şükela:  tümü | bugün
  • filmde, "hour of the wolf", günün en çok ölümün ve en çok doğumun yaşandığı saati olarak tanımlanır.

    delilik ve zeka arasındaki ince çizgiyi irdeleyen bir bergman filmi.
  • skammen ile aynı yılda (1968) çekilmek ve hikayenin bir adada geçmesi gibi ortak noktaları olan film.
  • (bkz: varg)
  • kurdun saati uyanık olunduğunda bitmek bilmez korku dolu zaman dilimi. hele de bir dakikanın ne kadar uzun olduğunu gördükten sonra.
  • finntroll grubunun müthiş bir şarkısı.
  • modernist bergman'ın zamanının ötesinde filmi. persona'ya göre daha deneysel bir hikaye yapısı var. nihayetinde bildiğimiz bergman close upları ve mizansen kompozisyonları yine var, sven nykvist de cabası. ancak bu sefer merkezde erkek var. ayrıca gotiğe* atfedilen senaryo ve atmosfer de olcukça dikkat çekici.
    bergman zaman zaman gerçekle hayal arasına çizgi çekmeye bile zahmet etmemiş ki bu da filmin seyrini bir hayli zorlu hale getirebiliyor. ancak yine de bu bir bergman filmi ve en azından bir kaç tane enfes plan barındırmakta.

    mesela '1 dakika' sahnesi: burada ressam bir dakikanın uzunluğundan bahsederken bergman zaman kavramını saati göstererek değil de tık tak sesleriyle veriyor ve hakikaten zaman beklenen etkisini yapıyor. ayrıca bu planda öyle güzel bir kompozisyon var ki erkek kameraya daha yakın ve boynu bükük olarak durmakta, belli ki bir sıkıntısı var; kadın ise biraz uzakta olaylardan bihaber bir şeyler anlatıyor. burada ve filmin genelinde de vurguladığı üzere bergman biraz da bu değişimi anlatıyor yani kadın zamanla sevdiği ve beraber yaşadığı erkek gibi mi oluyor? o yüzden mi onunla aynı hayalleri görüyor? malum son planda da yine kadın var, bergman sanki meseleyi oraya bağlamak istiyor.

    bu arada lynch'in de en sevdiği filmlerden olduğunu söylmeden geçmeyelim de varın üzerindeki etkisini siz düşünün. bilhassa (bkz: eraserhead)
  • bu bergman filminden lynch'in epey etkilendiğini filmdeki ürkütücü adamın (başroldeki değil) lost highway'deki dick laurent ile benzerliğinden de görmek mümkün. izlerken oeh deyip bir google'layayım dedim ve bir de baktım ki lynch meğer filmi seviyormuş. yine de benim pek havasına giremediğim, diğer bergman filmleri yanında daha az zevkle izlediğim bir film oldu bu. filmin korkusuyla özdeşleşemedim. sürreel etkisi de diğer filmleri kadar heyecanlandırmadı.
  • şimdilik şunu vermekle yetineceğim :
    http://www.listal.com/viewimage/304767

    (bkz: hour of the wolf)
  • johan ve karısının, misafir olarak gittikleri şatoda yer alan kukla sahnesindeki müzik muhteşemdir, filme iyi bir hazırlık olanağı sağlar. kafası karışıktır filmin, kafası karışıklar daha iyi anlar sanıyorum.
  • az ışık,yer yer klostrofobik mekanlar,eski bir şato ,
    yalnız bir adam
    yalnız bir kadın, rüzgar sesi,kabuslar içerisinde mükemmel bir film ve ayrıca günün en mükemmel saati..
    kurdun saatinde kurdun saatini izleme isteği uyandıran ve asla bir kere izlemenin yetmeyeceği bergman filmi..