şükela:  tümü | bugün soru sor
  • eyüp-topçular'daki orta anadolu'nun traktör ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan fabrika.

    üst tarafından polis ve asker şehitliği, yan tarafından ermeni mezarlığı, alt taraftan da hafif metro hattıyla çevrilidir.

    bahçesinde park etmiş durumdaki rengarenk ve gıpgıcır traktörleri seyretmek büyük bir keyiftir.

    (bkz: bazen kasketimden traktör çıkartıyorum)
  • 2011 yılında, uzel makine’nin istanbul rami’deki traktör üretilen 94 bin metrekarelik ana merkezi, içindeki makine ve ekipmanlarıyla birlikte 225 milyon liraya vera varlık yönetim aş.’ye satıldı. istanbul 1. iflas masası’nın kabul ettiği borç listesine göre uzel makine’nin faiz hariç 243 milyon 205 bin lira borcu bulunuyordu.
  • "uzel traktör fabrikası. türkiye’nin lider traktör üreticisiydi. yönetim kurulunda soros uzantıları bile vardı...

    istanbul topkapı’da çok değerli bir arazi üzerindeydi fabrika. yaklaşık 1200 işçi evine ekmek götürüyordu. ve güyâ miras paylaşımı adı altında fabrika iflas ettirildi. 1200 işçi işsiz kaldı. bu işçilerin aylarca, yıllarca çalışarak hakettikleri maaşları da ödenmedi. işçi sendikası dahi işverenle hareket etti, işçileri yüzüstü bıraktı.

    hatırlarım... fabrikada krizin sürdüğü günlerden bir gün, o dönem çalıştığım gazete önünde o sendikanın bir grup üyesi 'uzel traktör fabrikası iflas etmesin' yazılarımdan dolayı beni protestoya gelmişlerdi. bir gün sonra da uzel işçileri haklarını savunduğum için destek gösterisine geldiler.

    aradan yıllar geçti...

    1200 işçi hala 90 milyon lirayı bulan alın teri haklarını alamadı. hala iflas masasında hak arıyorlar. ve hala inanılmaz dolaplar dönmeye devam ediyor. devlet maalesef hala işçileri korumakta yetersiz.

    gelin son gelişmelere bakalım:

    yaklaşık 2 yıl önce iflas masası kuruldu. uzel’e güyâ borç verdiği iddia edilen mirasçı ortak vera şirketi, alacağını tahsile çalışıyor. tabii bu vera şirketinin uzel iflas ederken nasıl 110 milyon lira alacaklı olduğunu çözmek zor!

    neyse; asıl mesele o değil zaten...

    iflas masası, eskiden 1200 kişinin çalıştığı uzel traktör fabrikasının topkapı’daki pahalı biçilmez arsasını satışa çıkarttı. o tarihte arsanın değer takdiri yapıldı ve araziye 832 milyon lira değer biçildi. yâni, herkes alacağını alacak ve ortaya çok ciddi bir para da kalacaktı.

    ihaleye giren alacaklı vera ve kiptaş oluyor. kiptaş 320 milyon lira veriyor. bu para bile işçilerin alacakları için yetiyor. (vera’dan kalan para ile). vera hemen ihaleyi geri çekiyor.

    6 ay kadar sonra bir başka ihale daha yapıldı. bu sefer, kiptaş teklifini artırmak yerine düşürdü. ve ihaleyi bu kez alacaklı vera kazandı. ne kadara mı? 225 milyon liraya! yani işçilere para kalmayacak şekilde.

