şükela:  tümü | bugün
  • çeşitleri vardır. mesela inceptionda bir aletle dalarlar uykuya.
    (bkz: aletli dalış)
  • günün en güzel anıdır. daha huzurlu ve daha akışa teslim olunmuş bir an gelmiyor mesela şu an aklıma.

    üstelik herkes de olur mu bilmem ama ben uykuya dalarken kafamda müzik çalıyor tın tın diye! inanılmaz ruhani bir durum ve elbette bilimsel açıklamasına köle olabilirim.
    uykuya dalarken ki bu müziği hissetmem ise, uykumun açılması ile gerçekleşiyor. uykum açılıyor ve müzik duruyor, tekrar dalarken müzik yeniden başlıyor. işte bunun tadı başka bişeyde yok, bulamadım.
  • ne kadar kiymetli bir sey oldugunun kaybedilince anlasildigi büyük bir lüks.
  • uykuya dalmak diye bir şey yoktur..varsa da çok sık olmaz..
    olacağına dair umudumu kaybetmiş değilim..
    her seferinde kanepe üzerinde sızmayı başaran babamı gördükçe gelecek adına ümitleniyorum.

    status quo (bkz: uyumaya çalışmak)
  • genelde uyku için yatıldığında zor olandır film dizi falan izlerken alakasız yerlerde daha kolay gerçekleşir....
  • bana ölümü hatırlatır.

    tam uykuyla uyanıklık arasında, uykuya geçiş evresinde bazen durup "işte bir gün, böyle uyuduğumu sanıyorken ölmüş olacağım. belki de öldüğümün farkına varamayacağım bile. etrafımdakiler 'aaa, gitti! aç gözlerini!' diye telaşa kapılmış bir halde ağlayacaklar ama ben asla geri dönemeyeceğim" diye düşünüyorum.

    uykuya dalmak, tam bir "gitme anı" çünkü.

    çok garip... bir saniye önce varken bir saniye sonra yok olacağım.

    içim kararıyor uykum varken -ki kolay kolay uykum gelmez- uykuya dalmak ise bana korkunç bir ruhsal acı veriyor. kendimi bildim bileli böyleyim. bu aylarda bu kötü etki daha da kuvvetleniyor. mevsim değişikliğinden de olabilir, emin değilim. (bkz: bahar aylarında depresif olmak) zaten tipik bir kış insanıyım. gerçi kışın da depresifim, zaten genel mizacım depresif; ama bahar aylarında çok daha kötü hissediyorum.