şükela:  tümü | bugün
  • çeşitli biçimleriyle tüm dünyada uygulanan yaratıcı bir terapi biçimi.
  • existential psychotherapy orijinal adiyla 1980 yilinda akademik bir dille profesyoneller icin yazilmis, daha sonra dili sadelestirerek, profesyonel olarak psikoterapi ile ilgilenmese de bu konu hakkinda bilgi edinmek isteyen okuyucular icin yeniden duzenlenip basilmis bir irvin yalom eseri.
  • bir abnormal psychology kitabında* "to be truly alive is to confront the anxiety that comes with the existential choices" cümlesiyle güzel bir şekilde anlatılmış, kaygının odak noktası olduğu avrupa kökenli terapi tekniği. özgür iradeye önem verdiği için buna benzeyen humanist client-centered therapy*ile ters olan yanı, varoluscu terapide insanın seçimlerinin hep kaygı yaratıcı, karanlık yaşantılar olmasının yanında amerika kökenli humanistic terapide özgür irade ve yapılması gereken seçimlerin insanı tam potansiyeline ve kendisini gerçekleştirmesine götüren etkenler olarak görülmesidir. burada avrupanın savaşlar ve salgın hastalıklar ile dolu tarihi ile amerikanin iyimserligi ve pragmatism ile dolu tarihinin etkilerini görüyoruz.
  • insana insanca yaklasilmasi gerektigini ileri süren terapidir...
    insan varolusunu kendi tamamlar diger tüm varliklarin aksine, tanri tarafindan dogaya atilmis insan hep tek basinadir...
    insan sorumlu bir varliktir yasama ve dolayisiyla yasamlara anlam verir; klasik bilimsel yöntemleri insani tanimaya ya da çözümlemeye yetmez; insan ancak ve ancak anlasilabilir...
    her türlü yargidan ve öngörüden uzak durarak insani bütüncül olarak ele almak gerekir; insani siniflandirmak, bilgisayarmis gibi kodlamak, hastaliklarina ya da semptomlarina göre listelemek bosuna bir çabadir...
    varolusçu psikoterapi; varolus felsefesinden etkilendigi gibi bütüncül olarak insani ele alan tüm akimlari da içine alir ve insana yaklasimin insanliga yarasir bir seklinin olmasi gerektigini ögütler... hayat anlamlidir ve her insan hayati kendi penceresinden anlamlandirir, patalojik rahatsizliklar bile anlasilabilir ve bu yüzden danisman ve danisan esit sartlarda olup iliskileri anlam verme üzerine kurulu olmalidir...
    bu terapi de genel geçer bi yöntem belirlenemez her hasta farklidir ve insan anlasilmak ister; ruhunun ve hissettiklerinin anlasilabilmesi adina yardim almaya karar verir; danisman da hastayla empati kurup onun gibi hissettigini ve yaninda oldugunu ona yasatip kabul edildigi bilgisini sunar...
    ilk hedef zaten varligini taniyorum noktasidir...
  • çaresizce anlamsızlığa bağlanan çıkışı hastaya belli etmeyip, "devam" etmesini sağlamayı amaçlar. yani, "çaresizsin, çare sen değilsin, ancak çaktırma; bir yalanı yaşat," der. üst seviye farkındalık sahibi düzen bekçiliği bir nevî.
  • benimsedigi ilke bakimindan r. d. laing'den gecilmeden incelenmesi gereken yaklasim/yontem.

    (bkz: varolussal vs biyolojik deli) * *
  • varoluşçu psikoterapi denince akla gelen isimler şunlardır:

    (bkz: rollo may)
    (bkz: viktor e. frankl)
    (bkz: irvin yalom)
    (bkz: james f. t. bugental)
  • insanı ölçülebilir, hesap edilebilir ve rasyonal bir varlıkmış gibi alan yaklaşımları karşısına alarak "yeni olan" ın her yerde fışkırdığı bir dünyada, insanın bilinçdışı kaynaklara güvenmesi gerektiğini hatırlatan psikoterapi. sadece psikoloji ve terapi açısından değil, dünyayı ve insanı anlamak açısından da faydalı...