şükela:  tümü | bugün
10 entry daha
  • beni şaşırtmamış cümledir.

    yalnız, ben bu sendikaya kızmıyorum artık. çünkü, asıl suç işçinin kendisinde. şu lafın üzerine; sendikadan toplu bir şekilde (kamu, özel fark etmeksizin) işçi istifaları gelmiyorsa, bu işçiye her şey müstahak. şimdi siz diyeceksiniz ki işçi sendikadan istifa eder de kendi kafasına göre iş yaparsa baskı görür, hatta işini kaybeder. doğrudur. ancak, geçmişte can kayıpları sonucu alınan işçi hakları, iş kaybetme korkusuyla kaybediliyorsa; suçu bu sarı sendikanın yanında, biraz da işçide arayın. işçi sendikayı yönetir, sendika işçiyi değil.

    ayrıca 80 darbesiyle kapatılan disk'in yokluğuyla palazlanan, işveren ve devlet tarafından ılımlı bakılmış olan bu sendikadan, başka bir söz ya da davranış beklemek saflık olur.
  • işçi sikiliyorsa onu siken sendika olmak zorundadır. bu bildiğimiz klasik fiziğin, mantığın temelidir.

    a-b-c şeklinde dizilmiş üç nesneden c sikiliyorsa bunun birinci sebebi mecburen b nesnesidir. mevcut analojide de a devleti, c işçiyi ve b ise sendikaları temsil etmektedir. c'nin sikiliyor olması a'ya dair bir şey söylemez ancak c sikiliyorsa b kesinlikle sikiyor demektir. a-b arasındaki ilişki ayrı bir analizin konusudur. ancak ülkem insanı bu basit işlemleri yapabilecek kadar akıllanmalıdır artık. simit çay yapıp halay çekmekle olmuyor ne yazık ki. devasa pankart hazırlayıp ezber slogan atmakla da olmuyor. cevap aslında çok daha basit, çok daha sade. bir saniye ayırıp düşüneceksiniz. bu kadar. geçmiş olsun hepimize.
  • sarı sendika nedir tanımının söz hali. devlet 1960'larda bir yandan sendikal örgütlenme hakkı verirken diğer yandan da bunları kurdu. ışçileri de kendi kurdurduğu bu sendikaya yönlendirip kendini garanti altına aldı. diğer gerçek sendikalara (disk, kesk) girmek ise işten atılma sebebi oluyor.

    bütün işçiler bu durumu bu netlikte biliyor olsalar, biraz kendileri için ellerini taşın altına koysalar işler düzelir. ancak biz de malesef kendi hakkın için mücadele kültürü oldukça zayıf.
  • yarın göreve devam ediyor olursa daha vahim olandır.

    (bkz: uzasa işi karıştıracağız en azından kapattım böyle)
  • sacmasapan belalti muhabbetlere 500 entry girilirken, milyonlarca emekciyi ilgilendiren bir rezalete 3 entry giriliyor. sözlüğün geldiği nokta çok acayip oldu
  • sendika başkanının işçilere karşı olan görevinden çok başkanlarına karşı olan görevine "uzatmadan ve karıştırmadan" bağlı olduğunu ortaya koyan durumdur.
  • en az yanındaki çalışma bakanı'nın onaylayan gülüşü kadar kötüdür.

    halkın refah seviyesini yükseltmek için o konumlarda bulunduklarını unutmuşlar.

    yazık.
  • emeğin değersiz olduğu, insan canının değersiz olduğu, sadece paranın değerli olduğu açgözlü ülkede gayet normal olandır. ama sıkıntı şurada, bu ülkede emekçi de hakkını aramasını bilmiyor. sandıkta gerekli cevabı verecek bir emekçi de yok bu ülkede...
  • ne yazık ki türkiye de sendikalaşma tam da budur. olan olaylar bana hiç de şaşırtıcı gelmiyor o nedenle. umarım sendikalar kendi içinde denetlenir ve gerçekten işçinin hakkını savunma ve iyileştirme üzerine kurulu yapılara dönüşür. şu anki hali ile sendika dediğimiz oluşum rant aracından başka bir şey değildir.
233 entry daha