şükela:  tümü | bugün
  • bu düşünce; şununla doğrudan ilgili olabilir, parlak bir fikir öyle çok sık bir bireye uğramaz. insan aklına gelen parlak fikirleri ise geliştirmek daha zor. yani; başlangıç yapmak, o yolda ilerlemekten daha kolay. buradaki bir başka nokta ise; keşif yapanların keşif geliştirenlere göre daha iyi hatırlanması ve geliştirenlere göre daha sık söz edilmesi ve bu yüzden popüler kültür içinde adının daha sık geçmesiyle bu sürecin sonuçlanması.

    yukarıda da yazarların dediği gibi bilgi birikerek ilerlediğinden dolayı bir konu hakkında bilgi sahibi olmak için uzman veya o konuyla ilgili olmak gerekiyor(her zaman değil; popüler bilim kitapları var, popüler bilim haber siteleri var). bu sebeple de gelişimlerden haber sahibi olmak zorlaşıyor.

    denildiği gibi bilimsel çalışmalar artık toplu halde gerçekleştiği için tek bir kişinin isminden bahsetmek pek mümkün olmuyor.

    yani sonuç olarak; tarihin her döneminde ün sahibi olsun veya olmasın her zaman bilim adamı vardır. bu yüzden; bilim insanlarından habersiz olmak onların olmadığı anlamına gelmez.
  • (bkz: alan guth)
    (bkz: edward witten)
  • (bkz: adam gibi)

    cinsiyetçi söylem değil deyim.
  • katılmadığım önermedir. bilgiye ulaşımı inanılmaz ölçüde kolaylaştıran internet, bilginin değerini de öldürdü geçen yıllar içinde. dünya üzerinde halen devasa fizikçiler, inanılmaz çalışmalarla elde ettikleri buluşlar sayesinde nobel ödülleri almaya devam ediyorlar. (bkz: kip thorne) ne yazık ki memleketim gençleri halen justin bieber gibi medya maymunlarının hayat hikayelerini okuyup gözyaşı dökmeye devam etmekte. kalanlarsa "ama bize izin vermiyorlar" diye ağlamaktan öteye gidememekte. yazık!
    edit: düzeltme
  • türkiye için konuşursak bu bilime verilen destek ve değer ile orantılıdır.

    şimdi toplanın size kısa bir korku hikayesi anlatacağım. hikayenin adı türklerin bilim ile imtihanı:

    lisans ve yüksek lisansta tez konum tübitak projesi dahilinde gıdalarda antibiyotik direnciydi. 5 çalışma arkadaşım ve profesörüm tübitak'tan hibe almak için 9 kere başvurduk. nihayetinde kabul edildik, yanlış hatırlamıyorsam 350 bin tl hibe aldık. tübitak tarafından okul hesabına yatırıldı.

    - 5 arkadaş numunelerimizi kendimiz satın aldık. (et, süt, peynir, sebzeler ve benim tez konum balıklar)
    - av yasağında balık bulmakta zorlandım, zaten balık çok pahalıydı ve numune sayım 100 adet olarak belirlendiği için çeşitli bölgelerden tedarik etmek için yol, kargo vs ücretlerini kendim ödedim. (binlerce tl)
    - 4 arkadaşım analiz için alınan besiyeri, solüsyon ve antibiyotik disklerinin hepsini kullandığı için bana yetmedi onları da ben satın aldım.(binlerce tl) çünkü okul hibeden zırnık para vermedi.
    - analizlerin doğrulaması için gerekli vitek ms cihazı okulda olduğu halde okul kullanmama izin vermediği için 50 km uzaktaki başka bir üniversite hastanesinde ücret karşılığı doğrulamaları yaptırdım. (yaklaşık 1800 tl)

    lisans ve yüksek lisansta ingiltere'de (kuzey irlanda) university of ulster'da eğitim görmek için özel davet aldım. televizyona haberlere çıkıp türklerin başarısı diye böbürlenmemiz gerekirken türkiye'de eğitim gördüğüm üniversite bana burs vermedi. hatta gidersem ders denkliklerini kabul etmeyeceklerini söylediler. asistanlığını yaptığım profesör erasmus seçmelerine katılmamı tavsiye etti ve sınava giren yüzlerce kişi arasından 6. olup erasmus hibesi almaya hak kazandım. yine de gidemedim. çünkü maddi durumum ne kadar iyi olursa olsun, ne kadar burs alsam da aldığım burs sadece oradaki yurt odamın aylık kirasını karşılıyordu ve bazı ailevi sağlık sorunlarından ötürü bu hayalimden de vazgeçtim.

    bu arada asistanlık yaptığım profesör beni kadroya aldıramadığı için 3 yıl ücret almadan sabah 8 akşam 5 asistanlık yaptım. bütün bu stres sağlığımı bozdu.

    bilim insanı olma hayallerim vardı. doktoraya devam edip akademisyen olma hayallerim. birşeyler keşfetmek, icat etmek... anladım ki türkiye'de dua okununca küflenmeyen pirinç projesi, kansere karşı dua projesi, suyla çalışan cami çeşmesi projesi olduğu sürece gerçek bilime saygı ve değer verilmiyor.

    şimdi bütün gün evde yatıyorum.