şükela:  tümü | bugün
  • karşı taraf için verilen emek ne kadar çoksa o kadar zor olan eylemdir.

    ilişki emekçileri
  • kısa sürer.
  • aniden ve özgüven dolu olarak yapılması gerekir yoksa can yakar, gelecek yakar, yaşamda geride bırakır. marjinal fayda hesabı yapılarak kolayca olaydan sıyrılması gerekir insanın. kendimce bir örnek vermem gerekirse kısa süre önce 4 yıllık ilişkimi bitirdim, anlatsam dinleyenin yüzde doksanı 'o ilişki değilmiş ki oğlum, sen kendinden yemişsin' der o derece. hele ki 30lu yaşlara dayandığı zamanda insanların sanki yaşamdaki son şansıymış gibi insanları sevmesinden kaynaklı bir sömürü halini alıyor ilişkiler. siz çok sevdikçe karşılığında sadece evlilik vaadi verebilen ilgisiz, sevgisiz sadece mantık hesabı yapan kişileri sevgili zannediyorsunuz o kadar. o nedenle alışkanlıktan başka bir şey geriye kalmadığını düşünülen her ilişkinin anında bitirilmesi elzemdir.
  • ilişkiyi yaşarken o kadar çok bitmiştir ki, o kadar çaba sarfedilmiştir ki, sadece kısa sürer. tek damla yaş akıtmadan...
  • zaten uzun sürmesi beklenemeyecek olan gecikmiş bitirme eylemi.. delirmeyin lan.. uzun uzun ne bok yiyorsunuz ki zaten anlamıyorum.. kısa olacak.. öz olacak.. ölene dek bir kaç yüz kere aşkı acıyı heyecanı mutluluğu vb bir sürü şeyi yaşamalı insan.. ömür boyu bir kişi.. yok yok bana göre değil..
  • aslında çoğu kez uzun sürer. ancak, bitirici hamle genellikle kısa sürede gerçekleştirildiğinden kısa sürermiş gibi gelir. acı biraz küllenince, aslında çok önceden o'na olan alakanızın eriyip gittiğini farkedersiniz.
  • verilmesi zor olan karardır,herşeyden önce alışkanlıklar bırakmaz yakanızı,kurtulduğunuzu sandığınız anda hatırlatıcak birşey çıkagelir karşınıza en başa dönersiniz ne kadar istemesenizde.önemli olan kararı alıp arkasın da durabilmektir.
  • 5 yıllık ilişkimi bitirdiğimde istisnasız herkes "ilk günler iyi geçer ama sonradan çok koyacak, bir kaç ay içinde çok ağlayacaksın ama geçecek tabi..." falan diyordu.

    ilk aylar hemen hergün "allahım ne güzel bir gün" diyerek mutlulukla uyandım. varlığı o kadar boğmuş ki beni yokluğu nefes almak gibi geldi.. zamanla normale döndüm tabi ama bir gün olsun üzülmedim, özlemedim, keşke demedim. hala aklıma geldiğinde kendimi gemi kazasından şans eseri kurtulmuş birisi gibi hissediyorum.

    kısacası anlatıldığı gibi korkunç değildir, güzel hatta çok güzel de olabilir.
  • demistim ki 'senden ayrılmak kolumu bacagimi kesmek gibi bir sey olacak'.

    demisti ki 'kolun ve bacagin olmadan da yasayabilirsin'.
  • eski sevgilim "kolay mı sanıyorsun, kaç haftadır ekşi'de uzun süreli ilişkisini bitirmiş insanları okuyorum" demişti. zannedersem bu başlıktan bahsediyormuş. hangi entry'yi okuyup bu karara vardı hiçbir fikrim yok, o yüzden nick altı yerine buraya yazıyorum.

    kim yazdıysa taşaklarını bengay krem ile okşayayım, o entry'yi giren ne güzel bir insandır yahu. her ne kadar tamamen silmem 1 hafta sürse de ne olur ne olmaz objektif değerlendireyim diye aylardır geriye dönüp şimdiki halimle o sevgilimkenki halimi kıyaslamamıştım.

    kız resmen afyonum olmuş, limitörüm olmuş lan. o kadar uzun süreli ilişkilerde karşı tarafın sizden neler götürdüğünü fark etmiyorsunuz. bir süre sonra siz de çevreniz de normal halinizi o sanıyor. son birkaç aydır en az üç kişiden seni hiç bu kadar keyifli görmemiştim dönütünü aldım.

    uzun lafın kısası, ayrılın olum atla deve mi amına koyim. o adam/kadın bulunmaz hint kumaşı değil az uğraşınca çok daha iyisini buluyorsun. ha bulunmaz hint kumaşıysa da sana yar olmaz zaten yine ayrıl.

    edit: ağzını yiyim temalı en az beş mesaj aldım. asıl ben sizin ağzınızı yiyim şapşikler. <3