şükela:  tümü | bugün
  • kubada havanaya 150km uzaklikta turist merkezi. denizin icine dogru uzanan 2km kadarlik bir dilden olusur. yerli halk sadece calismak amaciyla girebilir buraya, yoksa yasam yoktur. bir nevi belek gibidir, sadece ve sadece oteller. amma velakin oteller cok eski ve bakimsiz, hizmet kalitesi ise yetersizdir ve buna ragmen oldukca pahalidir. gitmeye hic gerek yoktur, kuba da ayni sahillerden her yerde var ne de olsa.
  • otisabi çizerinin sosyomat sayfasındaki nick'i http://varadero.sosyomat.com/ adresi de kendisinin...
  • - karayipler'in en buyuk tatil kasabalarindan biridir, hicacos yarimadasi'nin ucuna kadar uzanir ve otellerle doludur. kelime olarak, ispanyolca'da kuru havuz anlamina gelir.

    - sehrin havalani olan juan gualberto gómez havalani, havana'daki josé martí havaalanindan sonra adanin en onemli ikinci havaalanidir ve buraya inis yaparken sanki yagmur ormanlarinin icine iniyormussunuz izlenimi verir.

    - kanada, latin amerika ve avrupa'dan* gelen turistler basi ceker lakin abd vatandasi olan turistlere limit koyulmustur.

    - 20 km'den daha uzun olan ve beyaz kumlardan olusan sahili, palmiye agaclariyla ve gunesin parildattigi atlas okyanusunun turkuaz isiltilariyla birlesince mukemmel bir tropikal cennet ortaya cikar. gunes tam tepedeyken guneslenen insanlarla dolu kumsalin kalabalikligi doruk noktasina ulasir ama kum taneciklerinde ve okyanus meltemlerinin suda olusturdugu beyaz kopurtulerde kizil kivilcimlar olusturan muhtesem gun batimini beklerseniz yalnizligin kusursuz kalabalikligini kesfetmis olursunuz.

    - ana caddede arabadan cok fayton ve mobilet gorursunuz ve tabi ki coco taxi. sehir turuna double decker denen otobuslerle cikarsiniz ve size duraklari mikrofonla haber veren bayandan gun boyu gezebileceginiz bileti alirsiniz. otobusun ikinci katinda, okyanusa cakan yildirimlar esliginde yagmaya baslayan yagmura yakalanirsaniz, torunlariniza anlatacaginiz bir macera yasadiniz diye sansli mi yoksa donunuzun lastigine kadar sirilsiklam oldunuz diye sanssiz mi oldugunuza tam karar veremeyebilirsiniz.

    - gece hayati cok renklidir, bircok sokakta bar ve club bulabilirsiniz, en unluleri mambo club, la rumba, la bamba ve la comparsita'dir. genelde canli muzik olur ve latin danslariyla cilginca eglenen insanlarla dolar, bazilari belli bir saatten sonra disko olur ve herhangi bir ulkeden gelmis bir kizla tanisma olasiliginiz cok yuksektir.

    - hotel palma real'in ilerisindeki rom dukkanindan sadece kuba'ya ozel muhtesem romlardan alabilirsiniz ve puro satan bircok dukkanla karsilasirsiniz.

    - internet bulmak biraz zordur, bazi buyuk otellerde ve iletisim noktalarinda bulabilirsiniz ama bu kadar guzelligin icinde akliniza zor gelir.

    - dunyanin en guzel tropikal tatil yerlerinden biridir ve o kadar ziyaretcisine ragmen mukemmeligini korur. sen cok yasa playa azul.
  • john patitucci'nin mistura fina albümünden 10. şarkısı.
  • (bkz: honda xl 1000)
  • bir hafta kuba'yi altina ustune getirip trinindad, habanna ya da santa clara gibi sehirlerden sonra gidildiginde, "aaaa burasi da kuba mi canim" dedirten, kuba'nin bodrumu, antalyasi ya da marmarisi haline getirilmis, kertenkeleler sayilmazsa turistlerden ya da hotel calisanlarindan baska canliya rastlanilamayan, bakimsizliktan yikilmak uzere olan ve genelde ispanyol sirketleri tarafindan yapilmis oteller yanyana gorulunce akilda "sira sira siniler" turkusunden baska hic bir cagrisim yapmayan, "yanyana diziveegmisler otelleri, oluveeggmis varadero" dedirten, 2006 basimi lonely planet cuba'ya gore halkin plajlarina adim atamadigi ama 2010 agustosunda kubalilardan baska kimsenin denizine ayak suremedigi tatil mekanidir. daha genis ve uzun bir varadero plaji yaratmak isteyen kubali nadide yoneticilerin 1940lardan kalma rus gemileriyle okyanisin ortasindan kum cekip sahile bosaltma emri vermesinden sonra kiyiya vuran buyuklu kucuklu gokkusagi kivaminda cok renkli baliklarin, deniz solucanlarinin ve bitkilerinin de katilimiyla cok uluslu yelpazesine olu deniz canlilari ve mahsullerini de eklemistir varadero. havadaki %95 nem oraniyla birlikte insan vucudu uzerindeki etkisi nerdeyse 50 dereceyi bulan kuba sicaginda soyle tam sahilde uzanip guneslenmek isterken, sinsice yaniniza yaklasip zorla hindistan cevizi satmak isteyen bir kubali yada sezlongunuzu baska yere cekmeniz gerektigini, cunku sahile dokulmus okyanus kumlarinin eziminde gerekli olan eski sovyetler birligi tirlarinin yolu uzerinde yatiyor oldugunuzu, kalkmazsaniz tirlarin yanibasinizdan gecip sizi toza topraga bulayacagini, 10 kelimeden sadece 2sini ingilizce anlatan bir otel gorevlisinden kendiniz bir anlam cikarmak zorunda olmaniz gorulmemis, sasilacak seyler degildir. sizin sahilin ortsindan gecen bir kamyona ya da elbisenizi cok begenip cikarip ona vermenizi isteyen bir kubaliya sasirmaniz, varaderolularin ciddi dedikodularina ve kas kaldirmalarina sebep olacak, sizin hangi ulkeden geldiginizi direk sorgulamalarini saglayacaktir. onun icindir ki her zaman yaninizda sabun, tukenmez kalem, tirnak makasi ya da islak mendil gibi daha once hic cantanizda bulundurmayi gerekli gormediniz malzemeri yaninizda tutmaniz, isteyen kubalilara teker teker dagitmaniz hem kubalilari, hemde onlarin bir tukenmez kalemle bu kadar mutlu olduklarini gormek sizi mutlu edecektir. lakin varadero kuba degildir, can degildir, canan bile olamaz o guzelim memlekette.bir hafta kubalilarin siyahfasulyeli pilavini ve tatli patetesini yedikten sonra 150 cesit yemegin sunuldugu otel restauranti sosyalizmden mi yoksa emperyalizmden mi yabancilastiginizi sorgulamaniza sebep olabilir.
  • en ucuz barinda 2 pesoya en pahalisinda 2.5 pesoya istediginiz ickiyi alabilirsiniz. durum boyleyken artik bi sise havana club actirmamak ayip.
  • gun icerisinde bu sehre inmenin en zevkli sekli otelden scooter kiralamaktir ancak yolda millete dut-dutlerken bok yoluna gitme sansiniz yuksek.