şükela:  tümü | bugün
  • yeşiller partisi'nin nükleer ihalenin sonuçlanacağı 24 eylül'e kadar sürekli eylem kampanyasına verdiği isimdir. merkezi yeşil ev olan bir dizi etkinlik ile ihaleye karşı konulmaya çalışılacaktır. uyumuyoruz kampanyası 3 eylül günü yapılan basın açıklaması ile başlamıştır. yeşil ev'deki etkinlikler aynı zamanda www.uyumuyoruz.org adresinden de izlenebilecektir.
  • 24 eylül'e kadar uyumuyoruz! nükleer ihaleyi durdurun
    istanbul, 3 eylül 2008 - yeşiller partisi 24 eylül'de sonuçlanacak nükleer santral ihalesine karşı uyumuyor! bugün başlatılan kampanyayla 21 gün boyunca nükleer ihaleyi durdurmak için sürekli eylem yapılacak. bugün yeşil ev'de yapılan kampanya açılışında yeşiller partisi eş sözcüsü ümit şahin ile myk üyeleri ve kampanya yürütücüleri yasemin göksu ve musin kemal şimşek aşağıdaki açıklamyı okudular: "enerji bakanı hilmi güler, nükleer santral ihalesini 24 eylül günü sonlandırmaya kararlı olduklarını açıkladı. başbakan erdoğan da hükümetin nükleer santraldan geri adım atmayacağını söylüyor. demek ki akp hükümetinin türkiye’yi nükleer enerji bataklığına sürüklemesine bugün itibariyle tam 3 hafta kalmış bulunuyor. ihale sonuçlanırsa, türkiye 3 hafta sonra sonu hiç de iyi bitmeyecek bu kirli nükleer maceraya biraz daha sürüklenmiş olacak. biz, türkiye’nin sürüklendiği bu büyük nükleer tehdide cevabımızı sürekli eyleme geçerek veriyoruz." türkiye’yi nükleer karanlığa sürükleyen akp hükümeti ve gözlerini bürüyen kar hırsıyla ihale kapısında bekleyen şirketler, meydanın boş olmadığını zaten biliyorlar. sadece yeşiller değil, bütün nükleer karşıtları, türkiye’nin bu tehlikeli yoldan geri dönmesi amacıyla kamuoyunu ve hükümeti uyarmak için 24 eylül’e kadar seslerini giderek daha fazla yükseltecekler.
    biz de türkiye’nin bundan önce defalarca nükleer maceraya sürüklenmesini önlemiş nükleer karşıtı hareketin bir parçası olan yeşiller olarak, nükleerci hükümete ve nükleerci şirketlere cevabımızı uyumayarak, uyumadığımızı, nükleere karşı sürekli eylemde olduğumuzu göstererek veriyoruz.
    nükleer ihalenin sonuçlanması planlanan 24 eylül tarihine kadar sürdüreceğimiz uyumuyoruz – nükleer ihaleyi durdurun! kampanyamızda
    - kampanya merkezi olan istanbul yeşil ev 24 saat açık olacak, uyumayacağız ve nükleere karşı sürekli eylem nöbeti tutacağız.
    - nükleer santrala karşı mücadelemize destek vermek isteyen herkesi, soracak sorusu, yazacak sloganı, söyleyecek sözü olan herkesi yeşil ev’de ağırlayacağız. bu kapsamda aydınlar, sanatçılar, bilim insanları yeşil ev’i ziyaret edecek. nükleer enerjinin tehlikeleriyle ilgili bilgi almak isteyen herkesi de yeşil ev’e bekliyoruz.
    - burada sürekli sohbet toplantıları, paneller, nükleere karşı eğitim programları, film gösterimleri yapacağız. sokak standları açacağız, nükleere karşı halkı bilgilendireceğiz, basın açıklamaları yapacağız.
    - uyumuyoruz etkinliğimizi 24 saat canlı olarak internetten yayınlayacağız. nükleer ihaleyi durdurmak için sürekli eylemde olanları, yapılan toplantıları, eylem yerine yapılan ziyaretleri ve nöbetimizi www.uyumuyoruz.org adresinden canlı olarak izleyebileceksiniz.
    - eylem ve etkinliklerimiz sadece yeşil ev’de değil, istanbul’un ve türkiye’nin çeşitli yerlerinde de sürecek. hükümetin nükleer ihaleyi durdurması talebiyle yapılacak olan kitlesel gösterilere de katılacağız.
    şimdiden haber verelim: 20 eylül’de sokaktayız!

