şükela:  tümü | bugün soru sor
  • laptopum 8 yıllık. sol alt köşede şu an sol frame'in dört başlığını sansürlemiş durumda ölü piksel öbeği var. monitörün sağ tarafı ise soyulmuş içindeki kablolar, devreler görünüyor kafa derisinin yarısı soyulmuş terminatör gibi. touchpad'in de elektrik akımı var amk çarpılıyorum bazen, o yüzden doktorların ameliyatlarda kullandığı o beyaz naylon eldivenlerle kullanıyorum klavyemi. üstündeki en yeni oyun fm2008. oyunu açtığımda artık her seferinde çöküyor işletim sistemi ama inatla, yılmadan hep açmaya çalışıyorum. bir oyunum vardı çünkü içinde aydın yılmaz'ın yıldız olduğu, o zaman 2015 yılına kadar geldiğim o oyuna devam etmek istiyorum ama olmuyor ercan..olmuyor.

    browser'dan online oyunlar oynayayım diyorum. agar.io oynamak istiyorum ben de ama dairemi kontrol edemiyorum browserımın acayipliği yüzünden. önündeki taşı görmesine rağmen dikine giden ve o taşa çarpıp mevta olan onur akın'ın klibindeki o koyun gibi her seferinde mevta oluyorum. bir kez değil yani. binlerce kez. oyun başlıyor benim daire azgın boğa gibi yardırıyor. kontrol edemiyorum sağa sola doğru. her seferinde biraz sonra yenileceğini bile bile oynamak ne kadar acı bilir misin?. hiç unutmuyorum bi keresinde herkesten sıyrılıp sonsuzluğa doğru voyager 1 gibi yol alıyordu dairem. öylece izliyordum ben de. haftalarca izleyebilirdim belki böyle. ama çok geçmeden durdu. sınır varmış meğerse oyunda. o an truman show'daki gibi bir sevinç ve şaşkınlık yaşadım. meğer herşey bir oyunmuş diye aydınlandım ama yine çok geçmeden fark ettim gerçeği zaten oyun la bu gerizekalı ne sandın dedim kendime. neyse daha sonra bir top geldi biraz bakındı bu ne yapıyor amk diye etrafımda döndü. sonra da yedi gitti.

    browserım ayıptır söylemesi internet explorer 7. yeni browser indiriyorum yok bu bilgisayara biz bu yeni browserı kuramayız abi diye hata alıyorum. pinti değilim yeni bilgisayar alayım diye para biriktirdim. kafamın hoş olduğu bir gün gidip o parayla 1910 yılında adı bilinmeyen bir ressam tarafında çizilmiş ahşap çerçeveli bir yağlı boya tablosu aldım. ulan geri satmak istiyorum kimse de almıyor anasını satıyım. ne yaptığımı bilmiyorum. ben bir oyun karekteri miyim lan yoksa doğru söyleyin bilal falan mı oynuyor beni. öyle değildir inşallah.

    ama işte benim mevlam bin kapıyı kapar birini açık bırakır onu da sen bul diye. geçenlerde şans eseri bir siteye denk geldim çocukluğumuzdaki bütün atari oyunlarını içeren. buraya kadar okuyan eski ataricilere minik bir hediyem olsun bu da. belki bilen vardir ya da daha iyilerini de bilen vardir ama olsun. dursun burda.

    http://game-oldies.com/

    işte ben evde her laptopumu açtığımda önce vpn misali 2008'e bağlanıyorum ordan da bu site vasıtasıyla king of fighters'la, mustapha'la, metal slug'la gidiyorum çocukluğuma. tekken 3 bile var burda. uzun süredir oynamadığım oyunlarin özlemini bir bir çıkarırken yeni oyunlar da keşfettim pokemon, dragon ball falan. bi de atari kolu olsaydı iyiydi şöyle parmaklarımın arasıyla ileri aşağı ileri yapıp bir aduket çekmeyeli yıllar olmuş.
  • (bkz: knight online)
  • (bkz: red alert 2)
  • (bkz: max payne)

    ps: tabii ki de serinin ilki.

    ve bonus: (bkz: istanbul kıyamet vakti)
  • hüzünlendirir.
    (bkz: world of warcraft)
    müziğini falan duyunca kötü oluyorum. :(
  • (bkz: commandos)
  • (bkz: unreal tournament)
    (bkz: medieval total war)
    (bkz: command & conquer generals zero hour)

    özellikle bir oyunu multiplayer'da oynarken ara sıra unreal tournement'ın verdiği zevk ve tatmin duygusunu aramıyor değilim.