şükela:  tümü | bugün
  • türk-iş genel başkanı ergün atalay'ın bakana söylediği ve mikrofonunun açık kalması ile duyulan cümledir.

    iktidarın düşük zam teklifi de böylece kabul edilmiş oldu. sendikalar hükumetin kulu kölesidir bir kere daha ortaya çıkmış oldu.

    video
  • işçi sınıfı kendisine ihanet edenleri tanımalı. nasıl da talimat veriyorlar birbirlerine işçileri keklemek için. nasıl kol kola girmişler krizi geniş kitlelere yıkmak için! konfederasyon başkanı değil ceo mübarek. sadece oğlunun sattığı ikinci el arabanın parasıyla 2 ömür yaşayabilecek insanlar var bu ülkede. ama sorsan o işçilerin temsilcisi... hadi oradan lan!

    patronların sadık hizmetkarları hepsi. ödülsüz de bırakılmıyorlar asla. düğünlerine bütün bakanlar otuz iki kısım tekmili birden katılıyor. artık bir ikbal yuvasına dönmüş sendikalarının yıllardır kene gibi yapıştıkları yönetim kurullarında en büyük gelir kalemi olan işçilerin aidatlarıyla semirerek yaşamlarını sürdürüyorlar. bu sendika profesyonellerinin servetlerini görseniz dudağınız uçuklar cidden. ama asıl sorun bu değil tabii. asıl sorun sendikaların sömürü düzeninin ayrılmaz bir parçası olması artık. sadece ideolojik olarak değil, dümdüz ekonomik olarak da. aşağılık bir amaca hizmet ediyorlar. 200.000 kamu işçisini sattı adam tek kalemde. delirmemek elde değil.

    ama bu devran döner elbet. işçiler bilinçlenirse bu düzeni sizin başınıza da yıkmasını bilir. bu ülkede komünistler var. işçi sınıfından gasp ettiğiniz her şey bir gün sökülüp alınacak elinizden. bunu sakın unutmayın.

    (bkz: sendika ağası/#84583226)

    (bkz: bu düzen değişecek)

    edit: okuyalım (bkz: açıklama) (bkz: türk-iş başkanına şaşırmak)

    edit 2: (bkz: işçiler bu sözleşmeyle neler kaybetti?)
  • sendika başkanına bak hele. bünyesinde bulundurduğu binlerce üyeden de hiç utanmıyorlar. yazıklar olsun.

    türkiye’de genel olarak toplu sözleşme görüşmeleri takvimi:
    1) sendika kabul edilebilir uygun teklif olarak beklentisini sunar. halka umut verir.
    2) hükümet üç kuruşluk zam teklifini açıklar.
    3) sendika başkanı bu teklif müzakere edilemez greve gideceğiz.
    4) hükümet 3 kuruşluk teklifi 3.5 kuruş olarak revize eder.
    5) hükümet aleyhinde açıklamalar yaparak teklifi reddeder.
    6) toplu görüşmelerin son gününde büyük bir kazanç sağladık reklamıyla 3.6 kuruşa sözleşme imzalanır.

    sonraki seçimde de sendika başkanı iktidar partisinden milletvekili adayı olur. ve olan işçiye, memura olur.

    --- spoiler ---
    türk-iş genel başkanı'nın mikrofonu açık kaldı : "uzasa işi karıştıracaktık, böyle kapattık iyi oldu"
    --- spoiler ---

    https://twitter.com/…tatus/1161335305091371014?s=21
  • kesinlikle üzerine düşülüp konuşulması gereken mevzu. karışacak olan ne? kim ne ile tehdit etti? arka odalarda kiminle neler konuşuldu da grev kararı 1 gece de değiştirildi ve 3 kuruşluk "brüt" maaş üzerine zammı kabul edildi?
    ülke tarihi öyle kritik eşiklerden geçiyor ki herkes tehdit ve baskıyla susturuluyor, seçimler iptal ediliyor, memleket parsel parsel satılıp ormanlar yakılıyor fakat kimse birlikte ses çıkarıp bir olamıyor.
    3 kişi bir araya gelip sesini yükseltince gözaltılar ve fetöcülük suçlamaları atılıyor. yazık gerçekten yazık.
  • sacmasapan belalti muhabbetlere 500 entry girilirken, milyonlarca emekciyi ilgilendiren bir rezalete 3 entry giriliyor. sözlüğün geldiği nokta çok acayip oldu
  • en az yanındaki çalışma bakanı'nın onaylayan gülüşü kadar kötüdür.

    halkın refah seviyesini yükseltmek için o konumlarda bulunduklarını unutmuşlar.

    yazık.
  • işçinin alın terini kendi çıkarları için sömüren zihniyete yazıklar olsun.
  • üst edit: bu arada türk-iş başkan'ı çıkıp aylık gelirini açıklasın. o kadar işçi goy goyu yaptı ki aylık 4-5 sıfırlı geliri olmadığını düşüneceğiz neredeyse. buradan tekrar söylüyorum. bu ister milletvekilliği olsun ister sendikal faaliyet. belli bir kesimi temsil edip hakkını savunan insanlar bu işten tek kuruş gelir elde etmemeli. yoksa sonuç bu.

    beni şaşırtmamış cümledir. işim gereği sendika temsilcilerini iyi tanırım bu ülkede işçinin en büyük düşmanı sendikalardır. ama suç yine işçilerde. sonuçta bu adamlar dalından düşmüyor. bu adamlarda bir zamanlar işçiydi hala öyleler. ama iş yerinde aldıkları imtiyazlar için işçiyi kandırıyorlar.

    benzer durum meslek odalarında da mevcut. bunlara muhalif olarak aday olamazsınız. beyaz yakaysanız meslek odasından ihraç ederler işçiyseniz işten atmakla tehdit ederler. işveren istediği temsilciyi seçtirir.

    edit: şuan fox tv'de sözlere açıklık getiriyor. ama ses tonu bi anda agresifleşti. açıklaması çok komik yersen. işçi görsün haklarını kimler savunuyor. grev yapıp ne yapcaz diyor adam. grev işe yaramaz diyor.

    edit1: konu s400 e geldi amk. nası geldi anlamadık.

    bu arada meslek odaları kapansın.
  • aylardır grevle tehdit eden birisinin sözü. ne söz eriymiş maşallah...