şükela:  tümü | bugün
  • ne anlattıkları pek anlaşılamayan süper iq'lu abi ve ablalarımızın belgesellerde söylediklerine göre, kütle bunu büküyor. onlar anlatıyor da, kütlenin uzayzamanı nasıl büktüğünü biz kâmillerin anlaması zor tabii... öyle gergin örtüye portakal koyup, misket yuvarlamakla olmaz o iş. zaten ben söyleyeyim, o da yanlış. niye yanlış olduğunu anlatırdım ama anlatacağım şeyi kendim de daha tam anlayamadığım için açıklayamıyorum. yalnız fark ettiğim bir şey var; eğer dolunayda, ay'a teğet olacak şekilde bir cetvel tutup kısık gözle bakarsanız, bükülmeyi çıplak gözle az buçuk seçebiliyorsunuz. hatta kaynakçı gözlüğü kullanıp güneş'e kısık gözle bakılırsa, daha da belirgin görülüyor bükülme. güneş çok büküyor uzayzamanı. bir arkadaşa anlattım bunu, senin gözün bozuk dedi. öyle mi diye kontrol etmek için, bulaşık yıkayan dobişko yengemin koca götüne cetvel tutarak kısık gözle baktım. mutfak dolabında bükülme vardı. artık ya yengem gerçekten de götüyle uzayzamanı büküyor ya da bizim arkadaş haklı...
  • teorik olarak sabit bir noktası bulunabilir. yani en azından götümden bakıldığında.

    einstein göstermiştir ki zaman cismin hızına göre değişir. bir şey ışık hızına ulaştığında o şey için zaman akmaz. sabit kalır. fakat göreceğiniz üzere bir şey ışık hızında gidiyorken de diğer koordinatlarda (x, y, z) sabit olamaz. yol alır.

    şimdi fikir şu;

    zamanı sabit tutmak için bir cismi ışık hızına çıkartıyoruz. diğer koordinatları sabit tutmak için de hızına rağmen yer değiştirmesinin 0 olacağı bir düzeneğin içine koyuyoruz. yani kısacası bir ışık ışınını alıp, bir koşu bandının üzerine koyuyoruz.
  • "uzayla zaman ne alaka?" diyenlere amme hizmeti olarak yazalım bir şeyler;

    öncelikle buradaki uzay, sadece o bildiğimiz zifiri karanlık içinde gezegenlerin yıldızların dönüp durduğu yer değil. kısaca "konum" demek. sen güzel kardeşim bu satırları okurken her nerede isen, "uzaydaki konumun" orasıdır.

    peki bu konumun zamanla ne alakası var?

    diyelim ayşe kızımız doğma büyüme ankaralıdır ve istanbul'a fizik okumaya gidecektir. kısaca konumunu* değiştirmesi gerekir. peki yolu anında alabilir mi? ışınlanamayacağına göre** yol da belli bir zaman* alacaktır. kısaca konum değiştirmek için zaman geçmesi gerekir.

    evrendeki en hızlı varlık olan ışık bile mesafeleri anında katedemez. kısaca uzay'da konum değiştirmek, zamanda da değişiklik gerektirir. bu sebeple uzaydaki konum ile zaman boyutu birbirine entegredir ve uzay-zaman olarak tabir edilir.

    oturduğunuz yerden başka bir yere gitmek için konumunuzu değişirdiğiniz gibi ne kadar sürede gideceğinizi de hesaplıyorsunuz. bu sebeple uzay-zaman düzlemi bize çok da yabancı değil.
  • zamanin bir boyut oldugunun ayirdina vararak, uzlamsal boyutlarla arasindaki sezgisel yada fiziksel olasi farklari gerekce göstermeksizin, evrenin boyutlarinin tümünün olusturdugu olguya verdigimiz ad. uzayin özellesmis bir hali.

    bizim uzayimiz bir uzayzamandir.

    bir evrende 4 boyut var diyelim: w, x, y, z
    söz konusu olan, bir uzaydir.

    4 boyutlu bir uzay daha düsünelim: x, y, z, t
    burada söz konusu olan da bir uzaydir. lakin siradan bir uzay degil, bir uzayzamandir. gerci uzayzaman da gayet siradan bi halttir, alistik artik.
    buradaki t boyutu uzlamsal bir boyut degil, zamandir ve digerlerinden ayri olarak maddenin (dolayisiyla enerjinin) bu boyut üstündeki dagilimi uzlamsal boyutlardaki dagilimindan farkli kurallara baglidir.
  • uzaya baktigimiz zaman gormus oldugumuz yildizlarin milyonlarca yil onceki halini goruyoruz. bu sebeple uzaya baktigimiz zaman gecmise bakiyoruz. bu bakimdan zaman kavrami uzaydan (mekandan) ayrilmamaktadir. bu dort boyutlu olusuma uzayzaman denilmektedir.

