şükela:  tümü | bugün
  • türkiyenin en lüks ve en turistik köylerinden biridir. ağustos ayındaki bağbozumu zamanı köyün yıl içindeki en hareketli günleridir. diaspora gençleri, köyde yaşamayıp da akrabalarına gelen köy kökenliler ve turistlerle dolar bahçeler. duvarlarının büyük bir titizlikle tek tek taşlarla örüldüğü kilisenin bahçesinde sekiz kazan keşkek pişirilir sabaha kadar, aşağıdaki bahçede yüzlerce kişi boğma rakı ve şişin eşsiz lezzetiyle kendinden geçer, ardından davul ve zurnanın ritimlerine bırakır kendilerini. yetişkinler için eğlence bitse de gece yarısı, gençler için sabaha kadar devam eder. bütün samandağı gören yanyoldaki inşaata çıkılır alkoller yudumlanırken cebel el akra ve ardında suriye izlenilir. ermenice, türkçe, arapça türküler fısıldanır dudaklardan. gündüz 40 derece ile kavuran sıcaklık birden ürpertici bir esintiye bırakır kendini.. sonra sabah olur, ayin yapılır, üzüm okunur keşkeklerden sonra yenir. bayram tebriği ve gezmenin oluşturduğu yoğunluk akşamüstü kendini sessizliğe bırakır. 2000 kişilik anlık köy nüfusu tekrar 150ye çekilir. sessizlik kaplar bütün sokakları...

    işte böyle bir yer benim köyüm, mandalina ve portakal bahçeleriyle, eşsiz kokusuyla, her evin önünden geçen deresiyle, güleryüzlü dedeleriyle neneleriyle...

    yolunuz hatay'a bir gün düşerse musa dağının eteklerine uğramadan etmeyin. damımdaki üzümden, bahçemdeki mandalinamdan tattırmadan bırakmam hiçbirinizi.

    edit: babam dama kat çıkmış, üstüne de çatı çekmiş. dam da, üzüm de yok artık. mandalinaya devam.
  • aşırı turistik olmuş steril bir köydür. her yer pırıl pırıl, organik ürün diye satılan reçellerin aşırı pahalı olduğu bir yerdir. elbette "kalkmayan ermeni olsun" diye milli takım tazahüratı yapılan memlekette, bir köyde birbaşlarına yaşayan ermeniler sizi heyecanlandırmaktadır. halbukim ne kadar da abuk subuk bir durumdur. milyonlarcası varken şimdi bir köy tamamen onlardan diye turistik bir fanus haline gelmiş. ortalıkta ermeni amcaların fotolarını çekmek için yarışan diz kapağına kadar kumaş şortlu türk kadınlarını görünce birden herşeyden soğudum. evet turistik bir nesne haline getirdik koskoca bir halkı belki de 50 yıl sonra "son ermeni vatandaşımız" diye birini zorla televizyonlara çıkartıp "nineeeem...." diye yüksek sesle konuşan sempatik erkek spikerlerin önlerine yem olarak koyacağız.

    sonuçta hüsrana uğradığım köydür. çünkü beni de samandağı'ın bu hiç de ulaşılması kolay olmayan köyüne götüren azalmış halkı görme turistik bir histerini ancak oraya gidince farkedebilmişimdir.
  • türkiye'nin en temiz/pak köyü olduğuna bahse gireceğim şirin ve güzel köy.

    keşke genç nesil bu güzel köye sahip çıksa, bırakıp gitmeseler.
  • son genel seçimlerde;

    %92 katılımla ve 92 geçerli oyla

    chp'nin 35
    hdp'nin 35
    akp'nin 9
    mhp'nin 6

    oy aldığı türkiye'nin tek ermeni köyü.

    muhtemelen o 9 akp'nin 4'ü görevli falandı. işin garibi akp 2009'a kadar bu köyde 1. idi.
  • saliha nazlı kaya, köyün adının bolca geçtiği musa dağ'da 40 gün'ü çeviren kişi olmalı. çünkü o kitabı franz werfel yazdı!

    (bkz: die vierzig tage des musa dagh) (bkz: musa dağı)
  • hatay'ın samandağı ilçesine 22 km uzaklıktaki bir köy imiş. en büyük özelliği ise dünya'daki, ermenistan dışında olmak üzere tabii, nüfusunun tamamını etnik ermeni kökenlilerin oluşturduğu tek köy olmasıymış. (köy sınırlarında olupta merkeze uzakta yaşayan bir aile ve köye gelin gelmiş 2 kadın dışında tamamı) gezi travel dergisinin geçen yıl yayınladığı bir sayısına konu olmuştu.
  • köy kadınlarının hazırladıkları turunç reçeli, nar ekşisi gibi ürünleri köyün kilisesinin orada satın alabiliyorsunuz. özellikle balları çok başarılı, köyün arılarını kutlamak istiyorum!
  • samandağ a bağlı olan bu köyde 130 ermeni yaşamakta ve türkiyede ki tek ermeni köyü...
  • bir dönem ziyaret etme şansına eriştiğim, etrafı türkmen ve alevi köyleriyle çevrili, doğası güzel, insanı konuksever, şirin ermeni köyü.

    kış aylarında 100 - 150 kişinin yaşamasına rağmen yaz aylarında bu rakam bir kaç katına çıkar. ahalisinin bir kısmı, samandağ ve antakya ilçe merkezlerine, başta istanbul olmak üzere büyük şehirlere ve yurtdışına göçetmiştir. köylülerin giyim kuşam şekli yöredeki diğer köylerle benzerlik gösterir. konuşmalarında belirgin bir arap aksanı vardır. ermenice ile birlikte, türkçe ve arapça bilenlerin sayısı da hayli fazladır. köyde yaşayanlar tarımla - özellikle bahçe tarımıyla - , antakya merkezinde yaşayanlar altın ve gümüş işlemeciliği ile uğraşır. siyasi tercihleri samandağ'ın genelinde olduğu gibi chp ağırlıklı olmakla beraber 2007 yılı genel seçimlerinde akp'ye de yüksek oranda oy çıkmıştır. çevre köylerle ilişkileri gayet iyidir. nitekim genç nüfus az olduğundan bahçe ve tarla işlerinde komşu köylerden gelenler çalışmaktadır.

    konuştuğum yaşlı köylüler bu topraklarda doğduklarını ve burda öleceklerini, köyden göçetmeyi düşünmediklerini söylemekteler. iyi de etmekteler.
  • canım sıkıldıkça istediğim evin damına çıkıp yıldızları izleyerek uyuduğum, havasıyla, suyuyla, tepedeki manzarasıyla, verdiği huzur ve güvenle dünyanın en güzel köyü.