şükela:  tümü | bugün
  • "ortalamanın altında kalan" ya da "ortalamanın altında" anlamına gelmeyen kelime. "ortalamanın altında" demek isteyen, (illa "vasat" kelimesini kullanmak istiyorsa) "vasatın altında" diyebilir...
  • geminin baş ve kıç arasında kalan (pruva - pupa) orta bölgesi
  • 24 saati doldurmaya çalışan.
  • eski toprak biyobilimcilerin besiyeri deme şekli.
  • dilimin şişmesine neden olacak kelime. 10 üzerinden 5 ortalama vasat bir nottur ama bana göre kötüdür. ben vasatı kötü anlamında kullanıfyofrm.
  • ifrat ve tefritin ortasıdır. çoğu zarar, azı yarar, ortası karardır.
  • yildirim turker son yazisinda soyle tanimlamis:
    "vasat, toplumun her katmanına nüfuz eden totaliter bir örgütlenmedir."
  • sözcülüğü çok iyi pirim yapar. (bkz: vasatın sözcülüğü)
  • vasat, modern insanın kaçtığıdır, zorla uzaklaştırılmaya çalışılandır, oysa demokrasilerde hep kazanandır.

    öss diye bir sınav yapılıyor bu ülkede ve sadece yüzde 10'u üniversiteye girebiliyor her sene. bu yüzde 10'un da çok az bir kısmı gerçekten iyi üniversitelerde "vasatın üzerinde" eğitim alıyor. öte yandan, bilimsel olarak kanıtlanabilir ki, her 10 kişiden belki de sadece 1'i ciddi manada "vasatın dışı" bir eğilim gösterebilir. bazıları buna marjinal der, bazıları başka bir şey fakat 20. yüzyıl gösterdi ki, marjinallik dahi popülarizmle birlikte yayılmadan kabul görmedi.

    şimdi vasat'ın dışında gibi görünen fakat aslında vasat'ın bizzat kendisi olan ve kendisini "vasat dışı görenlerce" farklı taraflara çekilmeye çalışanlar oluşturuldu. bu durum şunu gösteriyor ki, aslında demokraside olan şey, yeniliklerin ve marjinalliklerin topluma yayılmasıdır. fakat her daim toplumdan daha "yenilikçi" ve daha "marjinal" kalma gayretinde olanlar olacağı için, vasat her daim muhalefetin ve entelektüelin sevmediği, uyum sağlamaktan korktuğu ve beğenmediğidir.

    vasat, tayyip erdoğan'ın dediklerinden de farklıdır. simple life'tır. bunu türkçe'ye çevirirken "basit" değil "yalın" kelimesini kullanmak gerekir. marjinalliğe tutkuyla bağlanacak bir akli ya da kalbi dehaya sahip olmamış / olamamış insanın görüşüdür. gündelik yaşamın ta kendisidir. devrimin en büyük taraftarı ve aynı zamanda en suskun işbirlikçisi ama diğer yandan en koyu karşıtıdır. kimliği nedir diye soranlara, geleneği ve alışkanlıkları gösterir. hiç kimsenin uğraşmaya değer bulmayacağı yalınlıkta sürer gider yaşamı.

    o nedenledir ki, devrim yapma aşkıyla yanıp tutuşan küçük gruplar, vasatın ortasında yaşamayı kendine yediremeyen üstün yetenekler ve insanlığı yukarı taşıma idealiyle yanıp tutuşan fakat insanlık modeli olarak kendini benimseyen bir takım dehalar vasatın tarihsel süreçteki yerinin değirmen taşlarına benzediğini göremeyeceklerdir. vasat, bir gün kendisini dönüştürmeye çalışan o marjinal kimseleri, değirmen taşları gibi öğütecek ve kendi yaşam tarzını sonuna kadar koruyacaktır. bunu sabırla, suskunlukla ve bazen eylemsizlikle yapacaktır.