şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın ilk orgy manastırı.

    girişte kutsal su yerine vazelin havuzu vardır.

    dionysos yaptırmış derler.
  • sumela manastiri kadar bilinmedigi icin olsa gerek, fazlasiyla ihtimal edilmis manastir. macka-gumushane yolundan bir sure sonra toprak bir yola saparak gidiliyor. toprak yol son derece kotu. ulasim bu yuzden son derece zor, otobus ya da herhangi bir toplu tasima araciyla ulasim malesef yok, mackadan sizi goturebilecek birilerini bulup, anlasip gitmeniz mumkun.

    manastir bir kayaligin dibinde agaclarin arasinda, muthis bir doga icinde. tamamiyle terkedilmis, buyuk kismi harap durumda, ama bazi freskler duruyor ve gercekten etkileyici. ulasim bir sekilde saglansa ve restore edilse sumela kadar olmasa da ilgi cekecektir. ama henuz altyapi duzenlemesi olmadan gitmek ve kimse olmadan gezmek gercekten keyif verici. trabzona gidiyorsaniz mutlaka gorun.
  • maçka'ya 8 kilometre uzaklıkta gümüşhane karayolu üzerinde çam ormanları arasında yer almaktadır. manastırın ilk kurucusu ve yapım tarihi bilinmemektedir. bununla birlikte bazı araştırmacılar ms 270 ve ms 317 tarihleri arasında kurulduğunu belirtiyorlar. günümüze oldukça büyük değişiklerle gelebilen manastırı, imparotor justinianus onartmıştır.bugünkü görünümünde manastırın sağır duvarlı birinci katına batısına merdivenle çıkılmakta ve buradan da küçük bir hole ulaşılmaktadır.

    bu girişin iki yanındaki koridorlar ve çevresinde üçerden altı oda yer almaktadır. son derece harap ve perişan durumdaki manastırda yalnızca yapı kalıntıları vardır. manastır 1923 yılında terkedilmiştir. vadi boyunca akan ırmakta kültür balıkçılıği manastıra yakın bir alanda yetiştirilmektedir. manastıra günü birlik turlar acentalar tarafından düzenlenmektedir.

    http://www.habule.com/trabzon/macka.htm adresinden alıntıdır.
  • sumela gibi sarp kayaların dibine kurulmustur.adını kurulmus oldugu zabulon dagı n dan aldıgı sanılmaktadır.
    http://www.thy.com/…ylife/6-2006/97/12_97macka7.jpg
  • kendisine çıkan toprak yolun sonuna gelmeden hemen önceki genişlikte durup, oradan yukarı çıkan patikayı takip ederek ulaşılması gereken tarihi eser. bizim yaptığımız gibi sonuna kadar gidip, oradan devam eden patikayı takip etmeye kalkmayın, üstünüz başınız çamur, diken ve böcek olur, bulamayıp dönersiniz.
  • toprak, daracık yollardan dağın eteğine arabayla tırmanıp gidilen manastır. yaya gidilen kısmına varamadan yolda toprak kayması olduğunu öğrendik. iyiki de daha fazla gitmemişiz. kesinlikle çok tehlikeli. dağa tırmanırkenki manzara, toprak bozuk yol ve kimi yerlerdeki karanlık ortam altınıza pislemeye yeticek seviyede.
  • manastıra çıkan daracık yolu bulmanın bile çok zor olduğu söylenen tarihi eser. sümela manastırı ve kuştul manastırı ile birlikte maçka'daki 3 manastırdan biri. doğma büyüme trabzonlu bir arkadaşım bu sene ilk kez gittiğini ve hayran kaldığını söyledi. fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla harap vaziyette. bilen pek kimse olmadığından etrafı da çok ıssızmış.

