şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle:
    (bkz: yokluğun)
    (bkz: yokluğun da varlığın da yetmiyor)
    (bkz: her şeyi yak)

    yokluğun epey iç burkan ve acıtan yanının entrylere yansımasına dayanamayan bu bünyenin, açmayı kendisine vazife olarak gördüğü ba$lıktır.

    yokluk - yokluk - yokluk .... nereye kadar bilemiyorum.

    bari, yokluk içinde varlık durumlarını de$elim dedim.

    i$te benim yüreğimden kopup gelen kar$ılıklar :

    * varlığın; orgazmdan daha zevkli. orgazm saniyelik, varlığın ömürlüktür. (seninle orgazm sonsuzluk demektir.)

    * varlığın; yokluğun kadar olmasa da acı verir bana. seninle bir ömür mutlu olmak nasıldır bilemezsin. erir giderim sayende. dayanamam bu kadarına belki.

    * varlığın; tüm sevdiklerimle birlikte sadece senin ya$adığın bir adaya dü$mek gibi. bizi kurtarsalar da ben yine kalırım seninle.

    * varlığın; dağlarda sıcak havayı görünce eriyen karların olu$turduğu sular gibi co$ku verici.

    * varlığın; çölde günlerce susuz kalmı$ insanın gördüğü serap gibi. ümit ve hayat verici.

    * varlığın; hep türk varlığına armağan oldu ilkokul yıllarında.*
  • varlığın;
    bitse de
    yokluğuna entry girsem.
  • varlığın;
    var mıydı ki lan?
    mevki yerde bi büfe
    açar mıydı bana
    mal varlığın?
  • varlığın;
    yokluğunun habercisi,
    hiç bir güzel şey gibi, sen de değilsin ebedi.
  • varlığın;hayata bağlanma sebebim...
  • varlığın,
    yoktu la aslında.
  • sadece yanımda olduğun zaman değil ayrı bile olsak, beni görmek istemesen bile senin orada var olduğunu bilmek çok güzel.
    varlığın, bir yerde bana hayalperest olmadığımı,
    varlığın, bir yerde gerçek bir kişinin olduğunu,
    varlığın, yürütemesek de, olmasa da, hiç başlamasak da: benim çocukca umutlarımı "hala" süslüyor.

    iyi ki varsın.
  • varlığın; yokluğunda hiçbir $ey yapmamak gibi. *
  • kimsenin umrunda değil, yokluğun söz konusu olsaydı bir ehemmiyeti olabilirdi.