şükela:  tümü | bugün
  • 31 ağustos 2008 yazısının tamamını balık çiftliklerini aklamaya adamış yazar. köşesini 4 parçaya bölmüş bu kişi ve hepsinde balık çiftliklerinin ne kadar "müthiş" olduğunu anlatmaya çalışmıştır. zamanlama normal, balık çiftliklerinin güzelim koyları pislik içinde bıraktığı haberleri fotograflarla ortaya çıkmaya başlamış, bir koyda balık çiftliği olması çevredeki evlerin değerini düşürüyor, kirlilik nedense oralarda toplanıyor ve halk artık bu çiftlikleri istemiyor. vahap munyar da kendini çiftliklere adayan yazılarını yazarak gerekeni yapıyor, balık çiftliği sahiplerinin imajı için harcadığı "kaynağa" olabildiğince çanaklık yapıyor.

    (bkz: tanı bunları)
  • böylesine yavan böylesine sıradan böylesine...biri nasıl hürriyet'e ekonomi müdürü olur anlamak mümkün değil. bardağın dolu tarafından bakarsak, bu güzel ülke bir fırsatlar ülkesidir
  • gonullu reklamci. yazilari beraber takildigi isadamlarini ve onlarin sirketlerini parlatma eksenlidir.
  • birgün hürriyet media towers'a temizliğe gelmiş de boş bulduğu ekonomi müdürlüğü koltuğuna oturmuş gibi.

    yanlış anlaşılmasın! bu benzetmem bilgisi ve birikimi ile ilgili değil. adam, bir malatyalının tüm özelliklerini taşıyor, konuşurken de bizim oraların aksanını bırakamamış.

    o kadar karizmatik ve entellektüel finansçı arasında çok komik duruyor. tam hemşo
  • başlık atarken x yapti, y oldu ekolünü benimsemiş bir yazardır.

    hürriyet arşivden taratabilirsiniz

    - doğuda büyümeyi gördü, 100milyon barajını aştı
    - isveclileri tatmin etti, ihracat rekoru kırdı
    - avm'lere yöneldi, 100 şube'ye ulaştı
  • vahap abime mahsus mesajimdir:
    vahap abi yetti artik malatya ve hemsehrilerinin hikayeleri. su aziz mubarek ramazan ayinda sen de hic olmazsa bir iki gun malatya eksenli yazilarina biraz ara ver.
    malatya'yla hic derdi olmayanlari dahi malatya dusmani yapmak uzeresin.
    biz de insaniz, aci biraz. yaziktir, gunahtir.

    not: dolaptaki gunkurularini az evvel cope attim. daha da almam.
  • ekonomi gazetecileri derneği "ekonomi gazeteceliğinde 25 yılı geride bırakanlar" diye birşey uydurmuş ve aralarında vahap munyar'ın da olduğu birilerine ödül falan vermiş. devlet bakanı zafer çağlayan plaketi verirken munyar'ın keline bir de güzel öpücük kondurmuş. munyar ise o kadar mutlu olmuş ki bugünkü yazısında "çağlayan kelimi öptü, bakalım şans getirecek mi?" diye heyecan yapmış.

    daha önce de yazdığımız üzere* gazetelerin en ideolojik bölümü olan gazetelerin ekonomi sayfaları son derece teknik süreçlerden, karmaşık kavram ve kurumlardan bahsediyor görüntüsü altında belli bir şirketin ya da şirketler grubunun reklamlarını yaparlar. dahası belli sermaye gruplarının tikel çıkarlarını, toplumun genel çıkarı gibi yansıtma vazifesi de üstlenir bu sayfalar. işte vahap munyar kardeşimiz de bu durumun mücessemleşmiş halidir. yok o iş adamı bunu dedi yok bunu dedi, o toplantıda bakanla görüştüm falan da filan da ile köşesini doldurup yuvarlanıp gider.
  • reklamverenlerle geliştirdiği "sıfır sorun" politikası sayesinde gazetesine hergün kazandıran ancak gazetecilikten hergün bir parça daha götüren kişidir. reklamsı haberlerle sayfaları doldurup okuyucuyu kaçırsa da yıllardır görevinin başında olması akla sadece şu soruyu getiriyor: gazetecilikte başarının ölçütü nedir?
  • uçağına bindiği, gezilerine katıldığı iş adamlarına, siyasetçilere köşesinden her zaman methiyeler düzen, "geçen gün şunun uçağında oraya buraya gittik" temalı yazıları sıkça yazan ve söz konusu iş adamlarını eleştirmeyi pek tercih (hatta hiç) etmeyen ekonomi müdürü. köşesi adeta reklam kuşağı gibidir.
  • onur baştürk'ün ekonomi yazarı çeşididir. onur baştürk birlikte gezdiği popçuları yemek yediği mekanları yazar, vahap munyar da birlikte gezdiği iş adamlarını, yemek yedikleri mekanları yazar. ekonomi konusunda yazdıkları bundan ibarettir.