şükela:  tümü | bugün
  • kopmaniz, vazgecmeniz gerektigini biliyorsunuzdur, ama elinizden gelen bir $ey yoktur, atamazsiniz hayatinizdan bir turlu, siz ondan kurtulmaya cali$tikca o bir $ekilde geri doner, kendini hayatiniza tekrar dahil eder ya da siz onu arar bulursunuz, vazgecmek bir turlu mumkun olmaz. ayrildiginizi sandiginiz ama aslinda ondan sonraki butun ili$kilerinizde de hayatinizda olan, uzerine ya$adiginiz butun ili$kilerle sadece onu aldattiginizi hissettiginiz bir eski sevgili olabilir* * * ya da bir ali$kanlik olabilir, vazgecilemeyen. (bkz: insan hayatindaki vazgecilmezler) (bkz: mutfagin vazgecilmezleri) (bkz: vazgecilmez olayim) (bkz: vazgecilmezimdin)
  • aninda sokulebilen civiler vardir mesela cakildiklari tahtadan.
    ama kimi civiler vardir dibine kadar saplanmi$, mihlanmi$ yerine.sokup cikarmak zordur.o civi artik o tahtanin kaderidir.birlikte varolacaklardir.
  • kime dokunur ellerim,
    kimi görür gözlerim,
    ölüm çıkar karşıma,
    yine sen derim... *

    böyle bir şey...
  • aliskanliklarin oyuncagi olmusluktur.
  • gönüllü bir teslimiyettir. çok özel insanlara, çok az insana karşı hissedilen. zira aşklar biter, dostluklar noktalanır; geride bir avuç insan kalır; vazgeçilmezleriniz. atsanız atılmaz, satsanız satılmaz; kimi zaman yüzüne yansıyan aynadaki aksiniz, kimi zaman yüzünüzü vurulan gerçekler, kimi zaman ise sadece kuytusuna sığındığınız insanlar, güzel insanlar. ama her zaman çok yakın olmaktan uzak, ama her zaman çok uzaktan çok uzak. paralel yaşamlarda, paralel yolculuklara çıkıp, beraber farklı kulvarlarda aktığınız.
  • (bkz: sabit kadem)
  • vazgeçememek diye bir şey yoktur, vazgeçmeyi istememek vardır sadece. bunun dışında uzattığımız kelimeler, kendi isteklerimize aradığımız sessiz onay içindir sadece. ne zaman bunun farkına varılır, ne zaman bu istek canlanır, vazgeçiş kaçınılmaz ve engellenemez olur. bu takılmışlığa sebep olan ise, bir zamanlar pandoranın kutusunda kapalı kalan umuttur. belkiler biriktirilir, zaman geçerken... hepsi bu.
  • bağlarını kopartamamak, yıllarca uğraşarak bağladığın iplerden öyle bir sırat köprüsü kurmak ki, üstünden geçememek, belki kendini onlara bağlamak, bir türlü ayrılamamak, gidememek.
    serden geçerim, senden geçmem demek.
    bazı durumlarda kendinden çok başkasını sevmek. aşk bazen. bazen nefret. her koşulda kendinden ötede bir şeyler hissetmek, özgürlüğünü bırakmak, varoluşunu bir başka amaca bağlamak, bağlanmak, kopamamak.
    çok fazla kaybettikten sonra, bir kaybı daha, hem de kendi ellerinle, ellerinden kaybetmeyi göze alamamak. ruhunun ait olduğu ve ruhuna sahip o bir parça olmadan yaşayamayacağına inanmak. hatta yaşamamak.
  • (bkz: takinti) dan baska bir sey degildir.
  • mevlana'nın dediği gibi " çocuk, elmayı görmeden kokulu soğanı elinden bırakır mı ?