şükela:  tümü | bugün
  • önemli olan içraatdır :d
  • sabit orandır.
  • uzun boy, kısa boy gibi değişkenlerden bağımsız olduğunu düşünüyorum. *
  • boy ile penis boyu arasında korelasyon olduğunu gösteren çalışmalar vardır fakat bu çalışmaların neticeleri genelde birbirinden farklıdır ve korelasyon çok güçlü değildir. bu doğrultuda korelasyon olmadığını söyleyen çalışmalar da mevcuttur.
    kaynak

    işin ilginci bu konuda en çok bilimsel çalışma yapılan ülkelerden biri türkiye imiş.
    (bkz: aklı sikinde olmak)

    mesela ismini burada yazmak istemediğim bazı bilim adamlarımız benzer bir çalışma için gönüllü olan askerlerimizin babafingolarını ölçmüşler, onlar da boy ile penis boyu arasında zayıf bir korelasyon bulmuşlar.
  • (bkz: mandingo)
  • gerçek ölçü başparmakla işaret parmağı arasındaki hipotenüstür. (bkz: kesin bilgi yayalım)
  • kişi ne kadar iri yapılı ise penisi bir o kadar küçük ve orantısız gözükecektir.
  • --- spoiler ---

    doğum yapmamış kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 7-8 cm., çapı 2 cm.'dir; uyarılınca boyu 9.5 -10.5 cm., çapı girişte 2.5 cm., dip kısımlarda 5.5 cm. olur. doğum yapmış kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 8-10 cm., çapı 3-4 cm.'dir, uyarılınca boyu 11 -12 cm., çapı da girişte 3-4.5 cm., dip kısımlarda 6.5 cm. olur. görüldüğü gibi vajinal kanal uyarıyla genişlemektedir. vajinanın sadece 1/3 dış kısmı cinsel yönden uyarılabilir, geri kalan bölüm sadece basıncı hisseder. rahimde ise giriş bölümü (serviks) basıncı ve titreşimi hisseder.
    --- spoiler ---

    şimdi o elindekini yavaşça yere bırak ve yat uyu*

    yok ben illa dolandırıp fallop tüpüne gircem ya da serviksi delip rahime yerleşeceğim diyorsan da, iyi bir sterilizasyon tavsiye ederim.*

    (bkz: bokunu çıkartmak)
  • (bkz: hadi canım)
  • yıllar önce londra metrosunda tıp okuyan iki geç ergenlik dönemini yaşayan kız arkadaşımla yolculuk yaparken karşımıza uzun boylu, sporcu fiziğine sahip siyahi ve fena halde karizma olan bi abi oturmuştu, adamın oturmasıyla bizimkiler direkt uyarıldı. ben ise o esnada köpeği ile köşede oturan kafasında fötr şapka, elinde eski bi kitap olan şortlu adama odaklıyım, hani kafamdan uydursam bu kadar oturmaz. baya şaşkınım hatta. keşke fotoğrafını çekseydim, gerçekten çerçeveletip sanat fotoğrafı diye asardım. köpeği bile görmüş geçirmiş bakıyordu adamın. neyse, ben buna şaşkınlık içindeyken yanımda sürekli kıkırdamalar, fısır fısır konuşmalar. ne oluyor ya diye döndüm kızlara, bi tanesi kulağıma eğildi kısık sesle ( sanki herif türkçe biliyor nasıl bi iffet anlayışı bu i do not know)
    "parmaklarını gördün mü, ne kadar uzun?"
    allah kahretsin onları, ne zaman uzun parmaklı birini görsem birkaç saniyeliğine freudlaşıyorum. eskiden ne güzel piyano çalar derdim şimdi o gün aklıma geliyor. o abiyi şu an görsem tanırım yani 3 yıl geçmiş üstünden....kendimi alamıyorum. öyle bi sinmiş. öyle bi oha.
    diyeceklerim bu kadar