şükela:  tümü | bugün
  • wasa adlı batmış bir savaş gemisinin, kendisi, denizden çıkarılışı ve restorasyonunun sergilendiği ihtişamlı müze...
    stocholmün djurgarden adlı adasında bulunur...
    international students card ile daha ucuza gecebileceğiniz müze...
  • (bkz: wasa gemisi)
  • dunyanin en buyuk puzzle'ini bulunduran muze. gemi yiyen bakterilerin olmadigi denizde parcalar yipranmadan kalmissa da, parcalanip alakasiz yerlere de suruklenmemis degildi isvec'in gorkemli bir o kadar rezalete gebe gemisinin batisinin ardindan. parcalari tek tek toplayip, yerlerine yerlestirmek yillar suren bir puzzlesal surecin eseridir.
  • müzecilikle tarih araştırmasının çok güzel harmanlandığı bir müzedir.
    bu müzede sadece batan bir gemiyi değil, 17.yüzyılda insanların nasıl yaşadığını, gemi yolculuğa çıkarken ve gemi battıktan sonra yaşananları, geminin kurtarılış sürecini ve o dönemdeki gemi hayatını da görebilmek mümkündür.ayrıca gemi çıkarıldıktan sonraki onca yıldan sonra bile hakkında araştırmalar ve geliştirmeler devam etmektedir yani sürekli bir devinimde olan müzedir.geminin çevresindeki bölümlerde geminin bütün detayları ayrıntılı olarak açıklanmıştır yani gemicilikle ilgili de baya bir detay öğrenilebilir.
    müzenin kapısından girip, dev gibi gerçeküstü görünen gemiyi gördüğünüzde sanki bir uzay gemisi görmüş hissine kapılıyor insan.müzeye tek başıma gitmeme rağmen içinde 4 saate yakın zaman harcadım ve tam da tatmin olmadım.müzenin dükkanı da son derece tatmin edicidir, eğer hediyelik eşya almak isterseniz ne alacağınıza uzun süre karar veremeyeceğinizi garanti ederim.1000 küsür euroya geminin son derece orjinal maketini de edinebilirsiniz.
    internet sitesinde birçok dille birlikte türkçe bilgi bulmak da mümkündür.
    ayrıca gemi çıkarıldıktan sonra yüzdürülmüş, karaya çıktığı yerde de müzeyi üstüne yapmış adamlar.geminin bu kadar iyi korunmasının kerameti ise suyun sıcaklığı ve tuzluluk oranındaymış.
  • stockholm'e ayak basar basmaz gidilmesi farz olan müze.

    müzeye adını veren geminin hikayesi oldukça ilginç ve bazı yönlerden titanic'i hatırlatmakta. şöyle ki isveçliler otuz yıl savaşlarında polonya'ya karşı kullanmak üzere o güne kadar görülmemiş özellikte ve gelişmişlikte bir gemi yapmaya girişirler ve yaparlar da. vasa adı verilen bu gemi, 445 kişilik mürettebatı ve 64 silahı taşıyacak kapasitesiyle o zamana kadar yapılan gemiler arasındaki en gelişmiş, en ihtişamlı ve en çok özelliğe sahip olanıdır. fakat, gelin görün ki, görkemli bir törenle kıyıdan ayrıldıktan 15 dakika sonra batar. kimse inanamaz bu duruma. öyle ki, gemi battıktan sonra aranmaz bile. herkes bu utanç verici durumu unutmak ve hafızalardan silmek ister. ta ki, battıktan tam 333 yıl sonra yani 1960 yılında su yüzüne çıkarılana dek. o gün bugündür de müze olarak hizmet vermektedir.

    adındaki müzeye bakıp da aklınıza bizim müzekartla gezdiğimiz müzeler falan gelmesin. tarih, sanat, müzik, sosyal yaşam, matematik, geometri, biyoloji, kimya gibi bilimdallarının mükemmel birleşimini göreceksiniz vasa müzesi'nde.

    unutmadan... geminin batma nedeni, alt kısmının gereğinden fazla dar olması nedeniyle yan yatmayı dengeleyecek kadar cok agırlığı içine alamamış olmasıymış.
  • gerçekten etkileyici. 10 da girdim, "eh 2 saattir burdayım yemek yiyeyim" dediğimde saat 14.30 olmuştu. beni en çok etkileyen kesinlikle gemideki hayatı anlatan rehber oldu... 445 insan, 1-3 ay arası yolculuklar süresince hiç yıkanmamaları, su yerine bira içmeleri (sudan daha fazla tutucu olduğu için), kaptanın ve yardımcılarının metresleriyle beraber orgy'nin doruklarında uçmaları ama 2 kat aşağıda mürettebatın yaşadığı sefil hayat, birebir korunmuş ayakkabı, kıyafet, tavla ve bilimum günlük hayat malzemeleri ve gemi kuralları, cezaları.. bunlardan en iz bırakanı, ceza işleyen birini ellerinden ve ayaklarından ipe bağlayarak gemiden aşağı sarkıtmaları ve geminin altından diğer tarafa kadar nefesini tutabilirse affetmeleri... gerçekten şu an kafanızda bir şey canlanıyorsa o boeing boyundaki geminin tahta ve siyah korkunçluğunu baltık denizinin buz gibi ve siyah suları ve dalgalarıyla birleştirin ve şu ana kadar kafanızdaki tasviri 10 ile çarpın. ben resmen o cezayı resmeden grafiğin önünce yarım saat durup, gerçek ipe ve gemiye bakarak hayaller (kabuslar) kurdum..
  • müzeye kapıdan girdiğiniz anda, ilk bi 5-10 saniye içinde "ohaaa" "bu da nesi" diyip psikolojik olarak ezileceğiniz garanti olan viking gemisi müzesi. valla beni ilk 10 saniye içinde ön perspektiften altıma zıçırttı, denizde savaştayken filan ateşlediği gemilere kimbilir neler yapıodu bu canavar.
  • tarihi gemi mumyalama`:?` teknolojisinin merkezi sayılabilecek müze. vasa alınan önlemlere rağmen zaman zaman çürümeye devam ettiği için müzede gemiyi muhafaza etmekte kullanılan teknoloji de sürekli güncelleşip geliştirilir.
  • aklımı başımdan alan müze. o geminin pervanesinin yaptığı köpük. şaka bir yana ilk suya bırakıldığı zamanda da böyle tepkiler aldığını düşünmekteyim. inanılmaz bir eser. eser diyorum çünkü her yerinden sanat fışkırıyor. üzerindeki işlemeleri, çok büyük boyutuna rağmen harika bir tasarımı olması gibi özellikleri var. türkçe web sitesi bile yapmışlar. the stockholm card sahibi iseniz müzeye giriş ücretsiz. gayet şık ve temiz restoranında kahvenizi de içersiniz oh mis gibi. bu kadar eski ve heybetli bir eserin nasıl böyle harika bir şekilde korunduğunu görmek bile başlı başına harika bir deneyim.

    http://www.vasamuseet.se/sv/sprak/turk/

    kendim yüklediğim başarılı bir fotoğrafı
  • "müze nasıl olur"'un cevabı resmen. gemiye ait her şey detaylı bir şekilde bölünmüş, ayrı ayrı incelenmiş. saatlerce gezilebilecek, her detayı incelenebilecek kadar özenle oluşturulmuş her bölüm. zaten dışarıdan bakıldığında bile insan "ne güzel lan" demekten kendini alamıyor. harbiden de "ne güzel lan".