şükela:  tümü | bugün
  • artizlik yapmayan, efendi manasında bir kelime olmakla beraber memleketteki en boktan insan isimlerinden biridir de herhalde..insan inadına psikopata baalar walla...
  • beyoğlu istiklal caddesi çevresinde mis sokak, parmakkapı ve cihangir dolaylarında dolaşarak mendil satan yaşlı teyze. kendisi dilsizdir ama vücud dili epeyce gelişkindir. mendil satarak kazandığı paralarla bira almasıyla meşhurdur.

    çok eskiden iyi bir şarkıcı olduğu ama aşık olduğu bir adam yüzünden bedbaht olarak bu hallere düştüğü söylenir. kızıyla beraber parmakkapı-cihangir çevresinde oturduğu söylenir.

    eskiden yaz-kış dolanırdı ama bu kış pek görünmedi. sanırım artık kolay hastalanıyor.

    bu sene sezonu açtı, geçen hafta bir arz-ı endam etti sokaklarda.
  • şöyle olmanın bir kursu, bi bişiysi varsa nolur bana bulun. olmak gerekiyor mu bilmiyorum, ama olmayışımın eleştirisi çok var. uysal olmaya çalışmak bile başlı başına uysal olmayana ters ama bir de böyle deneyelim bakalım, cidden sıkıldım artık. the secretlara filan mı karışıcam acaba? bahsedin bana biraz nasıl olunuyor. ağlamak lazım mı, böyle hisli mi olmalıyız? kaç kere ağlıcaz günde, kısık sesle, kirpiklerimizi kırpıştırıp mı konuşuyoruz? ay hiçbir şey bilmiyorum, heyecan yaptım:(
  • son iki gun icinde annem aradı, bagırdı cagırdı, kapadı. sonra annanem aynısını yaptı. simdi de en iyi dostum.
    bagırın bana. kırın beni. ses etmem.
    ben insan degilim zaten.
  • "yumuşak başlı ve uyumlu insanlar ise ütü yapma, çocuklarla oynama, bulaşık yıkama gibi işlerle daha fazla meşgul oluyor ve bunu muhtemelen başkalarını mutlu etme güdüsüyle yapıyor, evde sorun çıkmasındansa iş yapmayı tercih ediyorlardı. daha şaşırtıcı olanı ise arabada ya da banyo yaparken daha fazla şarkı söylemeleriydi."

    kişiliğimizi açığa vuran gündelik davranışlar
    (bkz: yumuşak başlılık)
  • biz daha büyüyemeden çocukluğumuzda şok ölümle değil de eriştikten sonra hızlı veya erken ölen* anababalarımız kolay uyuyan, yatağına (mezar) hızlı giren uysal çocuklara benzer. can çekişen*, uzun hastalıklarla cebelleşen* anababalarımız ise uyku zorluğu çeken, büyütmesi ve yönetmesi zor çocuklarımız sayılır. her ikisi de bizden, bizim. hatta belki bizim çocukluğumuz ile onların ölüm biçimleri benzeşebilir. her şekilde olumluya, uyar yoluna yorumlamak gerekir. çok erken ana/baba kayıpları ise, o kardeşlerimize bir erken başlangıç koşulu, el dağılımı oluyor. arayışları, denge bulmaları ona göre olacak. bazı izler, eserler, acılar taşıyacaklar ve acıyı bal eyleme görevleri olacak. muhtemelen.

    [toplumsal yaşamlarında baudelaire'in tuhaf, stendhal'in gösterişsiz, flaubert'in ise iyi, uysal biri olmasının yanı sıra yapıtlarının bir dehanın yapıtları olduğunu görememiştir sainte-beuve, proust'a göre.] mehmet rifat - marcel proust ya da bir roman yaratmak

    (ilk giri tarihi: 9.11.2016)

    (bkz: uysallık/@ibisile)
    (bkz: uyaroğlu), uyumlu
    (bkz: yumuşak başlı)
    (bkz: yapal)
    (bkz: merim)
    (bkz: eslek)
    (bkz: yakımsak)
    (bkz: laftan almak)