denirse ikisi de karşılanır.
  • 4-6 saate kadar ihtiyaçtır, 6 saatten sonrası zevktir.
    insan vucudu uyumaya ihtiyaç duyan bir yapıya sahiptir, uyumadığınız zaman bazı hücreleriniz zamanla işlevini durdurmaya başlar.
    ideal uyku saati ise ortalama günde 6 saattir.

    (bkz: ben söylemiyorum tıp söylüyor)
  • uyku paha biçilemez bir hazinedir.
    hicbir güzel kadına değişmem uykumu.
    yorganına sarılır tombik bir ayı yavrusu gibi yatarım.

    çok uykum var. sözlük beni uyut allah'sız.
  • ihtiyacı zevke çeviriyoruz esasen. çünkü uyumak için evin bir odasını ayırıyoruz, kocaman yatak alıyoruz. zevk almıyor olsak ne gerek var bunlara? herkes bir kanepe de kıvrılıp yatar.
  • (bkz: bedri ruhselman)'ın büyük vazife planı görevlilerince nakledildiğini iddia ettiği bilgilerin toplandığı (bkz: ilahi nizam ve kainat) kitabında, uyku şöyle belirtilmiştir:

    "idrakin meydana gelmesi için şuur merkezinin serbest ve kendisinde var olan izlenimleri uyandırabilecek derecede frekansının yüksek olması gerekir. insanın uyanık dediğimiz durumunda şuur daima şuurüstü ile bağlantıdadır. aynı şekilde merkezlere karşı da açık durumdadır. yani merkezlerle de bağlantı durumundadır. öyleyse çevreden gelen tesirleri almaktadır. özetle, uyanık durumdayken şuur bir taraftan varlıkla, diğer taraftan çevresiyle, yani dünya hayatıyla ilişkidedir. böylece gerek yukarıdan, şuur ötesinden, gerek aşağıdan, dünyadan tesirler alır. bu sayede bütün sinir sistemine ve onun aracılığıyla da organizmaya egemen olur. yani şuur ötesinden gelen icaplara göre bedeni yönetir. aslında bedeni yönetenin doğrudan doğruya şuur merkezi olduğunu daha önce söylemiştik. varlık, bu merkezi kullanarak bedenden yararlanır.

    uykudayken bazı merkezlerin dış âlemle olan ilişkileri kesilir. şuur da dahil olduğu hâlde bu merkezler şuurdışına bağlanır. artık bu merkezler dünya ile değil, şuur ötesi ile ilgilidirler. işte buna, merkezlerin kendi içine dönmesi deriz. ve dış âleme karşı o an için duyarlı olmayan bu merkezlerin böyle içe dönmeleri, uyku hâli dediğimiz durumu meydana getirir. öyleyse bu merkezler dış âleme karşı hareketsiz ve pasiftirler, şuur ötesine karşı ise tam tersine hareketli ve aktif durumdadırlar. o anda şuur ve ilgili merkezler dış âlemin bağlarından özgür olduklarından, günlük kazançlarının sonuçlarını şuurdışına nakletmek için onların vicdan karşısında, şuurdışındaki kıyas bilgileriyle ilk muhasebelerini rahat rahat yaparlar. bu sonuçlar orada şuurdışında kalacaklardır. bunların henüz öz varlık tarafından, öz bilgilerle kıyası yapılmadığından, öz bilgilerle aralarında uyumsuzluk vardır. bu yüzden bu bilgiler şuuraltındaki öz bilgiler sentezine dahil olamazlar. şuurdışında, varlığın şuura yakın işlev alanında kalırlar. onların burada birikmesi daha önce söylediğimiz gibi, ölüm anına kadar devam eder.

    demek ki uyku sırasında çevreye karşı hareketsiz ve pasif hâlde görünen merkezler içeride önemli işler başarmaktadırlar. fakat bunların faaliyetleri dışa değil içe dönmüştür. ve bütün uğraşları da günlük olayları şuurdışına devretme işleminden ibarettir. bu işlemin esenliği için bunların çevreyle olan bağlantılarını kesmesi ve günlük hayat karşısında dinlenmeye çekilmesi, yani uyku dediğimiz hâlin meydana gelmesi gerekir."

    velhasıl kelam, uyku bir ihtiyaçtır.
  • zevkli bir ihtiyaç