    şimdi bunlar kulaktan dolma bilgiler tabii. ağustos sonu gibi gidip gözlerimle gördükten sonra işbu entry editlenecektir.
  • --- spoiler ---

    tarihte bölgede kurulan manastırların en eskisi olan bu muhteşem ve kutsal yapı, ms.270 yılında inşa edilerek, incil’deki vaftizci yahya peygamber’e adanmıştır. eski kaynaklara göre manastırın adı ‘zouvalon’ olmasına rağmen, tarihin akışıyla daha sonra bugünkü adı olan ‘vazelon’ ya da ‘vazelonas’ adını alır.

    manastır trabzon ilinin yaklaşık 40km güneyinde, maçka ilçesi dolaylarında kurulmuş ve tarihi hakkında son derece az bilginin günümüze ulaştığı,adeta sırlar beşiği olan harika bir yapıdır. bu manastırımız tarihte matsouka olarak adlandırdığımız bugünkü maçka ilçesinde, dini konumunun yanı sıra, kültürel, sosyal ve ekonomik yönüyle de bölgede son derece önemli bir yere sahip olup, en zengin manastır olma özelliğiyle ön plana çıkan bir tarihi yapıya sahiptir.bir takım kaynakları incelediğimiz zaman sümela manastırı’nın vazelon manastırının gelirleriyle inşa edildiği öne sürülmüştür kibu da bu manastırın bölgenin en eski ve zengin manastırı olduğunun ispatlarından sadece birisidir.

    bazı kayıtları incelediğimiz zaman vazelon manastırı’nın bölgede diğer manastırların tarihinde olduğu gibi, birçok kez saldırılara maruz kalarak, son derece kederli ve yaslı olayları da kucaklamak zorunda olduğu görülmüştür. ms 490 yılında, manastıra yönelik yapılan bir saldırı sonucunda 400 keşişin katledildiği, tarih sahnesinde konuşularak karşımıza çıkmaktadır. yine bazı kaynaklara göre manastır tarihinde birçok kez uğradığı saldırılar sonucu harabeye çevrilmiş ve sonrasında defalarca restore edilmiştir ve bunların en önemlisi ms.565 yılında imparator justinian isteğiyle gerçekleşmiştir.

    vazelon manastırı’nda çok değerli el yazması kitapların olduğu, dev bir kütüphanenin varlığından tarih sahnesinde söz edilir. özellikle manastırda tarih boyu yaşayan keşişlerin bölgede olan tüm olayları kaleme alarak, manastırda çok değerli bilgilerin saklandığı bir arşivi oluşturdukları yine birtakım belgelerle karşımıza çıkmaktadır.

    manastır 1922 yılında,türkiye ve yunanistan arasında yapılan mübadele sonucunda keşişler tarafından tamamen terk edilmek zorunda kalır. böylece bölgenin en eski ve zengin manastırı olan vazelon göz yaşları içinde yüzyıllar boyunca bulunduğu önemli ve hareketli konumunu sessizliğe bırakır. öte yandan çıkan olaylar karşısında, manastırın zengin arşivinden kurtarılabilen tek parça, aziz vaftizci yahya’nın ikonası olmuştur. daha sonra manastırın son keşişlerinden biri olan peder dionysios amarantidis bu değerli ikonayı manastırın kapatılış tarihi olan 1922 yılında korumaya alarak yunanistan’ın serres şehrinde bulunan agia triada manastırına getirdi. ardından bu ikona rusya’nın saint petersburg şehrinde bulunan leningrad müzesine konulmuş, bugün hala bu müzede saklanmaktadır.

    yaklaşık dört kattan oluşan vazelon manastırının en üst kısmında bir mağara önünde inşa edilen kilisenin dış duvarlarının kuzey kısmında bugün hala cennet, cehennem ve kıyamet gününü gösteren son derece değerli freskler bulunmaktadır. aynı zamanda manastırın sağ dış kısmında bulunan şapelin(küçük kilise) içindeki freskler son derece tarihi bir öneme sahip olup, buna benzer bir çok şey de bu tarihi yapıda dikkatleri üzerine çekmektedir.

    sonuç olarak; ms.270 yılında kurulan vazelon manastırı 1652 yıl boyunca dini vecibelerini yerine getirmeyi başararak bölgenin en zengin ve eski manastırı olma özelliğini korumuştur. 1922 yılında ortaya çıkan mübadele sonucunda zorunlu olarak keşişler tarafından gözyaşları içinde terk edilmiştir. bölge tarihi açısından son derece önemli bir yere sahip olan bu değerli yapı, bugün ziyaret edildiğinde karşımıza içler açısı bir manzara ile çıkmaktadır.yıkıma ve yok olmaya yüz tutmuş vazelon manastırı, ormanların içinden yankılanan o derin rüzgarların uğultusuyla adeta sesini duyurmaya çalışarak yeniden restore edileceği zamanı beklemektedir.

    --- spoiler ---