şükela:  tümü | bugün
  • david eagleman'ın öldükten sonraki hayata dair, kırk adet kurmaca öyküsünün yer aldığı kitabı.

    şeker gibi bir kitap.
  • orijinal adı, “sum: forty tales from the afterlives” olan david eagleman kitabı. ölüm sonrasında bizi bekleyen alternatiflerimizle ilgili komik, trajik, absürt, dramatik, birbirine hem benzeyen hem alakasız kırk öykü var kitapta.

    kitap siparişi verirken kargonun ücretsiz olması için biraz eksiğim kalmıştı, hiç fikrim olmayan bu kitabı sepete ekledim ve sanırım uzun süredir kendime aldığım en güzel şey oldu. bu beklentisizlik karşılaştığım kurgu öyküleri iyice parlattı.
    öyküler üç dört sayfalık, su gibi gidiyor ama tek gecede okumak çok yanlışmış, dönüp tekrar okuyorum şimdi. muhtemelen bir süre daha devam ederim.

    ilk öykülerde “bu adamın tanrı inancı var mı yok mu, anlamadım” dedim kendi kendime. agnostik diyeceğim ama o hissi de alamıyorsunuz çünkü bilinmezlikten hayli uzak, çok net tasvirler var. sonra biraz araştırınca abinin kendine yeni bir akım oluşturduğunu ve o doğrultuda yazdığını öğrendim.

    eagleman şöyle diyor:
    “kozmosun tamamı hakkındaki cehaletimiz, ateizme sarılmamız önünde bir engel ama aynı zamanda belirli bir dine adanamayacak kadar da çok bilgiye sahibiz.
    üçüncü ihtimal olan agnostisizm ise yavan bir duruştur çünkü sadece bir dini hikayenin mesela, bulutlarda oturan sakallı adamın doğru olup olmadığıyla ilgilenir. ben, ‘ihtimalcilik’ ile yeni bir bakış açısı tanımlamak istiyorum. yeni, düşünülmemiş ihtimalleri vurgulamak istiyorum. ihtimalcilikle, aklınızda birden çok ihtimale yer ayırabilirsiniz. ihtimalcilik, bir hikayeye takılıp gitmekle ilgilenmez.”

    öyküler bana hem çok özgün hem de hayalgücü gıdıklayıcı geldi. çok eski bir arkadaşımla “eğer şöyle olsaydı” diye bir oyun oynardık. atış serbestti, ayıplama, korkma, küçümseme yoktu. biraz ona benzettiğim için mi, kurguların bazılarının gerçek olmasını çok istediğim için mi bilmiyorum ama ben çok sevdim.
    radikal bir dindar veya tartışmaya kapalı bir ateist değilseniz siz de seversiniz gibi geliyor.
    yapmasam iyi ama birkaç tur daha okuyayım, her başlığa bir öyküyü yazabilirim. yazmayabilirim de, bilemiyorum, ikisi de ihtimal dahilinde.**