şükela:  tümü | bugün
  • avrupa'da ortaçağ boyunca hayalet bir seri katil gibi kol gezen ve toplamda 25 milyon kişinin ölümüne neden olan vebanın, neden olduğu iyi neticelerden biridir.

    veba sayesinde kilisenin otoritesi çok azalmış, etkinliği sınırlanmış, tıp bilimi gelişmeye başlamış, eski yunanca eserlerden tercümeler artmış, halk aydınlanmaya başlamıştır.

    vebadan sonra insanlar hayatın önemini anladılar. yıllar önemsizken dakikalar bile çok önemli hâle geldi. saat hayatın akışını belirlemeye başladı. vebanın durdurulamaması, insanların gözlerinin tabiata ve tabiatın karşısında aciz kalmamak için yapılması gerekenlere çevrilmesine sebep oldu.

    salgın, sosyal ilişkileri zayıflattı, aileler birbiriyle görüşemez oldu. cenazesi olanlar işlemleri yapabilmek için kimseyi bulamadılar. ölümden korkan insanlar mallarının başkasının eline geçmemesi için daha çok vasiyetname yazdırdılar. noterler aranan kişiler oldular.

    hastaneler daha önceden karantina ağırlıklı olarak faaliyet gösterirlerken salgın sonrasında yeni bir hüviyete dönüştüler. halk sağlığı kavramı gelişti. salgınların önüne geçmek için karantina yaygınlaştı vebanın yayılışını takip etmek amacıyla ölenlerin kayıtları düzenli olarak tutuldu. tıp gelişmeye başladı.

    roma zamanında çok önemli olan hamam kültürü bir anda büyük bir itibar kaybına uğradı. kiliseye göre açık tuvalet ve hamamlar günah yuvalarıydı. tanrı'nın buralarda günah işleyenler yüzünden insanları cezalandırmak için vebayı gönderdiğine inanıldığı için kilisenin baskısıyla hamamlar ve tuvaletler kapatıldı.

    ortaçağ'da kötü ruhları üzerinde topladığına inanıldığı ve kilisenin de kedileri kötülemesi yüzünden kediler öldürülürdü. kedilerin azalması yüzünden fareler çoğalmıştı. vebanın farelerle bulaşması, kedi katliamını sona erdirdi.

    vebadan önce işsizlik varken, nüfusun azalmasıyla işçinin kıymeti ve ücreti arttı. ücretler ortalama yüzde 25 arttı. lordlar serfleri daha az ücrete çalıştırmak için özgür bıraktılar. arazi işleyecek insan kalmadığı için arazi kiraları ve fiyatları düştü. bu sayede köylüler kendi arazilerinin efendisi haline geldiler.

    işçi sayısının az olduğu yerlerde, çalışanların bütün istekleri yerine getirildi. çalışma şartları ve saatleri düzeltildi. işçiler verilen ücreti ve şartları beğenmediklerinde başka bir yere göç edip, rahatlıkla iş bulabildiler. vergi, para politikaları ve diğer uygulamalara karşı köylü isyanları arttı.
    işgücü ihtiyacı arttığı için kadınlar daha önce kabul edilmedikleri işlerde çalışmaya başladılar.

    aynı zamanda çalıştıkları işlerde yükselebildiler. dul kadınlar kocalarının işlerini devam ettirdiler. işçi ihtiyacının yarattığı boşluğu ortadan kaldırmak için yapılan araştırmalar sonucunda sanayide yeni makinalar ortaya çıktı.

    uluslararası kara ve deniz ticareti durdu. özellikle deniz ticaretinin en önemli temsilcisi olan italyan şehir devletleri bu durumdan büyük darbe aldılar. nüfusun azalması ve pazarlarının küçülmesi yüzünden tüccarlar kıtanın dışında yeni pazarlar aramaya başladılar.

    veba salgını öncesinde avrupa'nın artan nüfusunun getirdiği sıkıntılar iklim değişiklikleriyle de birleşince büyük kıtlıklar yaşanmıştı. nüfusun azalmasıyla tarım ürünlerine de talep azaldığından, fiyatlar düştü. hayvan fiyatları ucuzladı.

    salgından sonra daha az kişiye daha çok yiyecek kaldığı için beslenme kalitesi arttı. alternatif gıdalar çoğaldı. hayat standardı yükseldi. buğday, domuz, demir, çivi, kumaş, tuz, mum, tabut, cenaze malzemeleri, ilaç ve demir haricindeki yiyecek ve malların fiyatları düştü. özellikle insan emeği isteyen sanayi ürünlerinin fiyatı artmıştır.

    nitelikli iş gücü azalıp, özellikle iyi duvarcılar öldüğü için mimari sadeleşti. bu dönemde ölüm o kadar sıradan bir hâle gelmişti ki, iskeletler sanatçıların modeli oldu. ölüm ve ıstırap her sanatçının ilgi alanı oldu.

