şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: amatem)
  • dünya üzerindeki uyarıcı ve uyuşturucu maddelerin hepsi mental tatmin odaklı çalışır. bir maddeyi ilk kez kullandığınızda sizi fiziksel olarak etkilese bile asıl etkisi ve daha sonra aklınızda kalacak, sizi ona çekecek olan şey beyninize yaptığı etkidir. bu etki mevzubahis maddeler olmadan gerçekleşmesi imkansız veya çok güç ya da oldukça alt sınırdan gerçekleşebilecek bir etkidir. dolayısıyla sağladığınız bu tatmini tekrar etme ihtiyacı farkında olmasanız bile bilinçaltınıza yerleşecektir. çünkü siz, normal koşullarda olmaması gereken durumların olmasını madde ile sağlamışsınızdır. yanısıra bir de şunu fark edeceksiniz; ''bir şey olmadı.'' işte bu ''bir şey olmadı'' bağımlılığa atılan ilk ve en önemli adımdır. zira bu sizi bilinçaltınızın da tetiklemesi ile bir sonraki kullanıma götürecektir. yoğun tatmin ve hazla geçen belli bir süreden sonra beyniniz birtakım fonksiyonları o maddelere özgüleyecektir. bu aşamada psikolojik sürecin yanında fizyolojik süreç de devreye girecektir. artık uyuşturucu bir eğlence aracı veya bir deneyim olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelecektir. işbu süreç maddeden maddeye küçük değişiklikler gösterse de basit şekilde genel işleyişi bu yöndedir.
  • uyuşturucu bağımlığının ve psikolojik etkileri ile hoş bir video bağımlılığın kimyası by scishow
  • dünya genelinde 1990 yılında 46,5 milyon insan madde bağımlısı iken, 2016 yılında bu sayı 63,7 milyona yükselmiştir. 1990 yılında dünya nüfusu 5 milyar 288 milyon iken 2016 yılında dünya nüfusu 7 milyar 444 milyon olmuştur. dünya nüfusuna oranladığımız zaman 1990’da madde bağımlısı oranı 0,0088 iken 2016’da bu oran 0,0085’e gerilemiştir. sayısal olarak artış gösteren madde bağımlılığı oransal olarak düşüş göstermektedir.

    türkiye’de ise 1990 yılında yaklaşık 381.200 kişi madde kullanım bozukluğuna sahipken, 2016 yılında bu sayı 664.906 kişiye yükselmiştir. nüfusa oranladığımız zaman ise; 1990 yılında 0,0070 olan oran, 2016 yılında 0,0082’ye kadar yükselmiştir.

    detay: türkiye ve dünyada uyuşturucu kullanımı
  • eve baskın yapılması sonucunu doğuran hadise, oluş, hal.

    nice yiğitler bu yolda can vermiştir.
  • depresif ülke

    sadece yoksulluk yaygınlaşmıyor, son 15-20 yıllık süreçte ülkenin sosyal dokusunda da ciddi tahribat oluştu. uzmanlar bunun bireylere yansımasının kaçınılmaz olduğunun altını çiziyor. uyuşturucunun yanında antidepresan kullanımının artması da işte bu gelişmenin bir sonucu. verilere göre türkiye'de 2011-2016 arasında antidepresan kullanımındaki artış yüzde 25,6.

    2003 yılında 14 milyon 238 bin kutu antidepresan satılırken, 2012 yılında 37 milyon 351 bin kutu, 2016 yılının ilk 9 ayında ise 33 milyon 638 bin kutu antidepresan tüketilmiş.

    türkiye'de madde bağımlılığı bu yıllar arasında 17 kat arttı. buna eşlik eden rakamlar da ilginç. 2002-2016 yılları arasında fuhuş yüzde 790, cinayet yüzde 261, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678, cinsel taciz yüzde 449, kadına şiddet yüzde 1400 arttı.

    uzmanlara göre düşük eğitim seviyesi, işsizlik, borçlanma, göç, fuhuş ve şiddet uyuşturucu madde kullanımını tetikleyen faktörler arasında. tedavi gören hastaların yüzde 60’ını aşan kısmını işsiz veya düzenli bir işi olmayanlar oluşturuyor. yüzde 70’inden fazlası ise ilk ve ortaöğretim mezunu.

    nüfus artışı ve göç de sorunu besleyen faktörler. yatarak tedavi gören hastaların ikamet ettikleri iller incelendiğinde en yüksek vaka sayısının sürekli göç alan ve nüfus yoğunluğunun olduğu iller. (istanbul, adana, mersin, antalya, konya, ankara, gaziantep, şanlıurfa, izmir, bursa, hatay.)

