şükela:  tümü | bugün
  • robot(cansız) manken olarak tanınan, ve mankenlik kurumunu kendisi gibi kımıldamayan bir mahluk haline getiren bu şahıs, mankenliği kitlelere kımıldamadan duran vitrin mankeni olmak olarak tanıtarak engin koç ve arkadaşlarının on senede ulaşabildiği noktadan çok gerilere itmiştir.
    seneler sonra mankenlik tam arzu edilen saygınlığa kavuşacakken yaptığı beyanatlar ve meslek ahlakına yakışmayan hareketlerle mankenliği sirk hokkabazlığına döndürmüştür.
  • ayda 10.000 $inav cektigi rivayet ediliyor . meslegi genel anlamda vucudu olduguna gore, yapilmayacak bir $ey degil .
  • koreografisini engin koç un ışıklanmdırmasının yusuf azuz un hazırladığı bir pierre cardin defilesinde kuliste vaheyi yine iş disiplininden uzak bir kağıda bir şeyler karalarken gördüm.

    sahne almamıza bir kaç dakika vardı ama o henüz giysilerini bile sıralamamıştı...yanına yaklaştım ve ne yaptığını sordum.yüzüme bile bakmadan
    "şiir yazıyorum git başımdan" dedi.
    "vahe" dedim " sen" dedim "yakışıklı bir manken" dedim "olabilirsin" dedim."ama " dedim, "asla akıllı bir manken" dedim "olamazsın" dedim.

    bombok oldu.dondu kaldı.görenler vahe felç oldu sandı.sonradan öğrendim ki cansız manken numarasını aklına bu enstantaneyi getirerek yapıyormış.şaşmadım.
  • gözlük isimli bir şiir kitabı çıkararak, cansızım ama duygusuz deilim işte ispatı demiştir.
  • son bombası da telefonda canlı sohbet* çılgınlığıdır. "gelin konuşalım haydi tost olmaya ne dersiniz" gibi iğrenç cümleler kurmaktadır. bu eşsiz gramerle de şiirlerini yazmayı sürdürmekte ve abidik gubidik magazin programlarında* istek gelmemesine rağmen iğrenç vurgusuyla, zorla bunları okumaya devam etmektedir. geçen yaz açtığım bi gazetenin üçüncü sayfasında bununla ilgili bi haber vardı "cansız manken ölümden döndü" diye. bu yine cansız manken numarasını yaparken diğer manken kızlar da buna yastıklarla vurup şaka yapıyolarmış da yastıklar patlamış tüyler bunun ciğerine kaçmış da az daha boğuluyormuş.
  • (bkz: canlandım)
  • ali hakan ile beraber izlediği "zoolander" filminden sonra yaptığı tarihe geçecek röportajdan:

    alihakan-şimdi filmde ilginç birşey vardı.zoolander başlangıçta sadece kendi güzelliğiyle ilgilenen bir insanken film ilerledikçe kalıcı birşeyler yapmak,iyilik için uğraşmak filan gibi değerleri kavrıyor bıybıybıy....

    vahe-vallaha ben çok kas çalıştım..ve hakkatende vücudumda kas olmayan bir yer yoktur.ama aynı zamanda çok duygusal,çok sevecen bir insanım,şiir kitaplarım var.gençlere örnek olmaya uğraşıyorum,bunlar güzel şeyler...benim üçüncü kitabımın ismi "kaslar ve duygular" olacaktı,şimdi bu filmi izledikten sonra "vahe zoolander'dan etkilenmiş dedirtmemek için vazgeçtim tabi ehihi...
  • yazdigi şiirlerler bunu yapan insan olamaz dedirten, cinnet gecirten, kalkip daglara kacma istegi uyandiran, bas bas bagirtan hay allah seni bildigi gibi yapsin dedirten insan. boyle bir seu olamaz diye sozlerimi noktalarken #1657969 nolu entrydeki şiire dikkatinizi çekiyorum. *
    mutlak ama mutlaka (bkz: canlandim)
  • siir kitabinda "ey karınca kararınca" şeklinde bir cümle olan vatan evladı