şükela:  tümü | bugün
  • normalliğin nesnel bir ölçütü olmadığından ötürü tasviri sorunlu bir olgu.

    (bkz: normalin tanımı)

    edit: vasatlık kavramının vasatın altındalık demek niyetiyle kullanıldığını varsayarsak elbette
  • ben daha önce düşünmüştüm. bir sebep - sonuç ilişkisi barındırır (bkz: ihsan teoremi)
  • elitizmin sularından gelen buz gibi ruh'un artık ısınıyor ve eriyor olmasından mütevellit bir haldir vasatlığın normalleşmesi.

    üzücüdür.
  • “bastille’in alınması gibi bir şey olmadı; reichtag yangını’yla karşılaştırılabilir hiçbir şey yok; aurora’dan daha tek pâre top atılmadı” diye yazıyor, montréal üniversitesi’nde siyasetbiliminde eleştirel düşünce dersleri veren filozof alain deneault. “oysa ayan beyan hücum oldu ve başarıyla taçlandı: vasatlar iktidarı aldılar.”

    http://dusunbil.com/…lt-dunyayi-vasatlar-yonetiyor/
  • vasatlar çoğunluk ve onlar normali belirliyor. vasatlık zaten var olandır, normal ise bunun üzerinde şekillenen tanımdır. normal, vasat olana göre tanımlanır ve vasatlık değiştikçe normal tanımı da değişir. bilim adamları, sanatçılar ve felsefeciler sayıca az ve zamanlarının ilerisinde oldukları için normal kabul edilmezler çünkü vasat üstüdürler. vasatlık her daim normal olarak kalacak ama vasatlık kriterleri değişecektir. normali tanımlayalım sonra da vasatlar buna uysun olmuyor keşke öyle olsa da diyemiyoruz vasat olarak malzememiz bu.
  • genellikle muhafazakar ve liberal toplumlarda ortaya çıkar ve salgın bir hastalıktan daha tehlikelidir.

    olaylar hakkında eksik bilgiye sahip olma, derin düşünememe, yüzeysel ve yalan yanlış bilgilerden hareketle son derece sorunlu birtakım kanaatlere ulaşma ve bu kanaatlerin giderek toplumsallaşmasıyla vasatlık normalleşmeye başlar. bu normalleşme sabit kalmaz ve varacağı yer zorunlu olarak nihilizmdir.

    liberalizmin bu normalleşmedeki katkısını unutmamak gerekir. zira liberalizm, özgürlük adı altında yukarıda belirtiğim "sorunlu kanaatleri" başkalarının zararına olacak şekilde muhafaza etmesine ön ayak olur.