şükela:  tümü | bugün
  • başlık karakter sınırını takıldı, "uyuyan sevgilinin parmağını kullanarak telefonunun parmak izi okumalı tuş kilidini açmak".

    sevgilinin özelini karıştırmak için en savunmasız anını kullanmaktır.

    bizzat başıma gelmiş bir olaydır.

    ama olayı hatırlamıyorum. uykudan uyandırılıp; " sen o kıza niye öyle yazdın, niye böyle dedin, şu kız kim, bu kızı nirden tanıyon?" gibi sorulara maruz kaldım. tek açıklaması ben uyurken sevgilimin parmak izimi kullanmış olması. bu teknolojiyi geliştirirken insan bu gibi durumları düşünüp, uyurken parmak izinin çalışmamasını falan sağlar ama değil mi? ya da en azından burun izi falan yapsalar kesin uyanırım. ama parmak olunca ve uykunda derin olunca savunmasız kalıyorsun. eyyyy apple, sen kimsin yaa?

    şakası bir tarafa desteğe ihtiyacım var ey yazar arkadaşlar. bu olay tek benim mi başıma geldi? başkasının başına gelmedi mi? ne gibi önlemler alıyorsunuz, hele bir el atın, yardım edin, bir fikir verin.. parmağımı kullanmışsın bile diyemiyorum lakin uyuyorum ve hiç bir şey hatırlamıyorum. bende sanıyorum ki uyurken elimi tutuyor sevdiceğim. meğer kötü emellerine alet ediyormuş elimi...
  • çok basit yolu var. her şeyin ile açık olacaksın arkadaşım.
    gizli işler çevirmeyeceksin ya da sinsirellalarla sevdicek olmayacaksın.
  • ben penisimin kafasına tanımladım, her şeyin bir bedeli olmalı.
  • her şeyinle açık olsan bile gizlice bakılınca hiç anlamı olmayan ufak tefek şeyler bile sevgilinin zihninde anlam kazanabileceğinden dolayı hala tehlikeli olan durumdur. ayrıca sinsirella sensin, gizli işlerde sana girsin.
  • yüz tanıma sistemine vesikalık fotoğrafınızın gösterilmesi ile de gerçekleştirilebilecek olay. buna "güvenlik tiyatrosu"* diyorlar. isminin hakkını veriyor gerçekten de. basit her zaman iyidir. çok zorlamadıkça da bir bilgiyi çıkarmayabileceğiniz tek yer var: kafa

    eskiden apg ile telafuz edilebilir şifreler üretiyordum. sonra gördüm ki, mnemonic sadece bana işlemiyor. şifrelerim evet entropi açısından bruteforce yemiyordu ama insanlar da benim gibi söyleyebiliyordu şifremi. tek seferde akılda kalması çok olasıydı. doğal olarak bundan da vazgeçtim. ama çok seviyordum. 24 karakterdi.

    sonra mozilla'nın bir dokümanını okudum. diyordu ki, "bildiğiniz bir data ile başlayın. sonra etrafına desenler serpiştirin.". ama bunun da hem yazarken takibi zor, hem de insan beyni desen öğrenmek için fazla iyi. yine öğreniyorlardı.

    artık telafuz edilemez ve akılda zor kalan şifreler kullanıyorum. bunun da güzel iki yolu var.
    ya üreteç kullanacaksınız, ki bu zayıflık. üreteç parmaktan çok daha kolay ele geçer ve ruhunuz duymaz.
    ya şifreniz kurala bağlı değişecek. seed değerlerini ve kuralı bilirseniz üretebileceksiniz. (şu an böyle, fuck yeah, enigma style.)
    ya da password card kullanacaksınız. çünkü renkler daha kolay akılda kalır. (buna geçmeyi düşünüyorum.)

    tabii bunlar sevgilinizden bir şey saklamak için kullanılacak yöntemler değil.
    en iyisi saklamamak. çünkü sevgilisini kandıran temelde kendini kandırıyordur.
    (bkz: şifre güvenliğinde ilişki dersi vermek)
  • apple ın yapabileceği çok bir şey yok. bizim adam akıllı ilişkiler kurabilmeyi öğrenip telefon karıştırma olgusunu ortadan kaldırmamız lazım.
  • (bkz: eyitim şart)