    şimdi yargı süreci var. yargıtay ihaleyi bozdu ve iflas masası yeniden oluşturuluyor. alacaklılardan oluşan iflas masasının 4 üyesinin de vera’dan olduğu bilgisi geliyor. ne zaman mı? dün...

    bir beton uğruna uzel hikayesini baştan sona bir okuyun. bakın türkiye’nin döviz sorunu nasıl oluyormuş. üretim şirketlerinin üzerine nasıl beton döktüğümüzü ve dış borca nasıl mahkum olduğumuzu anlayın!"
  • "türkiye cumhuriyeti, dünya’da esi benzeri bulunmaz yatırım teşvikleri veriyor ve sözümona yatırım yapılsın diye can atıyor, değil mi?

    ama uygulamaya baktigimizda, halen tıkır tıkır çalışan fabrikaları bile koruyamıyoruz. dünyanın sayılı traktör fabrikalarından biri olan uzel traktör fabrikasını koruyabildik mi?

    yoksa degerli devletimiz, 100 dönüm arsası uğruna kapanması için mi çalıştı?

    işte, size türkiye cumhuriyeti’nin ve vatandaşlarının ekonomiye bakışı, kalkınmadan ne anladıgini izah eden en güzel örnek!

    çalışan, kâr eden fabrikaları bile kapatıyoruz!

    şehir içinde yer alan okulları, arsalarının üzerine yatmak için şehir dışına taşımayı ve sonra yerlerine beton dökmeyi düşünebilen ve üstüne üstlük bunu mârifet zanneden bu zihniyet, arsaları uğruna fabrikaları neden kapatmasın ki?"
  • "yaklaşık 10-11 yıl kadar önce uzel traktör fabrikası meselesi ile ilgilenmeye çalıştım. edirnekapı çıkışında çok değerli bir araziye kurulu olan fabrikada toplam 2 bin 200 kişi çalışıyordu.

    malumunuz, arsa değeri fabrika değerinin üzerine çıkmıştı. ve yine malumunuz, bu tür rantlar ülkemizde bir çok üretim tesisinin kapanmasına yol açmıştır.

    arsa rantı yüzünden 3 fabrikadan 1’i taşınırken, 2’si taşınamadan kapanmıştır. maalesef taşınma sistemimiz kağıt üzerinde olduğu gibi işlemiyor.

    uzel traktör fabrikasında da benzer gelişmeler yaşandı.

    arsa rantı mirasçılardan büyük kardeşi farklı noktalara yönlendirdi. diğer 3 mirasçı maalesef baba ahmet uzel’in zor şartlarda kurduğu üretim tesisini korumayı başaramadı. başaramadı çünkü, hukuk sistemimiz ve bürokrasi arsa rantının galip gelmesine vesile oldu.

    hatta siyasetimiz de...

    bugüne kadar hükümet kanadından tek bir adım atılmadı. fabrika çalışsın, üretim yapılsın, insanlar kazanç elde etsin noktasını arsa rantı yedi.

    olacakların belli olduğunu geçmişte adım adım yazdım. ve tahmin ettiğimiz tüm süreçler gerçekleşti.

    işçi sendikası dahi arsa rantı yanında yer aldı. cahilliklerinden mi, yoksa son yangında yandığı söylenen parasal ilişkilerden mi? bilemiyoruz.

    ama bildiğimiz şu: 2 bin 200 uzel çalışanı hala eksik maaşlarını, kıdem tazminatlarını ve işten çıkarılma paralarını alamadılar.

    onlara kimse sahip çıkmadı.

    devlet-siyaset adeta seyretti.

    fabrika yansın, arsa geriye kalsın.

    ve nihayet yangın da çıktı.

    uzel holding şu açıklamayı geçti:

