şükela:  tümü | bugün
  • ülkemiz akarsularının yağış rejimi sıkıntısı nedeniyle bu işe uygun olmadığı, tek istisnasının bartın çayı olduğunun öğretildiği (o da sadece denizden ilk 9 kmsi), ama kara içlerinden denize çok ucuza taşımacılık yapılabilmesi, dolayısıyla karalardaki zenginliği limanlara taşıyabilmesi açısından önemi yüksek olan bir ölçüt. dünyada bir kısım bölgeler, ama özellikle avrupa bu konuda oldukça şanslı.

    http://www.cid.harvard.edu/…/gisfiles/cstnavriv.gif

    aynı şekilde new york ve chicago'nun kaderleri de bu ölçüt ile çizilmiş durumda. (bkz: chicago/@iwillshowyouwhatitmeans)
  • çevresini hızla kalkındırabilen akarsudur. başlık açan new york ve şikago demiş. iki kelime de ben ekleyeyim. new york 1820 - 1830 yıllarına kadar abd'nin en büyük şehri değildir. 1817 yılında yapımı başlayan erie kanalı new york'u göller bölgesi ve amerika'nın ortabatısına bağlar. bunun sonucu o verimli bölgelerde yetişen ve daha önceleri ulaşım yeterli olmadığı için doğu kıyısındaki limanlara taşınıp satılamayan ürünlerin dış paazarlara açılması olur. bunun sonucu da hem ortabatıda hem de new york'ta nüfus patlaması olur. tabi ortabatıda patlayan nüfus beyaz avrupalı göçmen nüfusudur. kızılderililer için olan bunun tam tersidir.

    şikago da göl kenarında olup iç su yollarının kenarında olmanın getirdiği bir avantaja sahip olsa da oradaki nüfus potlaması demiryolunun gelmesini bekler. bir de soğutmalı vagonları. şöyle ki ortabatıda yetiştirilen hayvanlar şikago'ya getirilip kesilir ve aynı gün soğutmalı vagonlarla doğu kıyısına aktarılır. etler doğu kıyısında zararına bile satılsa, sürümden kazanılır çünkü artık kemikler, toynaklar gibi yiyecek olarak kullanılmayan parçaları ekonomik olarak değerlendirip kara geçmek mümkündür. bu işten karlı çıkmayanlar da inekler ve domuzlar olur.