    neden nükleer santrallara karşiyiz?

    daha önce defalarca açıkladık. ancak kendini çevreci sanan başbakan erdoğan’a, nükleer enerjiyi küresel ısınmaya karşı çevreci bir enerji üretim biçimiymiş gibi ilan eden enerji bakanı güler’e ve nükleer lobilerin yalanlarına karşı sürekli tekrarlamakta fayda görüyoruz:

    nükleer enerji pahalidir
    nükleer enerji, yenilenebilir enerji türlerinin hepsinden daha pahalıdır.
    1 kilovatsaat elektrik üretmenin maliyeti (sosyal maliyetler hariç):
    nükleer santralde 7,9 sent
    hidroelektrik santralde 5,5 sent
    rüzgar gülünde 5 senttir.
    nükleer kaza sonucu meydana gelen maddi manevi hasar o kadar büyüktür ki, nükleer santralleri sigortalayacak şirket bulmak mümkün değildir.
    finlandiya’nın 2,5 milyar avroya 2009 da bitirilmesi planlanmış en yeni teknolojiye sahip nükleer santrali güvenlik sorunları nedeniyle şimdiden 2 yıl gecikmiş, ilk yatırım maliyeti de 4,5 milyar avronun üzerine çıkmıştır.

    nükleer rönesans bir yalandir!
    1974’te atom enerjisi ajansı 2000 yılına gelindiğinde 4500 gw kurulu nükleer güç tahmin ediyordu, günümüzde bu kapasite sadece 371 gw’ta kalmıştır.
    uluslararası enerji ajansı ise, elektrik enerjisi üretiminde nükleerin %15 olan bugünkü payının 2030’da %9’a gerileyeceğini; buna karşılık hidroelektrik hariç yenilenebilir enerjinin bugün %2 olan payının %7’ye çıkacağını tahmin ediyor.
    avrupa ülkeleri nükleer santralleri kapatıyor!

    oysa abd, fransa ve finlandiya da yapımı süren reaktör sayısı sadece 3!
    isveç, almanya, ispanya ve belçika nükleer santrallerini teker teker kapatmaya başladı!
    avusturya yapımı bitmiş santrali hiç açmadı!
    norveç hiç santral açmadı! italya 4 reaktörünü de çernobil’den sonra kapattı!
    oysa avrupa’da, 2006 yılında eklenen rüzgâr kurulu gücü 7700 mw’tır.
    nükleer rönesans diye bir şey yok, iş sahasını kaybeden nükleerci şirketlerin türkiye gibi ülkeleri nükleer bataklığa çekmek için söyledikleri sistematik yalanlar var.

    nükleer küresel isinmanin çaresi değildir
    nükleer santrallarda elektrik üretimi başta uranyum madenciliği ve yakıt zenginleştirme olmak üzere karbondioksit salımına neden olur.
    1 kws elektrik üretmek için salınan (co2):
    nükleer santralde 31 ile 130 gram
    hidroelektrik santralde 40 gram
    güneş panelinde 27 gram
    rüzgargülünde ise sadece 23 gramdır.
    nükleer santrallar kurularak elde edilecek karbondioksit salım indirimini uzmanlar hesaplamışlardır (kaynak oxford research group’un araştırması). bu yolla bütün dünyada salınan toplam karbondioksiti 2050’ye kadar %25 azaltabilmek için 40 yılda 1000’e yakın yeni nükleer reaktör yapmak gerekir. bu teknik olararak da, parasal olarak da, uranyum madeninin azalması nedeniyle de olanaksızdır. çünkü son 50 yılda sadece 450 civarında nükleer reaktör yapılabilmiştir, standart bir nükleer reaktör 5-6 milyar dolara mal olmaktadır ve uranyum kaynakları tükenmekte, fiyatı tıpkı petrol gibi büyük hızla artmaktadır. nükleer enerjiyi küresel ısınmaya çare gibi göstermek bir büyük aldatmacadır.
    küresel ısınmanın tek çaresi petrol, kömür ve doğal gaz kullanımını sınırlamak, böylece sera gazı salımını azaltmak, enerji tasarrufu yapmak, enerjiyi verimli kullanmak ve tamamıyla rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle gibi sera gazı salımına neden olmayan yenilenebilir ve temiz kaynaklara yönelmektir.

