şükela:  tümü | bugün soru sor
  • her daim özlenilen, bir dakika sarilmak, kokusunu icine cekmek icin dünyalari verebilecegin, sokaklarda yalniz gezerken hep yaninda hissettigin, gezdigin yerleri birer birer anlattigin, anlatacak onca sey varken telefonda susup sadece nefes alip verisini dinledigin, ayrilirken hic bir öpücügün son öpücük olmamasini istedigin, göz yasini silemeyen, özlediginde yaninda olamayan, fotograflarin ve anilarin hasretini dindiremedigi sevgili..
  • bir duvar ötemde olmanla; dağlarca, şehirlerce, yollarca ötemde olman arasında fark yok, bil. tenim ve tinim senden ırayınca aranır oluyorsa, bu susuzluğa hangi yakınlık derman olur ki 'dokunuş'tan gayrı?

    miladım. canımın canı, cananım. senden uzakta olmak düşüncesi değil, düşüncemde senden uzak olmaktır asıl mesele. ve gözün gördüğü en uzak şu yıldızlar ve güneş tanığımdır ki yaşadığım en ufak zaman dilimine bile seni de katıyorum. sanki yanımdaymışsın gibi, birlikte yapıyormuşuz, işin bir ucundan sen, bir ucundan ben tutuyormuşuz gibi. her gece sana uyuyor, sabahları sana uyanıyorum. kızma ama, rüyalara hükmedemiyorum. bazen özlemin bastırılmaz oluyor uyandığımda: rüyamı ya hatırlamıyorum ya da hatırladığım kadarıyla seni görmemiş oluyorum.

    uzakta olduğunu bilmenin güzel bir yanı da var. dünyamı değiştirdiğin gibi, dünya'yı da değiştiriyorsun. yalnızca soluk alıp versen bile. ama fazlasını yapıyorsun. yaşamak yalnızca soluktan ibaret değil ya; yaşıyorsun. konuşarak, susarak, gülerek, ağlayarak, görerek, bilerek ya da bilmeyerek... değiştiriyorsun. dokun bana, değiştir beni. unuttur bana beni. bir bizi unutturma. bir beni sensiz kılma. beni onsuz kılma rabbim. uzaklığa tahammülüm son bulacağına dair beslediğim ümittendir: beni ümitsiz koma... dön.
  • uzaktaki sevgilinin bir hayırlısı bi de hayırsızı vardır bir de. hayırlı olanının çok güzel yanına gidilir. böyle özlenilir çok ve de özlem boşa çıkmaz da hemen kollarına koşulur. sizi pek bir mutlu eder; öpüp sever kucaklar. hayırsızından da kaçınılmaz bir şekilde eski sevgili olur sonunda. hayırlısından mükemmel eş çıkabilir; çünkü bunların hayırlısı sizi yanında olsanız bile özleyendir, bir krizantemdir, bir yavru pandadır, ne bileyim böyle bol mantarlı bir calzonedir, sarımsaklı sızma zeytinyağıdır, baileysli dondurmadır, dudak ucundaki gülümsemedir, ergonomik uyunuşlu legosal uyum kişisidir.

