şükela:  tümü | bugün
  • ekibin omurgasıdır, oyunun ortalarına doğru pantolonu yırtılır.
  • aynı anda iki iş yapabilme yeteneğine sahiptir, bir taraftan abur cubur birşeyler yer.
  • (bkz: yastik)
  • oyunda atlayan değil de atlanılan taraftayken de bu çocuk stratejik olarak eşşeğin ortasına bir yere yerleştirilmelidir. ağır olduğu kadar dayanıklı da bir toramandır o. boşuna birinci sıradan draft etmedik kendisini, savunma da yapacak.
  • hayatımda paylaşılamaz ve vazgeçilemez olduğum tek alandır.

    o yüzden güzel kızlarla empati kurabiliyorum.

    herkesin seni ister gözlerle bakması, seçim yaparken devamlı yalvaran gözlerin sana yönelmesi insanda inanılmaz bir ego tatmini yaratıyor.

    ha tabii onlar bunu hayatın her alanında yaşıyor ben sadece 10 sap bir araya gelip uzun eşek oynarken.

    ama atladığım yeri saniyesinde göçerttiğim için uzun eşek camiasının lionel messi'si olarak tanınırım.
  • atlama sırası geldiğinde ya yastığa en yakın yere zıplayarak diğer kişilere yer açar ya da en son atlayarak en tepede kendine yer bulur. fırlamalığı şiar edinmiştir. nerede pislik var bu makyavelist ibineden çıkar. yastık ile ikili diyalog kurar. yastığa çikulata ya da kola rüşveti verdiği için, tuttuğu sayı alttakiler tarafından bilinse bile ekibin yeniden atlamasını sağlar.
    fırlama çocuktur. yatma sırası geldiğinde de biraz çelimsiz olduğu için yastığın bacak arasında konuşlanır. yastıktan tiyo gelmesi için yastığın götüne çimdik falan atar.
  • sağlam bel kırabilen adamdır. lisedeyken oynardık. beni seçerlerdi çünkü göt kemiğim yüzeye yakındı. zıpladıktan sonra sert bir inişle bel hedeflenirdi ve güm. beli ağrıyan çocuk yere yapışırdı. bu şekilde hep biz atlardık.
  • domates gibi olsa da yıkılmaz. tek mi çift mi'yi bilemeyen arkadaşına çok da kızmaz.
  • büyük olasılıkla hayvanın önde gidenidir.
  • uzun eşekte adam paylaşılırken son seçilen çocuk tarafından bolca hasetle sövülen çocuktur (bkz: kendimden biliyorum)