şükela:  tümü | bugün soru sor
  • amerikan filmlerinin klişesidir.dünyaya gelen uzaylı kesin amerikaya iner.
    koloni halinde geldiklerinde başka ülkere de indiği görülmüştür yani haklarını yemiyelim. sanırım uzaylılar amerikalıları kendilerine yakın hissediyorlar.

    - nereye inelim lan
    - dur bakimm..
    - bura nasıl??
    - yok bee pek itici geldiler.
    - burası nasıl baksana yandan bakınca biraz seni andırıyolar
    - aa evet hadi inelim.
  • korku sebebiyle gercekleşen olaydır.zira türkiye'ye indiklerinde ne olacagı cem yılmaz tarafından gora filminde gosterilmiştir.

    tarih: 14 temmuz 1789
    yer: aksaray

    http://www.vidivodo.com/13419/gora-aksaray-sahnesi
  • men in blackler yüzünden olabilir.
  • artık eleştirilmesi gına getiren bir durum. yahu arkadaşım, sen film çeksen istanbul'a indireceksin (bak spesifik şehir bile veriyorum, ülkeyi geçtim) ne diye adamların filmlerde kendi ülkesine indirmesine sinir oluyorsun senelerdir anlamadım ben. duyan da sen çeksen bhutan'a indireceksin sanar, ki bhutan'a indikleri bir amerikan filmi* de vardı.

    ulan bir de sanki süper yepyeni bir tespit gibi her uzaylı başlığında bunu diyen bir adam var: "bu uzaylılar da çok seviyo amerika'yı"...*

    inadınıza bir bilim kurgu filmi çekip uzaylıları amerika'ya indireceğim lan!

    edit: hayır bunun sebebi de vardır. gişe filmi olduğundan öncelikli olarak seyirciye hitap etmesi gerek. seyirci de kendi evinin yakınlarında geçen bir hikayeyi tercih eder, tanıdık yer ister. spiderman'in batman'den daha çok sevilmesinin nedenlerinden biri de budur. new york'ta, bilinen bir yerde geçiyordur, gotham city'de değil...

    keza district 9, amerikan yapımı değil, yönetmen güney afrikalı ve johannesburg'a indiler... ne diyeyim ki daha?
  • beni şu konularda
    "uzaylıların hep amerikaya inmesi" ve
    "dünyayı hep amerikalıların kurtarması"
    düşündüren bir şeyler var:

    ben de klişe gereği hep yıllarca dalga geçtim bu bakış açısı ile ama şimdilerde şunu düşünüyorum:
    google oluşumunu kimler yaptı? ana merkezleri neresi?
    fenomen haline gelmiş bir çok teknolojinin anavatanı neresi?
    dünyadaki en ciddi mali desteklerden birisini alan nasa kimin kuruluşu?
    finlandiya menşeili nokia bile nanoteknolojik araştırma enstitülerini nereye kuruyor?

    bir çoğunuz oldukça dar bulabilir bu yaklaşım açısını mesela japonyadan rusyadan bahsedenler olabilir ama kim ne derse desin
    amerika empoze ettiği popüler kültür sayesinde hep çok daha göz önünde değil mi?

    mesela kaç tane ulusal japon bayramı biliyor çoğumuz?
    peki "şükran günü" size bir şeyler ifade etmiyor mu?

    yani aslında gerçekten dünya medeniyetleri arasında bir çok ilki durup dururken ya onlar gerçekleştiriyor ya da en iyi onlar pazarlıyor.
    öyle ise olası bir ziyaretin de bu arkadaşların topraklarında gerçekleşmesi ihtimali o kadar da komik gelmiyor artık bana
  • amerika'nın dünyayı kurtarması için amerikada gerçekleşen kurgu. yani artık kıyamet kopsa, yalabık amerikan genci çocukluk aşkını sikebilsin diye kopacak.

    fekat ola ki bir filmde insanlık dramı adına her milletten kare gösterirler, türkler için vitrinden ilk kez çıkarılan yemek takımları ile ailece uzun salon masasında yenen bir yemekten daha büyük bir yıkım görüntüsü olamaz.

    o elin ağır çekim vitrine uzanması, gözlerden süzülen bir damla yaş..
  • (bkz: doctor who)
  • ekseriyetle düz bir arazi yapısına sahip olmasındandır. bir los angeles ne bileyim bir florida, alabildiğine düz ayak memleketler. buralara bakınca inilebilecek adam akıllı tek yer konya ovası görünüyor. oraya da insen bir tek etli ekmek yer dönersin.

    uzay aracı bu, adam ışık hızı* filan gidiyor. öyle iki kilometrelik düz piste inecek değil ya.
  • galaksinin milyonlarca ışık yılı uzağında bir yerde "ben amerikadayken.." diye cümle kurup, evrende yalnız olmadığımızın yanında dallamalığın da evrensel olduğunu gösterir.