şükela:  tümü | bugün
  • noldorun güneşe verdiği isim
  • ateşin kalbi...
  • (bkz: anar)
    (bkz: arien)
  • lat. damar

    (bkz: vasa publica) (bkz: vasa privata) (bkz: vasa lymphaticum)
  • isveçlilerin otuz yıl savaşlarında polonya ya karşı kullanmak üzere yaptıkları gemi.445 kişilik mürettebatı ve 64 silahı taşıyacak kapasitede yaptırılmış.çok ihtişamlı,birçok özelliğe sahip ve emsali görülmemiş işlemelerle dolu bir gemi ama kıyıdan ayrıldıktan on beş dakika sonra kıyıdakilerin de göreceği şekilde batıyor.baltık denizinden bahsedildiğinden tek kişinin bile hayatta kalması mümkün değil.ilk başta sebebi mürettebatın gerzek olmasına veriliyor,fakat sonra gemideki barutun ağırlığının bir tarafa toplanmasından kaynaklanan bir mühendislik hatası olduğu anlaşılıyor.tasarlayanı öldüğü için onu yargılayamıyorlar,suçun kimde olduğu konusuysa kapanıyor.gel gelelim yaklaşık iki asır boyunca isveç halkı bu gemiyi müzelemek için uğraşıyor. onu battığı yerden çıkarıyorlar,taşıyorlar,restore ediyorlar,yeni gibi pırıl pırıl yapıyorlar.bütün bu yaptıklarını da müthiş bir şekilde belgeliyorlar ve bu batmış güzel gemilerini büyük bir gururla devasa bir müzede sergiliyorlar.ne sergilemek hemde..bir sürü karanlık oda:geminin batma anında neler yaşandığını çağrıştıran fırtınalı havada bağrışan insanların gösterildiği kısa filmler ,belgeseller türlü türlü,geminin her boyda ışıklandırılmış maketleri,kitapları ,posterleri...gerçekten de çok ironik bir durum ama eğer bu gemi böyle dikkat çekici bir şekilde batmasaymış bu zamana gelmiyecek ve kimi tarihçiler dışında da kimse tarafından bilnmeyecekmiş,kısmet işte.
  • baltık denizinde teredo navalis yaşayamadığı için kelimenin gerçek anlamıyla bir zaman kapsülüne dönüşmüş, kerestelerinin %95'i sağlam kalmış olan muhteşem kalyon, gustav adolf'un gururu. 1961 yılında araştırmacı anders franzén tarafından denizden çıkarıldığı gün resmi tatil ilan edilmiş, televizyondan naklen yayınlanmıştır. 17. yüzyıl gemicilik teknolojisine ve deniz hayatına dair muazzam bir arkeolojik hazinedir. ölmeden dünya gözüyle görmek istediğimdir...
  • geminin batma sebebi agir olmasi degil aksine alt kisminin fazla dar ve ufak oldugu icin yan yatmayi dengeleyecek kadar cok agirligi (bkz: ballast) icine alamamis olmasidir. inanilmaz gosterisli olan oymalarin yapimi cin almanya ve hollandadan sanatcilar getirilmistir. roma imparatorluguna hayranligi olan kral tarafindan geminin on tarafina 10 tane roma imparatorunun oymasi yaptirilmistir. geminin arka kisminda yakin savasta kilic kullananlarin konuclandigi bolumun etrafinda ise roma askerleri resmedilmis ve oymalari yerlestirilmistir.
    10 agustos 1628de batan gemi 1960 yilinda yeniden su yuzune cikarilmistir.
    cikarildiktan sonra butun oymalarin dogru yerlere yerlestirilmesini isvecli muhendisler dunyanin en buyuk yap-bozu olarak nitelendiriyorlar.
    gemi ile birlikte olen 30 kisininde giysileri ozel esyalari mukemmel bir sekildi korunmus, o zamanin kiyafetlerini, bu denizcilerin o zaman yemek yedigi kaplari simdi bu sekilde korunmus gormek gercekten guzel.
    (bkz: vasa muzesi)
  • wasa'nın okunuşu.
  • bir görüşe göre de gemi batınca aranmıyor bile. halk ve kral bu rezaleti unutmak, hafızalardan silmek istiyor. kolay değil, dışarıdan bakıldığı zaman bu kadar heybetli, muhteşem gözüken bir gemi, suya indirilir indirilmez yan dönüyor, 20 dakika içinde de tamamen baltık denizi'nin derinliklerine gömülüyor. müzede şehirdeki dedikodular bile tasvir edilmiş: "mürettebat sarhoş muydu yoksa yanlış mı inşa edilmişti?" geminin denize indirilmesi şerefine bir şölen verildiğinden mürettebatın alkollü olması hiç uzak bir ihtimal değil, diğer seçenekler de mühendislik hatası veya içerideki ağırlık-denge problemleri. geminin içinde birkaç kadın da var, birkaç saatlik yolculuktan sonra bir sonraki durakta indirilecekler. tabii ki hiçbiri hedefine ulaşamıyor.

    gemi yüzyıllarca sular altında kalmaktan kararmış, müzede renkleri gösteren tozlar ve renkli kabartmaları gösteren illüstrasyonlar da var. büyüleyici. denizin altından sadece gemi değil, mürettebatın ayakkabısına kadar, cebindeki madeni paraya kadar bir sürü tarihi eşya kurtulmuş. sergileniyor.

    vasa, bir insanın dünya gözüyle görebileceği en harikulade eser zannımca. vasa museet'i gezmeden, değil stockholm, isveç'i bile gezmiş sayılmazsınız.
  • denyo isvec kralicesinin "bu ne len, benim şanıma yakışmaz, en üste bi sira daha top konsun" diye emretmesi üzerine mühendislerin "sikerim hidrodinamiğini kelle var işin ucunda" deyip bir sira daha top güvertesi eklemeleri nedeniyle cok fazla ince ve yüksek oldugu icin daha tersaneden denize iner inmez alabora olup batan gemi. eninde sonunda hipne isvecliler bunu da müze haline getirip paraya cevirmeyi bilmislerdir. tarihiyle barisik olmak bu olsa gerek.