    (bkz: spacetime)
  • zamanın başlangıcı evrenin başlangıcı ile aynı ana tekabül eder.(başka varsayımlar da mevcut) büyük patlama ile birlikte gizemli bir yokluktan saçılıp genişlemeye başlayan uzayla beraber, zaman da var olmaya başladı.

    uzayda iki türlü hareket vardır. biri uzayda yapılan hareket öteki ise zamanda yapılan hareket. ancak bu iki hareket, iki ayrı dişli olsa da bu dişliler birbirinin hareketinden mutlak anlamda etkileniyor.

    şöyle ki; uzayda hareket edildiğinde, zamanda yapılan hareket azalıyor ve bu durum görece zamanda yavaşlamak olarak algılanıyor. öteki durumda ise uzaydaki 3 boyutlu hareketin olabildiğince engellenmesi durumunda, zamanın akışı hızlanmakta.
    uzay zamanda mutlak bir durağanlıktan söz edilemediği bu bulgular ışığında, büyük patlama ile birlikte saçılan enerjinin maddeye dönüşmeden evvelki evrede sahip olduğu hızın etkisiyle zaman karşısındaki konumu nedir?

    zamanın dişlisi büyük patlama anında mı dönmeye başlıyor? evrenin henüz madde olamayacak kadar sıcak olduğu anki hızı, ışık hızına eşit ya da ışık hızından da hızlı ise bu ivmelenme sürecinde uzaydaki bütün hareketin uzayda olduğu ve böylelikle maddenin olması gerekenden daha genç olduğu söylenebilir. saniyenin astronomik ölçekte birinde meydana gelen bu olayı bir örnekle açıklayayım ki değinmeye çalıştığım nokta daha görünür bir hale gelsin.

    elimizde iki musluk olsun a ve b muslukları. bu iki musluğu açıp kapatma mekanizması bir dişli ile birbirine tutturulmuş olsun. a musluğu açılmaya başlandığında b musluğu kısılsın. a musluğu sonuna kadar açıldığında b musluğu sonuna kadar kapanır hale gelsin. bu durumun tam tersinde b musluğu açıldığında a musluğu kısılmaya ve a musluğuna bağlı olarak tamamen kısılacak bir mekanizmaya sahip olsun. örneğin gözünüzün önünde canlanmış olacağını umut ediyorum.

    şimdi bu örnekle birlikte büyük patlama anına dönelim ve bakalım musluklara ne olacak. (su faturası her durumda kabaracak bilim için)

    büyük patlama meşhur e=mc^2 formülünün geçişkenliğinden de anlaşılacağı üzere madde haline dönüşecek enerjinin bir nevi musluktan büyük bir hızla akıtılması demek. madde henüz kütleye sahip olmayan foton halinde olduğundan ışık hızında veya ışık hızının üzerinde bir hızla hareket edecektir. dolayısıyla zaman karşısındaki durumu olabilecek en uç konumda olması beklenmelidir. böylece madde musluğu sonuna kadar açılırken, zaman musluğu ise tam tersi sonuna kadar kapanmakta. işte en çarpıcı ve benim de kafamı muhtemelen kıt bilgiden dolayı ciddi anlamda karıştıran durum burada gerçekleşiyor. bir bütün halinde evrende bu iki musluğun birinin tamamen açık birinin ise tamamen kapalı olduğu kısacık bir an var. saniyenin çok küçük bir anında gerçekleşen bu anda evren ilk anki halinden trilyonlarca kat büyüklüğe erişiyor. o kadar hızlı ve büyük bir şişme yaşanıyor ki, bugün dahi evrendeki sıcaklığın neredeyse homojen bir şekilde dağılmasına sebep oluyor. neyse musluklara dönelim ve bu olağanüstü durumun ne demek olduğunu anlamaya çalışmaya devam edelim çünkü evren madde halini aldıktan sonra bir daha hiçbir zaman böyle bir an yaşanmayacak.

    madde (henüz atomdan bahsedilemese de madde) sahip olduğu hızdan dolayı gürül gürül musluktan akarken zaman da o mekanizma gereği dükkanı kapatmış maddenin geçit töreninin bitmesini, higs bozonunun sahneye inip maddeye kütle kazandırarak genişlemenin bir nebze yavaşlamasını bekliyor. bekliyor da hikayeye birlikte başlayan bu iki olgunun bu alışılmadık angarya karşısında, biri tamamen yok olana veya durana kadar sürecek bir durumun doğmasına sebep olmakta.

    bugün gördüğümüz uzay, olduğundan daha mı yaşlı? zaman tarafından ebedi bir deformasyona uğramaksızın; atomlar, elektronlar ve onları oluşturan parçacıkların dayanıklılığı nasıl bir değişime uğrardı?

