şükela:  tümü | bugün
  • japonların yeni dizayn konsepti. feng shui yi şimdiden gölgede bırakmaya başladı.
  • (bkz: wasabi)
  • zen olayinin japonlar tarafindan yorumlanmis hali... wabi de sabi de kelime olarak turkce yalnizlik kavramina denktir. ama bu iki kavram aslinda birbirinden cok buyuk farklarla ayrilmaktadir. kalabalik icinde yalniz kalan siz sabi, colde acan cicek wabi'dir... herkes gulerken aglayan sabi, herkes aglarken gulen wabi'dir... birbirine benzeyen iki kavrami zit olarak gosterip ama iki zit kavramin da insan icinde duzgun bir bicimde kullanilmasi japon felsefesi gibi geliyor bana... tabi yuzlerce yildir adamlar wabi sabi'yi anlatmak icin binlerce kitap yazmis, ben burda iki cumlede olayi bitirdim. hem wabi oldum hem sabi...
  • yeni birsey olmayan ama yeni olarak goza sokulmaya, moda yapilmaya calisilan, kokune kadar konficyus, budizm, aminizm barindiran ve de yabancilarin bi turlu anlam veremedikleri japon anlayislarindan bir tanesidir. wabi sabi nin en guzel orneklerinden bir tanesine hanami verilmektedir.
    japonlar hanami ile birlikte hem baharin gelisindeki coskuyu, kipir kipirligi hissederler, hem de yapraklarin dokulmeye baslamasiyla bir huznu. yani ayni ortam icerisinde hem coskuyu hem huznu* hem yalnizligi* hem birlikte eglenmeyi yasarlar.ahan da buna da wabi sabi derler. celiskilerin zitliklarin belirli bir duzen ve sistem icersinden yasanmasidir belki bu wabi sabi..

    ama anlamadim gitti, kardesim ne ugrasiyon, yoruyon kendini wabiymis sabiymis, kurmussun masani, sofrani agac altina, etrafinda hatunlar, gencler, eglence, girgir. ne gerek var simdi bu wabi sabi triplerine...
    eglen, cos, nasil olsa seneye bi daha acmayacak mi bu yapraklar ve yine dokulmeyecek mi? doga koymus kurallarini zaten. sen ne dusunuyosun.
    yok ama oyle olmuyor. bak yine geldi hanami zamani. yine baslayacak wabi sabi muabbeti..

    konuyla gobekten ilgili olarak (bkz: mujun)
  • 16. yy japon felsefesinden cikmis, yeni donem tasarimlarda vs. pek bi ozumsenen, yeniyle birlestirilerek ya da nostalji (bknz: postmodernizm) akimindan da faydalanilarak farkli sekillerde kullanilan (adamlar buraya tasinmak istemezdi muhtemelen umurlarinda da olmayabilir neyse) yasanmislik, yipranmislik, eskilik icindeki guzellik, basit, siradan hatta kusurlu olanin yuceltilmesi, huzur ve dinginlik arayisi.
  • (bkz: wabisabilabi)
  • kara mayınlarını elin avrupa'lısının tahta sandalye ile anlatma nedenidir. ne alaka demeyelim. madem en iyi ağaçlar ithal diye övünüyoruz elden örnek verdim. yapıyor işte capon. yani hata yaptım da diyor, feng shui yi de terkediyor icabında. elin avusturya'lısı yenisi üç beş yüroyken niye eski mobilyasını bissürü yüro verip tamir ettiriyor, biliyor adam vefayı öğrenmiş, vefayı üzerinden bit gibi atmıyor lazım olur eski bir duygu ise de işe yarar biliyor. elin amerika'lısı gibi use or lose demiyor. yaşlanma belirtileri gösterecek malzemelerden eşya almayı tercih ediyor niye. estetik yaptırmış onlarca kadın dolaşıyor sokakta, kusuru ayrıcalık sayıyor. mezarlığı eve koyuyor ki amcamgillerin ramazan bayramında getirdiği alüminyum şekerliği yıllarca saklıyor ibret alıyor. hatırlama dürtülerini kaybetmiyor. niye egzersiz lazım östöoporozdan nazik yeri kırmamak için. konu dağıldı zannedenler yanılıyor daha alzıhaymır olmadım.

    edit: bir avrupalıya edit yaptıttırdım gerçi o da türkmüş yabancı etiket yapıştırmış. ' apostrofları böyle koydu, ben bilmiyorum beyim biliyor. ha evlendim soyadımı ak pak gibi bir kısa soyadı ile değiştirmek iin ama nereden bilirdim bunun bütün hayatımı kısaltan bir hobi olacağını. allaaa sen takmayanlar maaail ile beşibiyerde göndersin de şu bütün kaybettiklerimi amörti edeyim.
  • can sikici bir tarafi vardir, bu kavram sadece japonlar icin gecerliymis baskasi icin anlasilmaz gibi bir tavira burunuverirler. onlardan uzaklasin. onlara her duygu, hissedilen her guzellik ya da kotuluk, ya da adini koyamadigimiz lezzetler icin tek tek isim uyduramayacagimizi anlatin...
    size bu hissiyat nedir bilemezsiniz diyen bir arkadasa, siz de sarimsakli yogurdu sicak mantinin ustune dokerken acaba kesilir mi kesilmez mi korkusu nedir onu bilemezsiniz deyiverin... cok da zorlamayin kendinizi...
    hatta "bilmem su felegin bende nesi var.... "ben sana kardes deyim sen bana baci".. kismini anlatmaya calisin...
    yaaa........
  • içinde herkesin alabileceği bir şeyler olan bir estetik anlayışıdır.

    sanat ile haşır neşir olanların alabileceği daha da çok şey vardır.

    (bkz: http://www.meren.org/…abi-sabi-ve-fotograf-uzerine/)