    her an yeni bir çernobil olabilir
    teknolojide ve denetimde en gelişmiş olan ülkelerde bile sık sık nükleer kazalar, sızıntılar meydana geliyor.
    sadece son bir yıl içinde japonya, slovenya ve fransa’da ciddi nükleer kazaların eşiğinden dönüldü, radyasyon sızıntıları oldu. üstelik türkiye bir deprem ülkesidir.
    nükleer santrallerde en sık kullanılan tip olan hafif su reaktöründe yaşanabilecek herhangi bir kaza, çernobil’de açığa çıkanın çok üzerinde, bir atom bombasının ise 1000 kat üzerinde radyoaktif madde açığa çıkaracak potansiyele sahiptir.

    radyoaktif atiklarin çözümü yoktur
    santrallerde tüketilen yakıt çubukları yüzlerce yıl, atığın türüne göre 240 bin yıla kadar radyoaktif kalmaya devam eder.
    bu çubukların kalıcı olarak depolanacağı bir yer bugüne kadar bulunamamıştır.

    nükleer enerji istihdam yaratmaz
    nükleer gözden düşmüş eski bir teknolojidir ve ekonominin diğer alanlarına katkısı çok azdır. nükleer santrallerin istihdama katkısı yenilenebilir enerjiye kıyasla çok düşüktür. bir reaktörde 200–300 kişi çalışırken almanya’da 10–15 yıllık geçmişi olan rüzgar, güneş, jeotermal endüstrisi 300 bin civarında kişiye istihdam sağlamıştır.

    sonuç olarak...

    yeşiller partisi olarak 24 eylül’e kadar uyumadiğimizi ve nükleer ihalenin iptalini beklediğimizi kamuoyuna duyuruyoruz!

    çünkü nükleer karşıtları uyumuyor...
    çünkü nükleer karşıtları susmayacak...
    çünkü nükleer santralların mersin akkuyu’ya, sinop’a, ya da nereye isteniyor olursa olsun kurulmasına izin vermeyeceğiz.

    nükleer ihale ertelenmesin, derhal iptal edilsin.

    nüklersiz türkiye, nükleersiz dünya!
  • soylesi
    nukleer enerji teknik bir zorunluluk degil,
    ayrica, sakincalari cok, siyasi bir tercihtir!

    prof. dr. tolga yarman
    (nükleer mühendis, t.c. okan universitesi öretim üyesi)

    uyumuyoruz! etkinligi
    8 eylül pazartesi 19:30
    istanbul yesil ev
    istiklal cad. balo sok. no:21 kat:1 beyoglu - istanbul
  • http://www.uyumuyoruz.org/ adresinden eylemlerini canlı olarak izleyebileceğimiz direniş; lakin henüz bana kısmet olmadı.
  • istanbul, 7 eylul 2008 - yesiller partisi," 24 eylul'e kadar uyumuyoruz - nukleer ihaleyi durdurun" kampanyasi cercevesinde bugun 13:00'de galatasaray meydaninda bir basin aciklamasi yaparak hukumeti nukleer ihaleyi durdurmaya, sirketleri ihaleden cekilmeye, halki da harekete gecmeye cagirdi. yesiller basin aciklamasinina ardindan bildiri dagitti.
    yesiller partisi es sozcusu umit sahin tarafindan okunan basin aciklamasi soyle:

    uyumuyoruz!

    nukleer ihaleyi durdurun!

    nukleer ihaleden cekilin!

    nukleer ihaleye karsi harekete gecin!

    nükleer santral ihalesinin son günü olan 24 eylül'e sadece 17 gün kaldi.

    nükleere karsi yaptigimiz basin aciklamalarinin, eylem ve etkinliklerin siklastiginin farkindasiniz. cünkü "nükleersiz türkiye, nükleersiz dünya" sloganiyla baslattigimiz, 24 eylül'e kadar uyumadan sürekli eylem kararimizi uygulamaya devam ediyoruz. ne yazik ki size cok farkli bir sey söylemeyecegiz.

