şükela:  tümü | bugün
  • filozof heidegger'in "insan doğuştan sıkıntılıdır ve hayatı boyunca da sıkıntılı kalacaktır" gibi bir tanımlama ile adını koyduğu durum.. nedenini ise insanın varoluşuna bir anlam bulamamasına bağlar...

    "bütün canlıların bir amacı vardır, en azından besin zincirini tamamlarlar.. insana göre kalemin amacı yazmak, kağıdın ki ise yazılmaktır. ama kendisinin belirlenmiş bir amacı yoktur.. kendini hep tarif etmeye, hayatına anlam yüklemeye çalışır ama çoğu zaman anlam arayışına geri döner" der... *
  • (bkz: bunaltı)
  • oluşla beraber gelen fakat insan fiziğinin tahammül sınırlarını zorlayan sıkıntı. evrimle birlikte düzenli seratonin salgısıyla dengelenmeye çalışılmış ama bazı bünyelerde modern zamanlara katlanmaya yetememiştir. bu durum kimilerini aç bırakmış, onları kimyasal, sosyal, medyatik, blabla uyuşturuculara mahkum etmiştir.
  • sasmaz ılacı bellıdır ,ama almak cesaret ıster.
  • en yuksek zeka seviyesi ve yetenek cesitliligi ile odullendirilen insanoglu, bunlarin bir getirisi olarak, olecegini bilerek yasamak gibi bir azaba da mahkum edilmistir. benliginin son derece ayirdinda olarak yasadigi bu hayat bittiginde ne benlikten ne bedenden eser kalacagini dusunmeye dayanamaz, oldukten sonra bile bu hayata bir etkide bulunsun ister. olum gercegi hayati yalan yaparken hayat olumu gerceklikten cikaramamaktadir. bu sikintiyi kafasindan uzaklastirmak icin olanca gucunu kullanir, olmadik islerle ugrasir ve elinde olmadan dusundugunde ise o bildik, derin en temel pis sikinti koyu bir duman gibi beyninde yayilmaya baslar…

    (bkz: uyku arasinda gelen varolus sikintisi)
  • olmak ya da olmamakya da olmalı mı olmamalı mı bir çeşit arada kalmanın verdiği sıkıntı olabilir.
  • bu sıkıntı kendisinden üstün bir varlığın var olmasına inandırır. bölece kendisinin de bir amacı olmuş olacaktır. soranlara "tanrıya kulluk etmek için varız" diyecektir ve kapıyı çarpıp gidecektir.
  • yok olma kaygısıdır.