    muhafazakâr bölgeler bağışık değil

    türkiye uyuşturucu üretim ve tüketim bölgeleri arasında bir köprü. dolayısıyla pazardaki payı daha çok “ticaret” üzerindendi. fakat son 15 yılda köprüde konaklama süresinin uzadığı, türkiye’nin de ciddi bir pazar haline geldiği görülüyor. bu hem afganistan kaynaklı afyon ve türevleri, hem de avrupa kaynaklı psikotrop maddeler ve bunların üretiminde kullanılan kimyasal maddeleri için geçerli.

    pazar genişledikçe çeşitlilik de artıyor. bonzai tüketimi azaldığı bölgelerde metamfetamin tüketimi artıyor. hint kenevirinin laboratuvar ortamında başka uyuşturucularla hibritlenmesi sonucu geliştirilen “skunk” bunlardan biri. esrardan 20 kat daha tehlikeli. en yaygın olduğu illerden biri trabzon. eroin, küçükçekmece, sefaköy, yenibosna, pendik ve tuzla’da yaygın. metamfetamin ve esrar her ilçeye girmiş durumda. kokain genellikle daha yüksek gelirli bağımlıların tercihi. bu açıdan istanbul’da en sorunlu yerleşim bölgesinin esenyurt olduğu belirtiliyor.

    bonzainin yerini alan metamfetaminin iran sınırından ülkeye girdiği söyleniyor. istanbul, bursa ve kars hedef pazarı.

    uyuşturucu ile mücadele soylu’nun dediği gibi kol bacak kırarak olacak bir iş değil. bu sorunun temelinde ülkenin ekonomik ve toplumsal koşulları yatıyor. iktidarın bu koşulları değiştirmeye niyeti olmadığı gibi, bu koşulları yaratan ana aktörlerden biri olduğu son 15 yıllık serüvenden görülebilir.

    çözüm nerede?

    aslında uyuşturucuyla gerçekten mücadele etmek isteyenlerin rehalife bağımlılık rehabilitasyon merkezi'nden psikiyatri uzmanı dr. cem taylan erden’in sözlerine kulak vermesinde yarar var. erden uyuşturucu ve kapitalizm ilişkisinin altını “endüstrileşme ve vahşi kapitalizmin ihtiyaçlarına uygun bir işçi sınıfı ve işsizler ordusu yaratmanın en ekonomik yollarından biri uyuşturucu maddeleri yaygınlaştırmaktır” sözleriyle çiziyor.

    "modern hayata çarpık biçimde göç ettirilen insanoğlunun çarpık biçimde yeniden kurduğu toplumsal ilişkilerin yetersizliğinin ve insanoğlunun bu durum karşısındaki donanımsızlığının acısına ilacı olarak sunulan bir seçenektir" diyor erden uyuşturucu maddeler için. çünkü mevcut koşullar insanı bağımlılıktan koruyan değil, bağımlılığa zemin hazırlayan durumda. erden kapitalizmin insanı bu durumda yaşamak durumda bıraktığını belirtiyor ve onu sağlıklı bir yaşam güvencesinden, açlıktan, işsizlikten, eğitimsizlikten koruyacak adımları atmak yerine bu bataklık içerisinde isyan etmeden yaşamasını sağlayacak bir çözüm sunduğunu belirtiyor. uyuşturucular...

    erden’e göre insanlar modern hayatın eziciliği altında yalnızlaştıkça, paylaşımları azaldıkça, güven duygularını yitirdikçe, birbirleriyle ve toplumla sağlıklı bağlar kuramayıp örgütsüzleştikçe bu gibi maddelere sığınır hale geliyorlar. yatkınlığı olan kişilerde bu sığınma halinin kalıcılaşacağını ifade eden erden çözüm için de bu yalnızlık halinden kurtulmak için örgütlülüğü işaret ediyor: bağımlılığın ilacı bağlılıktır, yani örgütlülük. aile, sendika, dernek, parti bir örgüttür. bu sorunu aşmak için daha fazla örgütlülüğe ihtiyacımız var.

    (bkz: http://haber.sol.org.tr/…katlandi-peki-neden-249354)

    (bkz: şampiyon olmasak da)
  • kötü bir şeydir. siz aslında kendinizi o maddeye bağımlı olduğunuzu düşünmezsiniz ama aslında bağımlısınızdır. bu bağımlılığı en çok tetikleyen şey ise alkoldür.