    cünkü nükleer ihale süreci akp hükümeti tarafindan bütün tepkilere ragmen sürdürülüyor. cünkü biz de mersin-akkuyu ve sinop halki gibi nükleer santral istemiyoruz. nükleer santrallarin en tehlikeli, en pahali, en kirletici, atik sorunu cözülemeyecek, barisci olmayan, iddia edildigi gibi iklim degisikliginin cözümü de olmayan, türkiye'yi krizlere sürükleyecek bir siyasi tercih oldugunu gerekirse her gün tekrarlayacagiz.

    bugün özellikle vurgulamak istedigimiz bir nokta var: nükleer santral ihalesine girmek amaciyla sartname alan sirket sayisi 12'ye ulasti. biz burada, nükleer ihaleye girmeye niyetlenen yerli ve uluslararasi sirketlerin, türkiye'de nükleer santral yatirimi yapmanin belali bir tercih oldugunu fark etmesini istiyoruz.

    nükleer santral kirli bir yatirimdir. sadece cevre acisindan degil, rüsvet ve yolsuzluklarla dolu oldugu icin de kirli bir yatirimdir. cok büyük kamu kaynaklari sadece bir-iki sirketin yüksek karlari icin havaya savruldugu icin de kirli bir yatirimdir. halkin istemedigi, cernobil'den baska hicbir sey hatirlatmayan, sigorta sirketlerinin sigortalamaya bile yanasmadigi kadar riskli, dünyada vadesi dolmus, sayisi giderek azalan nükleer santrallardan birini türkiye'ye yapmaya kalkismak belali bir istir.

    bu nedenle nükleer santral ihalesine girmeye niyetlenen bütün sirketleri uyariyoruz:

    nükleer ihaleye girmeye hazirlanan kanada atom enerjisi sirketi aecl'yi, japon sirketi itochu'yu, fransiz sirketi vinci'yi, fransa-belcika ortakligi suez tractebel'i, rus sirketi atostroyexport'u, güney koreli kepco ile türkiyeli ortagi enka'yi, cin nükleer enerji bilesenleri sirketiyle türkiyeli ortagi park holding'i, hollanda'dan unit investment n.v.'yi, almanya'dan rwe'yi, türkiye'den ihaleye giren sabanci holding'i, alsim-alarko'yu ve hattat holding'i bu belali ihaleye girmemeleri icin uyariyor ve ihaleden cekilmeye cagiriyoruz.

    kendilerine avrupa'da ve dünyanin cesitli yerlerinde bir cok sirketin ürettigi ürünlerin nükleer yatirimlar yaptiklari icin yillardir boykot edildigini de hatirlatmak istiyoruz.

    hükümete tekrar sesleniyoruz: türkiye'yi bu belali maceraya sürüklemeyin ve nükleer ihaleyi 24 eylül'ü beklemeden iptal edin.

    sirketlere tekrar sesleniyoruz: nükleer ihale belasina bulasmayin, ihaleden cekilin.

    en önemlisi de halkimiza sesleniyoruz: cernobil'den baska bir anlami olmayan nükleer sanrallarin türkiye'ye de girmesini engellemek bizim elimizde. hep birlikte nükleere karsi olmak, kendi cevremizdeki insanlari nükleerin tehlikelerine karsi bilinclendirmek, türkiye'nin bu belali maceraya sürüklenmesini engellemek bizim elimizde. bunu basarabiliriz. daha önce akkuyu nükleer santralini nasil durdurduysak, akkuyu projesini 2000 yilinda nasil iptal ettirdiysek, yine basarabiliriz.

    sadece 17 günümüz kaldi.

    herkesi harekete gecmeye, sokaga ve eyleme davet ediyoruz.

    nükleer santrala, mersin-akkuyu' da da, sinop'ta da izin vermeyegiz.

    nükleer karsitlarinin eylemleri artarak sürecek.

    uyumuyoruz!

    nükleersiz türkiye, nükleersiz dünya!

    ümit sahin

    yesiller partisi es sözcüsü

    ****************************************************************************

    http://arsiv.sabah.com.tr/…31aa5d11c5ee08de72d.html

    ****************************************************************************

    http://www.milliyet.com.tr/…t uyanik kalacak&ver=02