şükela:  tümü | bugün soru sor
  • gazete okuyanlar, kitap okuyanlar, telefonla ilgilenenler, uyuyanlar falan var da disariya bakan yok yav. bikmis herkes bogazdan sanirsam. derdimi opebilirsiniz sabah sabah. tgif.
  • üç yıldır hemen her gün kadıköy-karaköy arasında gidip geliyorum, bi tarafta bokuma benzeyen üsküdar var, diğer tarafta bi süreliğine güzel deniz var ama bıktım sanırım, izlemiyorum artık. denişik duygular içindeyken müzik dinleyip izliyorum bazen, yeter.
    süper olay.
  • sürekli vapura binenlerde oluşan deformasyon.

    aslında o kadar sıkıcı bir şeydir ki, hele sürekli aynı saatte biniyorsan. kişiler aynı, çaycı aynı, çaycının tepsisindeki çay sayısı bile aynı, oturduğun yer aynı, gittiğin yer aynı, deniz aynı. bakmayın sürekli vapurla seyahat etmek boktan bir şeydir aslında.
  • rutine bindirdikleri içindir.
    ilk kez vapur ile kadıköy'den kabataş'a geçtiğim günü hatırlıyorum. vapurun kıç tarafında bir köşeye sinip, aralık ayı soğuğunda titrerken, rüzgar ile savrulan saçlarımı kontrol etmeye çalışıp gördüğüm her şeyden inanılmaz zevk alarak izliyordum. o şehrin her iki yakasını da onlarca kez görmüştüm daha önce farklı açılardan, farklı semtlerinden ve fakat tam da o an iki kıtanın arasında olmanın verdiği haz tarifsizdi. sonraları, daha çok vapur kullandıkça içeride bir koltuğa oturup, daha farklı şeyler ile ilgilenmeye başladım. alışkanlık böyle bir şey, alışmak; kıymeti sadece kaybedilince anlaşılır kılar.
  • iş için aylarca anadolu yakasından kabataş'a geçmiş biri olarak benim de yazacaklarım var.

    vapurdaki insanlar 5 gruba ayrılıyor.

    1- istanbul'da yaşayanlar
    vapura binmek artık zorunluluk olduğu için içinde bulunduğu durum bir gram umrunda değil. ha vapura binmiş ha minibüse onun için fark etmez. vapurdan bir miktar bezmuştur.

    yalnızca arada pencereden dışarı bakıp "ulan bu istanbul güzel şehir aslında be" veya "ulan ne biçim şehir bu istanbul" deyip hayatına devam eder.

    2- vapurda çalışanlar
    onların evi gibi olduğu için denizin üstünde mi gidiliyor yoksa gökte mi çok önemli değil bence.

    3- istanbul'daki akrabasını ziyarete gelmiş türk
    gözlemlediğim kadarıyla bu kişilerin çoğu "ayten çek gız facebooka yükleyem" mantığındadır.
    vapurda en güzel yere oturup fotoğraf çekilmekten etrafı izleyemezler. boğazı vapurdan indikten sonra çekildiği fotoğraflarda görenlerdir.

    4- yabancı turistler
    boğazın dadını en çok çıkaran bu gruptur. istanbul'u keşfetmeye gelmiştir. vapura biner etrafı seyreder, belki birkaç fotoğraf alır. sonra fotoğraf makinesini/cep telefonunu cebine koyar boğazı seyreder. (gözlemlerime göre turistin geldiği ülkeye göre de değişiyor. araplar da genelde bizler gibi fotoğraf çekilme meraklısı)

    5- çocuklar
    kimi denizin üstüne vapurun nasıl gittiğini düşünmekten boğazı seyredemiyor kimi ise anne/babasını portakal suyu almaya zorladığı için denizin tadını çıkartamıyor.
  • ben hep dışarıyı izlerim arada güzel kız varsa keserim o kadar :)