    “ülkemizin bilinen en eski sanayi kuruluşlarından biri olan traktör ve tarım aletleri üreticisi uzel grubu şirketlerinin merkezi istanbul rami’deki fabrikanın yönetim binasında 11.01.2019 tarihinde bir yangın çıkmış. yönetim binasında çıkan bu şaibeli yangın ile; yaklaşık 20 yıldır planlı bir şekilde içi boşaltılan şirkete ait son deliller de böylece karartılmaya, holding a.ş.’nin yeni yönetimi olarak tarafından uzun süredir ısrarla ulaşılmaya çalışılan resmi evraklar yakılmaya çalışılmıştır. mahkeme kararı yönetim teslim edildiği halde (uzel holding) verilmeyen ve yangının çıktığı idari binada bulunan resmi evraklar; defalarca grubun halka açık şirketi uzel makina’nın iflas işlemlerini yürüten icra dairesi ve iflas masası’dan talep edilmiş, maalesef bu taleplerimiz yerine getirilmemiştir. en son yaklaşık 2 ay önce holding aş yeni yönetimi olarak evrakların idari binadan alınabilmesi için bilirkişi talebinde bulunulmuş, fakat hali hazırda bu karar da alınmamış ve sonuçta tarihin karanlık sayfalarını aydınlatacak deliller ve resmi evrakların elim bir yangınla yok edilmesi önlenememiştir.

    üstelik, daha bu hafta 2007-2008 yıllarında şirketin içinin nasıl boşaltıldığı, resmi banka hesaplarında bulunan paraların iddia edildiği üzere nasıl rüşvet olarak dağıtıldığı, bu yasa dışı harcamaların şirket yasal defter kayıtlarına nasıl alındığına dair tesadüfen ulaşılan bir şirket çalışanının imzalı ifadesi ve iddiaları yönetimimizce ihbar konusu yapılmış olup, yapılan ihbarda, iddia edilen olayların kayıtlarına da şirket merkezi olan idari binada ulaşılabilineceği altı çizilerek belirtilmişken aynı yerde aynı hafta yangın çıkması manidardır. yatırımcıların ve çalışanların haklarını da korumakla mükellef olan iflas masasına bu konuda holding’in yeni yönetimi olarak yaptığımız sayısız başvuru sonuçsuz kalmış, hırsızlıkları önleyecek hiçbir koruma önlemi alınmamıştır.

    holdingimizin kurucusu sn.ahmet uzel’in 20 yıl önce vefatı sonrası eşi sn.türkan uzel’in çalınan hissesi sonucu yönetimden uzaklaştırılması ile başlayan şirketin içinin boşaltılması operasyonunun; grubun halka açık şirketi uzel makina’yı iflasa getiren ve hala yetkileri elinde bulunduran uzel makine aş yönetimi tarafından şirket kaynaklarının özellikle yurt dışında kurulan posta kutusu şirketlere aktarılma marifetiyle ve diğer şekillerde nasıl yapıldığı şirket çalışanları ifadeleri, genel kurul tarafından atanan özel denetçi raporları, mahkemelerin atadığı bilirkişi raporları, sanayi ve ticaret bakanlığı müfettişleri ile sermaye piyasası kurulu uzmanları raporları ve bunları delil kabul eden mahkeme kararları ile sabitken, sonuçta ilk önce çalışan binlerce emekçi ile binlerce küçük yatırımcının mağdur edilmesi bütün ülkenin gözü önünde cereyan ederken mağdur edilen kesimi korumakla görevli kurum ve kuruluşların yıllarca süren sessizliğine anlam verilememiştir.”

    son söz: bir beton uğruna ya rab nice fabrikalar kapanıyor..."
  • göz göre göre kapanışı ile pancar motor'un hikayesini akıllara getiren firma.

    pancar motor'un hikayesi için -> (#47277564)
  • damat grubu albayrak tümosan ile sektörde iken kanırta kanırta iflas ettirilmesi daha da manidar olan fabrika.

    aktroller bunu da trollesin

    kanalizasyon borularını bağladılar

    akp'nin haramzadelikte çığır açması
  • gerçekten çok yazık!

    açıklamayı okurken, kontrollü bir şekilde ülkemizin nasıl da içi boşaltılıyor, üretim alanlarımız olan fabrikalarımız atatürk’ün dediği gibi kalelerimiz nasıl da tarumar ediliyor resmen dizi izler gibi izliyoruz...

    gözlerimiz önünde evimize hırsız girmiş, en değerli şeylerimizi çalıyor ve biz şok geçirmiş halde bir şey yapmadan alık alık bakıyoruz.