    cernde yapılan çarpıştırmalar sırasında ortaya çıkan parçacıkların sahip olduğu hızın zaman musluğunu kısması sonucu olması gerektiğinden daha uzun süre görünür olduğu, dayanıklılık kazandığı biliniyor. büyük patlama sırasında da böyle bir durum mu yaşandı? yani zamanın akışı tamamen durarak maddenin atası parçacıkların daha uzun yaşamasına mı sebep oldu? yoksa zaman durarak maddenin ondan bağımsız bir şekilde yaşlanmasına, bir nebze eskimesine, dayanıklılığının azalmasına mı sebep oldu?

    sorular kafanızda halay çekerken, muslukları kapatmayı unutmayın.
  • - ışık hızının tüm gözlemcilere göre aynı değerde olması
    - doğa yasalarının gözlemciden gözlemciye değişmemesi
    ilkelerinin kabul edilmesi durumunda uzay ile zaman arasında boyutsal bir ayrım olmadığı geometrik yapı.

    olaylar uzayı olarak da düşünülebilir. nitekim bir olay, olayın olduğu konum (uzay) ile gerçekleştiği an (zaman) bilgilerinden oluşur. bu nédenle de "uzayzaman" diye bitişik yazılıp, ne yalnızca uzay ne yalnızca zamandır. uzayzamandaki noktalar, konumu değil olayları ifade eder.

    peki, uzayzamandaki bir noktayı nasıl ifade ederiz. ne de olsa, biri metre diğeri saniye cinsinden niceliklerdir. saniyeyi öyle bir nicelik ile çarpalım ki, çarpım sonucu metre biriminde olsun. bu nicelik, açıkça hız (metre bölü saniye) biriminde olmalıdır*. peki bu sabit hız nedir? elimizde buna aday yalnızca bir nicelik vardır: ışıkhızı, c. demek ki t zamanını c ile çarparsak, ct çarpımı metre biriminde olduğu için, konumla birlikte toplanabilir.

    peki bunu yapma hakkımız var mı?

    var. bir ışığın gittiği yolu bilmek için zamanı c ile çarparız veya süreyi bilmek için kat ettiği uzaklığı c'ye böleriz. bu durum yalnızca ışık için gibi görünse de aslında, herhangi bir mesafeyi veya bir süreyi zaten ışıkla ölçtüğümüz anlamına gelir. eğer bir mesafeyi ölçeceksek, o mesafe boyunca ışık göndeririz ve saatimize bakarız. ışığın harcadığı süreyi c (ışıkhızı) ile çarparsak mesafeyi bulmuş oluruz.

    kısaca uzayzamanda bir noktayı (x, y, z, ct) vektörüyle gösterebiliriz. daha ayrıntılı bilgiler için bkz*
  • "hız, zaman algısıyla doğrudan bağlantılıdır" şeklinde bir açıklamayla konuyu daha da netleştirebiliriz.
  • asla sabit bir noktası bulunmayan kümedir. yani (3,3,3,3) gibi bir yerde isteseniz de beklenemez.

    en olası yeri karadelik olup, karadeliklerin de hareket ettiği düşünülürse sabit bir nokta oluşmaz.

    evrenin dışarısında kalan bölgede zaman 0 olsa da, boyutun bir anlamı olmayacağı için zaman da oluşmaz (anlamsızdır.)
  • uzay zaman ; objeler arasındaki boşluğun ve olaylar arasındaki sürenin birlikte oluşturduğu dış gerçekliklerdir. şuanda astrofizik evrenin uzay zaman denilen bir düzlemde olduğunu söylemektedir. peki uzay zaman neden birlikte değerlendirilir ? bunun için evrendeki gözlemcilere bakmak gerekiyor gözlemci dediğimizde bulunduğu nokta ve zamandan yapılan gözlem mesela en ufak bir nesneyi de gözlemci olarak kabul edebiliriz yani bir noktadan ve bir zamandan evreni gözlemleyen her hangi bir şey gözlemci olarak kabul edilir. evrende herhangi bir iki gözlemci her hangi bir olaya farklı ölçümler yapabilirler mesela olayın süresi konusunda birbirlerinden farklı şeyler söyleyebilirler olayın kendilerine olan uzaklıkları olaydaki cisimlerin birbirlerine uzaklıkları konusunda farklı şeyler söyleyebilirler veya olayın oluşma sırasıyla ilgili farklı şeyler söyleyebilirler en ilginç kısımda budur yani bir gözlemci için bir olay onun geçmişinde olmuş olabilir diğerinin geleceğinde olacak olabilir ve aynı zamanda ölçmüş olmalarına rağmen ikisi de farklıdır yani gerçekleşen olay solid olmasına rağmen onun ölçümleri gözlemcinin olduğu yer ve zamana göre değişmektedir. bu yüzden yer ve zaman yani uzay ve zaman bir arada değerlendirilir.