şükela:  tümü | bugün
  • jack london, ademden önce adlı kitabında bu konuya dair ucundan acıcık açıklamada bulunur.

    çok çok çok ilkel zamanlarda insanlar dinozor vb. vahşi hayvanlar tarafından çiğ çiğ mideye indirilirken bir şekilde kendilerini koruma içgüdüsüyle yerde uyumazlardı. çünkü uyurken diğer canlılar afiyetle mideye indirebilirdi insanoğlunu. yani açık hedef. bu yüzden insanlar ağaçlarda uyurdu ve gece uyuduğu yerde hareket eden bazı insanlar ağaçtan düşerlerdi. eğer ağaç yüksekse ölen insanlar olurdu. bazısı ölmezdi. biz günümüzde yaşayanlar ölmeyenlerden gelenleriz. ölenlerin soyu tükendi. ama bu demek değil ki bizim dedelerimiz hiç ağaçtan düşmedi veya bu düşüşten korkmadı. işte o dönemde bu şekilde ağaçtan düşmek ciddi bir korkuydu ve bu korku nesillerce aktarılarak bize kabus olarak kaldı.

    jack london, aşağıya düştüğümüzü neden hiç göremediğimizi açıklıyor bu vesileyle. diyor ki; insan tam aşağıya düşerken haliyle uyanırdı. yani düştüğünü fark ederdi. bu içgüdüyle biz de uyanıyoruz. rüya bitiyor. iki durumda da rüya bitiyor. uyku bitiyor.
  • ulen okudum ettim tüm başlığı, biriniz de gerçek sebebini bilmez mi arkadaş. gel hele oku da aydınlan biraz ilim irfan öğren:

    geçtiğimiz aylarda ntv bilim'de yazıyordu. bu aniden sarsılarak uyanmak var ya, uyanmak diyorum, başka bişe gelmesin akla. işte bu uyanmak biçimi, vücudun yatış pozisyonunu değiştirme isteğinden kaynaklanıyor. sen beyle deli dehşet yatıyosun, kimi zaman yatağa serbest düşüş yapıyosun ya sevgili dostum, işte o ilginç farklı pozisyonlarda yatışın kimi zaman kan dolaşımını engelliyor, kasları geriyor, ya da çok gevşetiyor, bişe yapıyor işte amk. biz bunu istemiyoruz. sonuç olarak tıp dilinde "olmaz maykıl yandan kaykıl" diye tabir ettiğimiz hareket vuku buluyor.
  • bir rivayete göre astral seyahat ile ilgilidir. bahsi geçen his ise seyahate çıkan ruhun bedenden ayrıldığı andır. düşmeden önce ruhu kontrol etmeye başladığınız an ise astral seyahat yapmaya hazır olduğunuz andır.
  • ali sami yen stadı'nda üzerimde 9 numaralı parçalı sarı kırmızı formayla maçın başlamasını beklemekteyim.. hakemin düdüğünü duyuyorum ve santrayı yapıyorum.. gerçekten zorlu bir maç, rakip defans bir an olsun peşimden ayrılmıyor.. yaklaşık 5 dakika boyunca sürekli kurtulmaya çalışıyorum.. birdenbire bir boşluk görüyorum, oraya doğru müthiş bir koşu çıkarıyorum.. orta sahadan da beklediğim topu alıyorum.. seyirciler benim için çıldırıyor adeta, sesler yükseliyor, herkes ayağa fırlıyor, rakibim 2 metre gerimde.. ceza sahasından 5 metre kadar uzaktayım, gole engel olarak sadece kalecinin var olduğunu sanıyorum.. şut çekmek için içim içimi yiyor, ancak doğru zamanı soğukkanlılıkla bekliyorum.. içimden diyorum ki "bu top gol olacak!!"..

    3 adım daha atıyorum, artık yayın içerisindeyim.. ancak o da ne, rakibim bana yetişmiş, ensemde soluğunu hissediyorum.. sonra birden ayağıma çarpan bir şey hissediyorum, anlıyorum ki çelme takmış şerefsiz.. düşerken gözlerimi kapıyorum, duyduğum tek şey ise seyircilerin uğultusu..

    fakat bu uğultu bir anda kesiliyor, ışıkların gittiğini kapalı gözkapakları ardından duyumsuyorum.. "ne oluyor lan!" diye düşünürken gözlerimi aralıyorum, ki hakemi göreyim.. ama gördüğüm tek şey sarı boyalı bir duvar.. evet, odamda yatıyorum, ali sami yen'in yeşil çimlerinde değil..

    böyle de şerefsizdir uyuyorken düşüyormuş hissine kapılıp uyanmak, adamla dalga geçer adeta.. ulan bırak da bi gol atalım bari be!!
  • astral seyahat sonrası yaşanan durum. bilinçli şekilde seyahat etmiyor iseniz ve sıklıkla yaşıyorsanız konu hakkında bilgi edinmeniz ve bilinçli bir şekilde seyahat etmeniz daha doğru olur.
  • ne zaman şehirlerarası otobüse veya feribota binsem, yanımda oturana tekme atmamla sonuçlanan hadise.

    işin ilginç tarafı, sıçramadan önce gördüğüm rüyayı, gözlerimi kapamış ve hayal kuruyormuş gibi net hatırlıyor olmam. o kadar net ki, sıçradığımda "uyuyomuşum lan" diyorum her seferinde.
  • rüyada yüksek bir binanın tepesine çıkıp çıkıp aşağı atladığını görmek ve son atlayıştan sonra tam yere çarpacakken yataktan düşerek uyanma ile sonuçlandığında sadece his değil gerçek olduğunun anlaşılmasına neden olur.
  • kişinin zaman zaman kendi horlamasını da duyabilmesini sağlayan eylem.
  • yan yatınca gerçekleşmesi pek olası değil. yüzde vermem gerekirse %89.4 diyebilirim, dedim.
hesabın var mı? giriş yap