şükela:  tümü | bugün
  • khaled hosseini'nin merakla beklenen 3. kitabı. orjinal adı "and mountains echoed " olan kitap türkiye de bu isimle yayınladı kitabın açıklaması da şöyle ;

    gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. küçük peri için ağabeyi abdullah, ağabeyden çok öte. on yaşındaki abdullaha sorsanız peri, her şey demek. köylerinden kâbile varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. fakat aslında bu bir son değil... kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak...

    hayat farklı aileleri sevgi ve fedakârlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. afganistanın küçük bir köyünde doğan ve okuru kâbilden parise, san franciscodan tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor.

    ve dağlar yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. uçurtma avcısı ve bin muhteşem güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan khaled hosseininin yazarlığında bir dönüm noktası.

    beklediğim kitaplar arasındaydı gelmiş , hoşgelmiş .

    aylar sonra gelen edit: kitabı yeni bitirme fırsatım oldu. o muhteşem ilk iki kitaba kıyasla tam bir fiyaskoydu diyebilirim. anlatılan o kadar karakter var ki hepsi askıda kalıyor. tek beğendiğim kısım çokta iyi olmasa da sonu güzel bitti.
  • kitapçının aman abi bu çok iydir muhakkak al gazına dayanaraktan edindiğim kitaptır. akıcı bir dilde anlatılmış ve hikaye tadında olması insanı pek sıkmıyor. tabi bu ilk bölüm için geçerli. ilerleyen bölümlerde ne tarz bir ivme yakalanır bilemem.
  • şu an okumakta olduğum kitap, mevlananın sözüyle başlaması beni benden etti.

    belki spoiler
    "...doğru ve yanlış kavramlarının ötesinde uzanan bir toprak var, seni orada bekleyeceğim..."

    --- spoiler ---
    onun dışında kitaptaki bazı zamanlar bir uçurtma avcısı tadı hissettim. özellikle pervane nin masume yi bırakıp gitme kararı ile, emir ağanın hasanı uzaktan izlemesi, yıllar sonra sohrabı bırakıp gidecek olma kararı arasında bir benzerlik kurdum.
    --- spoiler ---

    vicdanın derinlerini çok güzel anlatan yazar.
  • ucurtma avcisi (afgan cocuklarina adanmis) ve bin muhtesem gunes (afgan kadinlarina adanmis) isimli iki romanin yazari halid huseyni'nin turkiye'de everest yayinlari tarafindan basilan yeni romani.

    icinde yine bol bol ajitasyon bulmak mumkun. doguluyu erdemle, masumiyetle, mahsunluk ve caresizlikle imleyerek yine batiliya satisa cikaran bir roman. cok satanlara girecegi kesin. kalici olacagi ise kuskulu.
  • --- spoiler ---

    ''kendi canına kıydığını öğrenmek beni o kadar da şaşırtmamıştı. bazı insanların mutsuzluğu, diğerlerinin aşkı hissettiği gibi hissettiğini biliyorum artık: mahrem, yoğun ve karşılık beklemeksizin.''
    --- spoiler ---
  • khaled hosseini'nin önceki iki kitabına (bkz: uçurtma avıcı) (bkz: bin muhteşem güneş) nazaran vasat olan, birden fazla karakter üzerine yoğunlaşıp hiç birinin sonunu bir yere vardıramayan bana göre biraz havada kalmış biraz da olayın içine afganistan, sovyetler, amerika ve acitasyon katayım nasılsa okuyorlar tarzında yazılmış bir kitap.
  • yazarın ilk iki kitabını da bir solukta okuyan beni bu sefer pek bi heyecana sürükleyememiş kitap.

    peri'yi mi anlatıyor, yoksa nebi dayıyı mı, yoksa onun kafası dumanlı annesini mi.. hikaye devamlı kişiden kişiye kayarak, zikzaklar çizerek devam ediyor, çok satan olmasını sebebi kesinlikle ilk kitaplara borçlu olduğunu düşünmekteyim.
  • yazarın diğer kitaplarını okumayan biri olarak çok beğendiğim kitap olmuştur. kitabın herhangi bir bölümü önceki kısımları okumadan da anlaşılabilir. kişiler bağlantılı ama hikayeleri bambaşka. yazarın duyguları ifade ediş tarzı nedense insanın aklına murathan mungan'ı getiriyor.
  • benim icin ilk iki kitabi gibi akici ve bir solukta biten bir kitap oldu. hikayeler cok vurucuydu yine ve gozyaslarimi tutamadigim yerler oldu.

    ancak sanki kitap bitmemis gibi geldi bana. nedeni ise cok acik. kitaba giren bazi karakterlerin sonunun belirsiz kalmasi. sanki yazar basta onlari bir sekilde sonlandiracakti da vazgecti gibi bir hisse kapildim. ayrica daha bolumun basinda bu karaktere ne gerek vardi diye baslayip bolumun sonunda ise onyargimda hakli oldugum bolumler vardi.

    burdan sonrasi spoiler icerir.
    ornegin marcos ve thalia hikayesi cok luzumsuzdu. markos nebi'nin evindeki kiraciydi ve kenari yanmis duvardaki fotograf oylesine bir ayrintiydi. olmazsa olmaz bir karakter degildi ancak biz onun neden plastik cerrahiyi sectigini, duvardaki fotografin kokenini ve kenarinin neden yanik olduguna kadar bir suru ayrintiyi okuduk.

    ıdris ve timur da bence bir o kadar gereksiz karakterlerdi. komsu evdeki dogan iki kuzen olarak bir ayrintiyken koskoca hikayelerine daliyoruz ki timurun sonunu bilemiyoruz. abdullahin lokantayi acarken parayi timurdan aldigi gibi bir ayrinti daha geciyor bir yerlerde ama timurla abdullahin iliskisini bilmiyoruz. son ana kadar timurla ilgili bir bolum olacak diye bekledim dogrusu. timurun rosaya ne gibi bir yardim yaptigi da muglak kaldi. sonra kizin yazar olup kitabini timura adadiginu ve amranin kizi evlat edindigini biliyoruz sadece ama kizla timurun iliskisi yine belirsiz.

    ıkbal ve oglu glohamin da akibetlerini merak ettim. hos bir seyler olmadigina isaret edildi ama ne oldu? o arsadab goctuler mi? hepsi olduruldu mu? atrica gloham ozellikle onem arz eden bir karakterdi bence. amcasina ulasabilecek kadar zeki ve atilgan. onlarin anlatildigi bir bolumu okumayi yeglerdim. su halde komutanin pisirik oglunun oldugu bolum de bir o kadar muglak, yavan ve luzumsuz geldi bana. devami anlatilmaliydi.