şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: sizden ricam olayı güncel tutmanız, gerek sözlükte gerekse de twitter'da.neler yapabildiğimizi ve adaleti halk olarak kendimiz tayin edebildiğimizi gösterdik. bir kez daha kamuoyu gündemi oluşturalım. destek lütfen !

    bolu t tipi kapalı cezaevinden van yüksek güvenlikli cezaevine nakledilen ağabeyimin anlattığı durumlardır. ben de tanık oldum bazılarına. ve durum kötü gerçekten.

    atatürk'ün : -“ efendıler cezaevlerı sorunu çok önemlıdır. kısısel özgürlügü kısıtlanan vatan evladının ceza süresı sonunda topluma yararlı olacak bır vatan evladı olarak yetıstırılmesı gereklıdır” misyonuyla hareket eden cezaevi ve müdürü çok haksızlık ve hakaretler yapıyor. bahse konu cezaevinde siyasi suçlular çok, pkk ve örgütle ilişiği olan hükümlüleri bahane ederek elektriği kesmeleri, suyu kesmeleri. yemek ve kantini kısıtlamaları gibi uygulamalar had safhada.

    en son bugün gittiğimde açık görüşte kantini kapatıp psikolojik baskı yapıyorlardı. bilenler için söylüyorum açık görüşte kantinden getirilen bir seyyar araba olur, onu bile getirmemişlerdi mesela. şimdi yemek ve diğer standartlara değinmek bile istemiyorum. öyle ki mahkumlar kendileri yemeklerini semaver içinde pişiriyorlar. e kantini de kapatmışlar. yemek zaten yenmiyor. içimizden bazıları zaten "suçlu" oldukları için her şeyin mübah olduğunu düşünüyor olabilir ama ceza yasaları ve anayasa bu konuda net.
    kaldı ki bunun anayasal olması bile gerekmez. eğer idam veya benzeri ölüm cezası yoksa ve bu mahkumlar * hâlâ yaşama hakkına sahip. ancak cezaevi müdürü birkaç koğuşu bahane ederek, yukarıdan aldığı yetkiyi her türlü kötüye kullanıyor. yani elbise bile almıyorlar bazı siyasiler için. böyle bir şey olabilir mi? para yatırmaya gittiğimde şahit oldum; adam cezaevine geldiği kılık kıyafetiyle 45 gündür yatıyor ve emanet birimi elbise kabul etmiyor.

    öte yandan içeride sigara içen gardiyanlar kamu alanında usülsüzlük yapıyor. kaldı ki bunlar devlet memuru. biz içeriye yanlışlıkla burnumuzu, terimizi sildiğimiz bir peçete götürsek rezil ve pişman oluyoruz. ama gelin görün ki bu kadar kurallara bağlı hareket eden memurlar ve gardiyanlar ortalığı babalarının çiftliği gibi kullanıyorlar.

    ziyaretçilere karşı tavırlarını görseniz onların yerine utanırsınız. mesela geçen hafta şahit oldum; 48 yıl ceza verdikleri oğluna son bir şey söylemeye çalışan zavallı kadın öyle kötü azarlandı ki yaşamaktan ve bu ülke vatandaşı olmaktan nefret ettim. böyle muamele gören mahkum ve yakınları gerçekten atatürk'ün dediği gibi topluma geri kazandırılıyor mu sizce ?

    bakın başka bir tuhaflık var ki hayret edersiniz. o cezaevinde görev yapan erler de var. komutanları nasıl bir talimat verdiyse artık, durmamız gereken yeri söylüyorlar bize. erlerdeki tavrı görseniz general sanarsınız. bununla ilgili başka bir örnek şu şekilde: kapşonlu elbiselerin yasak olduğunu bilmeyen bir aile ve 10-11 yaşındaki çocuğa o kadar bağırdı ki çocuk ağladı. ta tokat'tan gelmiş garibim aile. hadi biz neyse adamlar yollarda perişan olmuşlar , gece yatmadan görüşe gelmişler çocuklarını görecekler diye maruz kaldıkları duruma bakın. en fazla 45 dakika oğlunu görmek isteyen gariban amca da ağladı ama belli etmedi, hâlâ adil bir ülke olduğuna inanıyor olacak ki " hanım ben demedim mi bu elbiseyi getirmeyin " diyerek durumu kurtarmaya çalışıyor ve kızarıyor utancından, parlayan sulu gözlerini unutamadım 10 gündür.

    "erdoğan'a hakaret" suçundan yatanlar dahil, siyasi suçluların çilesi anlatılacak gibi değil. onların durumunadeğmedim bile. öyle ki mahkumlar bir haftadır koğuşa bile gönderilmiyor ve her biri ayrı ayrı ve toplu şekilde işkenceye maruz kalmış. sürekli hücre cezası alıyorlar. yemek banyo gibi hakları yok, hava almaya çıkmıyorlar, sıkışıp kalmışlar. biliyorum şimdi içinizden pekaka, terörö diyenler çıkacak, sizin de canınız cehenneme. türkiye cumhuriyeti devleti anayasal zeminde yerle bir olmuş , kaleler zapt-u rapt edilmiş. bu sırada ülkeyi yıkmaya çalışan fetöcü mahkumlar bile yata yata günlerini bekliyorlar peki neden diğer mahkumların bu haklarını tanımıyorsunuz?
    ülke olarak geldiğimiz noktada alışık olduğumuz bir şey ama bizim gibi bir nesle yazıklar olsun, ne cumhuriyet kaldı , ne hukuk ne de anayasa.

    başka bir gardiyan arkadaşın ağzından kaçırdığı bilgiye göre emir yukarıdan. yoksa bu kadar adaletsizlik nasıl görmezden gelinir? nerde bu amk insan hakları izleyenler, nerede müfettiş ve amirler ?

    edit: öğlen vakti telefondan entry girdiğim için saçma sapan bir şekilde yazmıştım , o düzeltildi.
  • sanırım bir haksızlık var. gibiii. ama üç kez okudum mahkumların hangi hakkı kısıtlanmış, atatürk ne demiş, erdoğan'a kim hakaret etmiş anlayamadım. daha tane tane yazarsak olayı...
  • (bkz: up)

    ne diyeyim, söz tükeniyor bu durumlarda. okuyun, okutun yeter.
  • yazılan doğruysa eğer, ilgili merciler lütfen göreve. suçluların dahi anayasada belirtilen temel hakları vardır ve bu haklar trükiye cumhuriyeti'nin teminatı altındadır.
  • bu ülkede cezaevlerindekiler de insandır.
    adaleti sağladığınız yerde adaletsizlik haksızlık olmaz.
    yoksa içerdekiler nasıl rehabilite olur?
    yetkililer okuyordur.
  • (bkz: up)
  • gerçekten ilgilenilmesi gereken başlık. kimin niye nasıl girdiği önemli değil. adalet ve insanca yaşama hakkı hepimize lazım. yarın bir iftiraya uğrayıp onların yerinde olmayacağınızın garantisi yok. umarım hakettiği ilgiyi görür bu başlık.
  • up
  • ne yazık ki sadece van'da değil birçok yerde var olan durum.

    çok alçakça suç işlemiş olanlar var ama o kişiler yüzünden her mahkûma eziyet etmemek gerek. onları topluma kazandırmak gerekiyor. aksi halde sorunlar büyüyor.