    hayırsızı da soğuk ve sertleşmiş ançüezli pizzadır, çürük böğürtlendir, karpuz çekirdeği, tersyüz çocuk ahlaklı çekilmez bir sinsi tilki, sabahın köründe içinizi burkabilecek kapasiteye sahip bet sesli hatıraların albino kargasıdır; yürekteki kağıt kesiği ve öküzottidir. hayırsızını şutlayıp veyahut hayırsız tarafından şutlanınca, bir ay süreyle rakıları, votkaları şerbet eyleyip, dostlara kendimiz için "seni sevmeyen ölsünnnn! ölsünnn!" dedirtmek başarılı bir travma ertesi aktivitesi olabilir...
  • uzaktayken düşüncelerinin değişmesinden korkulur. bu güvenmekten farklı bir durumdur. kaybetme korkusunun kamçısıyla insan özlemek adı altında hep sesini duymak, sevildiğini ve kurulan hayalleri tekrar ettirmek ister. uzaktaki sevgili insanı psikopatlaştırabilir.
  • sen yanımda değilken güzel bir kadın değilim,seninle terlemeyince güzel kokmuyorum, çizgili ellerim sana dokunmayınca daha yaşlı.özlem korkutuyor diyebilecek kadar uzakta olan sevgilidir
  • surekli midenize iskence etse bile yemekten vazgecemediginiz sus biberi gibidir. yenmedikce ozlenir, yedikce iskence cekilir.
  • beklenecek ve kavusulacak sevgilidir. beraber yasanilacak seylerin ozlemden dolayi cok daha guzel ve icten yasanacagi sevgilidir. kim ne derse desin, en cok sevilen ve bayma durumlarinin imkansiz oldugu sevgilidir.
  • çok güzel uykusuzluk olur bundan. reçetesi şudur: bir adet burnunuzda sızlayan ama yanınızda olmayan ten kokusu, bir kaç tane mektup, beraberce okunan, yazılan, çizilen bi şeyler -yani allah ne verdiyse diyip evde bulunabilecek post romantik, dekonstrüksiyonist sevişgen tekst, pasaj hede hödö-, camda mevsimine göre çıtır çıtır yağmur veyahut kocaman, parlak ışıklı ay, varsa süslemek için gece meltemi, yine mevsimine göre aromayı arttırma amaçlı beyaz şarap, martini bianco ya da kahve konyak (elde bulunursa smirnoff ice'la da yapanları da duyulmuş; tadından yenmeyecek bir hal alıyormuş), bir kaç çakıl taşı, mezardan gelen boğuk sesle söylenen bir kaç şarkı, saç telleri, unutulmuş giyecekler, unutulmamış öpücükler, sesler, sözcükler... şöyle bir harman edersiniz hepsini; çok fazla karıştırmadan da yayvan ve de geniş bir zamanda sıcak sıcak servis... ohh mis gibi insomnia dersiniz. uzak kentleri, uzak evleri, uzak kişileri vesair de böyle usul usul seversiniz.
  • hayat bazen kişilere farklı sorumluluklar yükler. belki bir yüksek lisans hadisesi için, belki bir iş için, belki de askerlik görevi için kişiler belli bir süreliğine coğrafya değiştirebilir. işte tam bu sırada bazı sevdiklerimizde geride bırakmamız gerekir. bunlardan bir tanesi de sevgilidir. canımız, kalbimizin yarısıdır öyle ki aynı şehirde yaşarken bile özlem duyduğumuz zamanlar olabilmektedir. fakat bir zaman gelir yukarıda saymış olduğum sebeplerden ötürü mekan ve coğrafya değiştirilebilir. o zaman sevgilimizde birden uzaktaki sevgili olur. bu ayrılığın - ki tam olarak bir ayrılıktan bahsedemeyiz - çok küçük de olsa bazı yararları olabilir. her şeyden önce gerçekten onun bizim için ne kadar değerli olduğunu anlarız, ufak tartışmaların ve hataların belki de çok önemli olmadığını, karşımızdaki insanı bazen olduğu gibi kabul etmek gerektiğini görürüz. ancak en kötüsüde aşkımızı onsuz yaşarız, onu onsuz yaşamak güzel bir şey midir veya kişiye bir şeyler katar mı bilinmez. hayatımızda belki kimseyi özlememişizdir, öyle ki belki de adam gibi adam özlemeleri özlemişizdir. işte bu ayrılıklar bize onu ne kadar sevdiğimzi öğretir, değerini anlamamıza yardımcı olur, özlemeyi, kadir, kıymet bilmeyi gösterir. artık telefon ve şehirlerarası otobüsler vazgeçilmez parçası olur hayatın. uzaktaki sevgili gerçekten özel olan o kişiyse ne dağlar aşılmazdır artık, ne de mesafeler o kadar uzundur. aşk şarkıları eşliğinde yolculuklara çıkarsınız, içinizde onu görmenin verecek olduğu mutluluk, keyif ve heyecan ile kilometreleri aşarsınız. engin denizler kabarır içinizde, güneşi* görmek içindir herşey. hele bir de deliler gibi seviyorsanız, aşıksanız ne uzaklık kalır, ne de engeller. hiçbiri aşılması imkansız engel, güçlük ve mesafe değildir uzaktaki sevgili için. yeter ki onu görüp gözlerine bakabilelim, sarılabilelim. uçar gider tüm yorgunluklar, uzaklıklar. konuyla ilgili bir şarkı için ayrica (bkz: promise me)
  • eğer gerçekten sevgiliyse senelerce aynı çatı altında, aynı odada, aynı yatakta olup da bir türlü yakındaki sevgili olamayan sevgiliyi aratmaz o uzaktaki sevgili.

    onca mesafeye rağmen uzaktaki sevgili gerçekten sevgiliyse burnunu nasıl ısırdığını hissedersin her gözünü kapayışında.

    telefonda "kapıya çarpmıştım, kolum çizilmiş" diyince bir ürperti gelir enseden içeri, kalp atar bölye pıt pıt, uzaktaki sevgilinin çizik kola dokunmak isteğidir o. yeter ki uzaktaki sevgili, uzaklaşmış sevgili olmasın bir gün gelip de...uzaklıklar bir gün geçer de uzaklaşmanın ilacını bulamadılar hala.