şükela:  tümü | bugün
  • adam fawer romanı empathy'de,
    kendini allah yarısı sayan, son peygamberim lan ben diyen,
    öyle böyle olduğunu da sahip olduğu empatik güçleri kullanarak insanları kendine mürit eden karakterin adı,
    aslında takma adı,
    hani kitabı piç etmemek adına -spoiler- perdesine de sığınmadan adı bende kalan,
    romanın ortalarında gerçekten kim olduğu bir kaç noktanın birleştirilmesiyle ortaya çıkarılabilecek empat karakter.
  • gnostisizmin babalarından (m.s. ii.yüzyıl).

    gnostisizmi kabaca tek tanrılı dinlerin karşısına koyarsak onun düalizmini vurgulamak gerekecektir. dinde düalizm ne dersek iki kutuplu (iki tanrılı) bir sistemden bahsediyoruz demektir: bir yanda, bir hakiki tanrı (çok uzaklarda ve kendinden haber vermeyen) öte yanda acemi bir yaratıcı tanrı (hakiki tanrının sisteminden sistem hatası olarak kopmuş bir tanrı.

    bütün bu işlere niye giriyoruz. eğer hayatınızdan memnun değilseniz bir beladan öbürüne savruluyorsanız ama yaşama sevincinizi her şeye rağmen rağmen sürdürmek istiyorsanız, gnostisizm işte burada. başınızdaki acemi tanrıya tahammül edip hakiki tanrının bir gün bir zaman sizi hatırlayacağını yardım edeceğini umabilirsiniz. bu arada adil olmayan bu dünyayı çekmeğe devam edersiniz (önermiyorum, sadece aklımın erdiği kadarını naklediyorum). peki durup dururken nerden çıktı gnostisizm ve valentinus.

    karamazov kardeşler'de ivan (en büyük imanlardan ateistliğe oradan tekrar buraya savrulup duran ivan) bir gün bir çiftlikte (herhalde kölelik zamanı) efendinin azgın köpeğini, hizmetkar kadının minik çocuğunu parçalarken görür. efendi sesini bile çıkarmaz. ivan der ki kendi kendine: "hiçbir şey bana tanrının (hristiyan tanrının) bu olaya müdahale etmemesini açıklayamaz". tek tanrılı dinlerin, insanlara yaygın eğitimle anlatıldığı kadarıyla, sahiden kimse bu durumu açıklayamaz. ama gnostisizm bu durumu acemi yaratıcı tanrının bir saçmalığı olarak anlatabilir. hakiki tanrı olaya bir gün müdahale edecektir. inanmayanlar için isa mesih örneği verilir. isa mesih hakiki tanrının dünyası pleromadan gelmiş mücadelesini vermiş ve geri dönmüş. tekrar gelecek, aynı yolculuk inananlarla beraber tekrar yapılacaktır. bir dolu gnostik sistem içinde, valentinus'un gnostik sistemi sadece düalist değil aynı zamanda tek tanrılı resmi kilise diniyle de uyum içinde olan bir sistemdir.

    aslında benim bütün bu malumatfuruşluğu yapmamın nedeni tüm farklı hikaye edişlerin arkasında, aslında hep aynı hikayenin olduğunu zannetmem. gerisi hep insan zihninin farklı farklı marifetleri. evet,"bu zihni" takdir etme imkanı var aynı "gerçekliğin" farklı hikayelerinin arkasında. isa peygamber'in (kuran yaşadığını söylüyor) hayatının arkasından, aziz pavlus'un hristiyanlığı yoktan varedişi hikayesini dinliyoruz, oniki havarinin yahudiliği geliştirmek için verdiği mücadeleleri izliyoruz, yahudiliğin ise bütün bunların şarlatanlık olduğu hikayesini dinliyoruz. valentinus ise şunu yapmağa çalışıyor: hep aynı hikaye ama farklı algılayış ve yorumlama yani zihne uygun getirme çabaları. valentinus parçaları bir araya getirerek onlara hayat vermeğe çalışıyor. bayağı da başarılı oluyor. az kalsın sapkın (gnostik ya) valentinus papa bile olacaktır (olamaz ayrı mesele).
    kim her şeyi başarmış ki.

    edit: matbaa hataları
  • en sağlam hristiyan gnostiklerdendir.

    valentinus'un sisteminin yapıtaşlarından en önemlileri:

    "hakikat" anlamına gelen dişi aeon aletheia ile "anlayış" anlamına gelen erkek
    aeion nous'un birlikteliği.

    "toplum, meclis, cemaat" anlamına gelen dişi aeion ekklesia ile "insan" anlamına gelen erkek aeion anthropos'un birlikteliği.

    "düşünce" anlamına gelen dişi aeion ennoia ile "derinlik" anlamına gelen erkek aeion bythos'un birlikteliği.

    "yaşam" anlamına gelen dişi aeion zoe ile "söz, kelam" anlamına erkek aeion logos'un birlikteliğidir.

    (bkz: ermiş antonius ve şeytan)
  • hakikat incili'ni derleyen ya da yazdığı iddia edilen filozof.

    "ya kaçacak bir yer ararlar ya da kaçmak isteseler de kendilerinden kaçacak gücü bile bulamazlar. onlara tüm bu saçmalıklar ya zorla kabul ettirilmiştir ya da kendileri bilerek bunlara inanmayı seçmişlerdir. yüksek kayalıklardan aşağı düşerler veya onlarında sonu er ya da geç kanatsız uçmaya kalkışanların sonu gibi olacaktır. peşlerinde kimse olmasa da sürekli birilerinin onları öldürmeye çalıştığından söz ederler ya da bizzat kendileri kuşkudan dolayı etraflarındaki insanları öldürerek ellerini kana bularlar. tüm bunları yaşayanların, uykudan uyanana kadar bildikleri ve gördükleri aslında bir hiçtir, çünkü rüyalar hiç değerindedir ve gerçek değildir." sözlerinin sahibidir aynı zamanda...

    (bkz: nag hammadi kütüphanesi)
    (bkz: gnostisizm)