şükela:  tümü | bugün
  • her geri getirildiğinde arabamın esp ışığını yakan şahsiyetlere bide üstüne üstük para vermek..

    (bkz: gazlarken esp kapamak)
  • cogu isletmede valeler arabayi alip arka mahallelerde kullandiklari abuk subuk otoparklara cekerler.

    hah işte bu valenin teslim aldigi yer ile otopark arasi yeri bir gun tespit edin ve gidin orda bekleyin 15-20 dakika. araclari sizden aldiktan sonra sizin gormediginiz bu kisa guzargahta o arabalari nasil orospu cocugu gibi kullandiklarini gorun.

    egitimli valelere sahip kaliteli mekanlarda bu olmaz. onun disinda valelere araba verirken iki kere dusunun derim. o gozunuz gibi baktiginiz bmwler, porschelar 1 tane cahil vale tarafindan sikiliyor o kisa yolda. gozlerimle sahit oldum bunlara.
  • risklidir.
    2 haftaönce nusr-et 'te yaşanan bir olay. bir arkadaşım, kendisi avukat. arabasını nusr-et 'in valesine veriyor. 1 saatlik yemek sonrası arabayı aldığında kol dayama haznesinin içinde açılmamış geciktiricili prezervatif buluyor. arabadaki keskin hatun parfümü kokusu da cabası. hemen dönüp nusr-et 'in yetkilisiyle görüşüyor. tabii kabul etmiyorlar.

    not: bu entry geyik,espri ya da ironi değildir.
  • bugün bu olayın tersini, yani valeden araba alma olayını yaşadım. aha daha bir saat önce yaşadığım olayı anlatayım da artık valeye araba verir misiniz vermez misiniz orasını bilemem.

    atladık arabaya ofistekilerle hadi değişiklik olsun güzel bir yere yemeğe gidelim dedik, mekanın önü vızır vızır kalabalık. biz de boş gördüğümüz bir yere park ettik arabayı, ama yani arkamıza elli tane arabanın park edileceği o kadar belli ki. neyse dedik yemekten sonra artık valeden rica ederiz diğer araçları çeksin diye. yedik yemeği çıktık dışarı, bizim arabanın arkasında dehşet bir mercedes var bir tane de golf var. valeye dedim biz çıkacağız sana zahmet şu araçları bir çek. abi al sen şu anahtarı dedi verdi bana mercedes'in anahtarını o da ortalıktaki diğer araçlara sağ sol yaptırıyor. bizimkiler de yolun karşısından beni izliyor, döndüm bunlara bakıyorum amk onlar bana gülüyor ben onlara gülüyorum. neyse atladım mercedese zaten bi beş dakika vitesi aramakla geçti, meğer silecek kolunun oradaymış vites nereden bileyim amk hayatımda öyle arabaya mı binmişim. abi arabayı çözdüm neyse bildiğin mercedes çekiyorum, gidiyorum geliyorum boş yer arıyoruz arabaya. vale bana sesleniyor abi öyle gel böyle git, geri geri geliyorum önümdeki ekranda arka kameranın görüntüsü çıkıyor bana yol tavsiyesi veriyor falan, trafik zaten vızır vızır. bende hem arabanın coşkusu var hem de ne yapıyorum lan ben hissiyatı var. adama da dedim arabaya binerken ya birşey olursa diye, abi merak etme sorumluluk bende dedi. yahu bendeki ne angutluk, biri gelse koysa arabaya başım yanacak. hadi onu da geçtim diyelim ben piçin tekiyim aldım arabayı bastım gittim, lan kim bulabilir beni orada. neyse aldım koydum mersoyu çektim başka yere geldim bizimkilerin yanına. herkeste manasız bir gülme hali tabi ne yapsın adamlar.

    aha işte vaziyet bu kadar acayip, gidin iki sokak öteye koyun arabanızı yeter ki vermeyin bu adamlara.
  • arabanızı seviyorsanız, önemsiyorsanız, arabanıza değer veriyorsanız yapmamanız gereken hadise.

    pazar sabah cafe kale'ye kahvaltıya gittik. arkadaş arabasını valeye verdi. tabi kalabalıktan arabayı ta neredeyse boğaziçi üniversitesi kampüsünün oraya bir yere park etmişler.

    çıkınca arabasının nerede olduğunu sordu arkadaş. onlar telefonla başkasına sordular. yeni gelen müşterilerden birinin valeye bıraktığı porsche cayenne'le vale bizi aşiyan yolu, kaleağası sokaktan yukarıya, boğaziçi üniversitesi'ne doğru bir yerlere götürdü. ben çok keyif aldım yolculuktan. orası ayrı. ama başkasının arabasını öyle kullanmak, açık konuşmak gerekirse, emanete hıyanetten başka bir şey değil. hatta başka yazarlar görselerdi orospu çocukluğu diye tanımlayabilirlerdi. çünkü aklıma ilk gelen aslında o oldu ama benim terbiyem elvermedi öyle tanımlamaya.

    şimdi biraz bakındım, habertürk'te bu konu yazılmış ta 2012 yılında. buyrun. mekan aynı, olaylar aynı.

    bu hikayeden çıkardığım ders: valeye araba vermek kolaylık olsa da uzun vadede size zarar getiriyor. o mesafeyi yürüsen hem araban zarar görmez, hem için rahat olur. bundan sonra benim yapacağım budur.

    aslında aklıma geldi, gizli bir kamera koyup nasıl kullandıkları kaydedilebilir bir haberci tarafından. bunun için gayet uygun kameralar mevcut. güzel bir haber olur aslında.
  • çoğu zaman isteksiz şekilde, çaresizlikten yapılan eylem. gidiyorsunuz bir restorana ya da adını siz koyun hemen önünde çük kadar cebe giriyorsunuz sonra anahtarı verip içinizde bir "hassiktir" hissiyle mekana giriyorsunuz. artık en sikko kahvaltı yerleri bile bu vale olayına soyunmuş durumda. şehir magandaları kısa süreli olarak orospu çocuğu gibi kullanıp hız kasıyorlar. bir özel üniversitenin önünde tam yirmi dakika boyunca gözümle şahit oldum bu piçlere. çoğu zaman ara sokaklara sikko yerlere çekiyorlar bazen de ispark'a çekiyorlar sizlere tavsiyem valelere aracınızı veren biriyseniz online olarak ispark borç sorgulama yapın bir, ben yaptım ispark borcu çıktı dışarıda olduğum ve valeye arabayı verdiğim bir güne ait.
  • jaguar'da felan vale modu var. valeye teslim etmeden önce bunu aktif hale getiriyorsunuz araba kendini zorlatmıyor bi limit koyuyor.

    http://www.digitaltrends.com/…m.web_.1280.1280.jpeg