    1300'lü yıllarda artan nüfusun baskısından dolayı ormanlar ve otlaklar tarlaya dönüştürüldüğü için avrupa ağaçsız bir çöl olmak üzereydi. nüfusun azalmasıyla otlaklar ve ormanlar tarla olmaktan kurtuldu. inek ve koyun sayısı arttı. daha kolay bakılan koyunların sayısının artmasıyla yün sanayi büyüdü.

    veba karşısındaki aczi kilisenin otoritesini zayıflattı. din adamları arasında ölümün fazla olması sebebiyle latince'nin ibadet ve eğitimdeki yeri zayıfladı.

    din adamları arasında mahalli dilleri konuşan insanların sayısı arttı. kiliselerin yanı sıra üniversiteler ve mahkemelerde de mahalli dillerin itibarı yükseldi.

    birçok eski filozof ve yazarın eserleri mahalli dillere çevrilmeye başlandı. mahalli yazarlar kendi dilleriyle önemli eserlerini kaleme aldılar. kilisenin otoritesini ve itibarını kaybetmesi, insanların kilise karşısındaki hayal kırıklıkları reform hareketiyle sonuçlandı.
  • bizde corona bittigi gun,illa bir seyh cıkacak,bir dini olaya baglanacak.ramazanda azalırsa ramazan,kurban da azalırsa kurban yuzu suyu hurmetine durmus olacak. bunların hicbiri olmazsa diyeceklerki cok azmıstık,ondan oldu.
    bu topraklarda en olmayacak seylerden seyh,hacı hocalar kendilerine hep pay cıkarmayi biliyor. bu olaylardan sonra sanki ilaci,asıyı kendileri bulmus gibi ortalarda dolasacaklar.
  • olma ihtimali olan durumdur.

    dindar çevreler özellikle bu süreçte ibadetten vazgeçme konusunda direndiler ve en fazla zararı bunlar gördü ve bunlar verdi:

    - umreden dönenler,
    - iran'daki aşırı dinciler,
    - israil'deki aşırı dinciler,
    - ispanya'daki aşırı dinciler

    bunlar her inançtan bir örnek. en son kabe kapatıldı, dünya genelinde kutsal alanlara giriş kısıtlandı veya geçici olarak sonlandırıldı.

    türkiye'de menzil şeyhi virüsle konuştuğunu iddia etti menzilcilerin sülalesi raad dedi, vaka sayısı abd'yle yarışır hale geldi.

    genel olarak bilime karşı çevreler çıkacak aşıyı mesihi beklercesine beklemeye başladı.

    dolayısıyla bu sürecin sonunda genel olarak bir değişimi beklemek yanlış olmaz. rönesans'a yol açar mı bilmiyorum ama bir değişim olacağı kesin.
  • vebanın farelerden bulaştığını bilmeleri henüz çok yeni gelişme. kedilerin öldürülmesi buna sebep oldu ama onlar bunu yüzyıllar sonra anlayacaktı. yani, fare kedi veba üçgeni ile rönesans-reform ikilemi birbirine çok uzak.
  • rönesansın yolunu açan gelişmelerden biridir kara ölüm; ama tek başına neden-sonuç ilişkisinde değerlendirmek doğru olmaz. işin içinde batı kiliselerinin bölünmesi (avignon papalığı), büyük keşifler çağının başlaması (ve buna bağlı burjuva sınıfının ortaya çıkışı) da bulunuyor.

    veba salgınlarının etkilerinden biri gerçekten de dil üzerinde olmuştur. çağın entelektüel dili latince iken bu dili kullanan üniversite ve manastırlar kapalı yapıları nedeniyle hastalığa kesintisiz kurban vermişler ve italya'dan başlayarak halk dili ağırlık kazanmış; edebiyat ve düşünce dünyası latince bilmeyen orta sınıfa, yani burjuva sınıfına açılmış, kasvetli hristiyan tematiği de bu yeni sınıfın zevkleriyle uyumlu olarak yerini daha dünyevi görünen pagan (antik yunan) ikonografisine bırakmış.

    hatta dini yapılarda bile yunan tanrı ve yarı tanrıları görünmeye başlıyor bir zaman sonra. abuk bir durum; ama sanat tarihinin en heyecan verici dönüşümü belki de...görsel
    görsel floransa katedralindeki bir pisano rölyefi. sözünü ettiğim dönüşümün bir öncüsü.
  • hiç boşuna heveslenmeyin, bizde olsa olsa toplu afaziye sebep olur.
  • bir reform, bir rönesans daha yaparlarsa zaten içimizde ki bunca yobaz, şeyh, şıh ve halen devam eden ağalık, paşalık düzeniyle iyice afrikalılar gibi kalırız yanlarında.
  • rönesans ve reformdan çok çok sonra olan kolera salgınında da kiliseler “cinsel günahlar yüzünden cezalandırıldıklarını, aşı icat etmeye çalışmanın tanrıya karşı gelmek olduğunu” ileri sürmüşlerdi. üstelik kaçınılmaz bir şekilde de kitleleri peşlerinden sürüklediler. elbette salgın hastalıklar sonrası sosyolojik bir değişim görülebilir ama koskoca rönesans ve reformu bir salgına bağlamak doğru olmaz. bu analiz daha çok salgın hastalıklar sonrası toplumsal değişim manzarası örneği olmuş.

    daha yeni virüs salgınında aynı kaşıktan kutsal su içerek şifa arayan insanlar izledik. dinin bilim karşısındaki itibarı sandığımız kadar hızlı bir düşüşle yok olmaz. çünkü anlamakla uğraşmak yerine inanarak anladığını sanmak daha pratik bir yol.