şükela:  tümü | bugün
  • uzunca bir süre bunu nasıl anlatacağımı düşündüm. doğrusu, bunu en iyi biçimde ifade etmenin bir olanağı yok. bir de şimdiden fark ediyorum ki, nasıl ifade edersem edeyim didaktik söylemler işitebilirim yalnızca; ee o zaman da sen de öyle yap, böyle yap filan gibi.

    neyse... bazen insan şu hayatta kıymetli işler yapayım der. ama toplum, yakın çevren bu kafada değildir. edebiyat, sanat, felsefe zaten konuşulmuyordur da; derin duygular da yoktur içinde. önü alınamayan bir yavanlık hakimdir. ah, kimselerin vakti yok. durup ince şeyleri anlamaya*.

    ortağım ben şöyle ev aldım, böyle araba sattım derler; sözüm ona hatun ayıklama maceralarını anlatırlar. kafaya aldıkları bir insanı anlatırlar; durmadan sigara yakıp, yatırım muhabbeti çevirir; ülkeler hakkında komplo teorileri anlatırlar. kızlar da buna yakındır çoğu zaman; komik şeyler; dedikodular; ona buna şöyle söylemeler; böyle etmeler falan filan.

    gökyüzüne bakarım; dışarıya, uzaklara, ağaçlara, ağaçların hışırtısını bile duyarım bazen; bir böceğin sesi. içimi bir karanlık kaplar; yerim yurdum yok benim, diye düşünürüm. neden hayatımı böyle yaşayamıyorum, derim. ben özel biri değilim; herkesin de entellektüel* ve sofistike konuşmasını bekleyemem ama bütün bu konuşmalar; yani bunca atalarımız gelip geçtikten sonra; aydınlanma çağını, teknolojiyi gördükten sonra bizim bu diyaloglarımız köpeklerin havlamasından farksız. baron de charlus sadece bir kurgu; fransız bohemliği bir anı yalnızca.

    evler, evler, sokaklar, evler, caddeler, boş yollar, dolu yollar, bitmeyen yollar, sarı beyaz lambaları yanan evler, sokak lambaları; bir işe yaramayan bunca şey.
  • oldukça dayanaksız bulduğum bir tespit.

    bu gibi duygu durumu yaşayan insanların bir psikiyatrik destek almasında fayda vardır. samimi söylüyorum.

    kötü bir şey değil bu. iyi gelir temel meseleyi bulmak.

    bazen insanın hayatta tek değiştirmesi gereken şey bakış açısıdır.

    bu çağda yaşayan çoğu insan, tırnak içinde,
    ne yazık ki aşırı okuyor,
    ne yazık ki aşırı biliyor,
    aşırı geziyor,
    her şeyin aşırısı kendisi, diğerlerini vasat sanıyor.

    insanların arkadaşlarıyla biraraya gelmesindeki genel geçer tek neden arkadaşlarıyla olmaktır. yoksa kuantumu çözebilecek olan cern’e başvursun allah aşkına.

    destek şart. ciddiyim.
    film önerisi (bkz: being there)