şükela:  tümü | bugün
1039 entry daha
  • veda ederken 2020'ye, bir not bırakayım; *

    hepimiz için dolaylı ya da doğrudan yıkıcı bir yıl olmasının yanısıra, biraz geriye çekilip bakınca sıradışı da bir yıl oldu. merak ediyorum, acaba post apokaliptik dünya güzelleyicileri bu süreçten muhteşem bir haz duydular mı, yoksa memleketimizin geleneksel sporu olan kolpacılığa, ihtiyacı varmışçasına can suyu vermeye devam mı ettiler?

    yeni dünyanın erken işsizlerine de merhaba dedik bu sene. halbuki daha nice karpuzlar kesecektik. haşmetlilerimizin geçmişte teknolojiye bağlı işsizliğe karşı bir eylem planına önayak olduğuna ihtimal vermeyi ben de isterdim elbette... günü kurtarabiliyor muyuz çok anlamıyorum, ama yarın çabuk geldi ve onla ne yapılacağı belirsiz. neyse ki halihazırda giden projelerin planların hedefleri ve çıktıları bile meçhul olduğundan muhtemelen bir plan olsa dahi ne olacağını bilebiliyoruz ve az da olsa bir öngörümüz oluyor.

    ve yine merak ediyorum acaba avrupadaki büyük veba salgınındaki gibi bu salgın da bireyselleşmemiş toplumlarda bireyselleşmeyi tetikleyecek mi, tetikleyecekse biz buna ne kadar sürede tanık olabileceğiz? diğer merak ettiğim önemli husus da acaba magandalar ölecek mi? eminim bu iki konuda da değerli sosyologlarımız neçe çalışmalar yapacaktır.

    bilim güzellemeciliği influencerlığı bu sene iyi prim yaptı. yani hep yapıyordu da bu sene önünü alamadık.* ben felsefecilerden daha büyük bir atak bekliyordum doğrusu ama onlar çabuk duruldular sanki.

    o ve bu değil de herkesler araba aldı. bu istanbul'da salgın sonrasında bu kadar arabayla neler yaşanacak acaba merakla bekliyorum. metro inşaatlarına daha iyi çomak sokulursa bunları en üst seviyede görüp değerlendirebiliriz de, hoş olur.

    buraya bireysel bir şeyler yazmaya gelmiştim halbuki, niye böyle oldu azizim.

    neyse sonuç olarak gece saat 12'ye geldiğinde * çok acayip bir şey olacak ve 2021'e gireceğiz. öyle üç beş kişi de değil bayağı topluca gireceğiz, bazı araplar ve birtakım ruslar da katılacakmış. şimdiden hayırlı uğurlu olsun.
  • borçların borçla kapatıldığı, ekonomi yönünden rezalet üstü bir yıl.
    bunun en kötüsü dünya savaşı falandır herhalde.
    gırtlağa kadar borç, belirsiz bir gelecek.
    sosyal hayat normale dönsün artık, ekonomi sağlıktan önemlidir bu saatten sonra.
  • 2020'ye girdiğimden beri başıma gelmeyen şey kalmadı.

    ocak ayında anneme kanser teşhisi kondu, farklı şehirlerde yaşıyorduk, üç gün içinde evimdeki tüm eşyaları attım verdim ve evimi kapattım.

    annemin yanına geldim birinci ameliyat, ikinci ameliyat, kemoterapi diyene kadar bu günlere geldik. 1 senedir hiç bi arkadaşımla görüşemedim. evden çıkamadım, o kadar çok sıkıldım ki anlatamam.

    bu sene madem evdeyim müzikle uğraşayım dedim ufak ufak şarkılar yapmaya başladım, maddi olarak bi getirisi olmadı şu ana kadar ama kendimi ciddi şekilde geliştirmeye başladım, mastering olayını çözdüm, mixe hakim olmaya başladım, yapacağım şeyler kafamda belirmeye başladı, deneme yanılmadan uzaklaşmaya başladım. dün ilk şarkımı audiojungle'a kabul ettirdim, şu an üzerinde uğraştığım şarkı çok güzel oluyor, sanırım 1 haftaya bitiririm. bu yılın bitmesi için sabırsızlanıyorum. ikinci sabırsızlandığım şey de bir an önce annemi aşılatmak, korkudan hastaneye gidemiyoruz tedavisi aksıyor.

    edit: 2020 yılında müzikten para kazanmayı istemiş ve hedeflemiştim. 31 aralık gecesi en çok hayıflandığım şey buydu. bu sene de olmadı diye.

    derken ilerleyen günlerde şarkılarımı satış amaçlı yüklediğim bir siteye baktım. hesabıma tam tamına 8.5 dolar para gelmişti. açıklamalara bakınca 31 aralık günü ilk şarkımın satıldığını gördüm bu beni çok mutlu etti. 8.5 dolar da kazansam hedefimi gerçekleştirmiş olmak muazzam bişey.

    31 aralıkta bilgisayarıma bigsur kurdum ve bugüne kadar hala işletim sistemi kurmakla uğraşıyorum, binbir aksilik geldi başıma. bigsur kurdum midi arabirimlerim çalışmadı, katalina kurdum en kritik programım çalışmadı, sierra kurayım dedim çok eski diye kurmadı, high sierra kurayım dedim bu sefer 2tblik hddmi sildi, onu recovery yapayım dedim 1 gün sürdü, recovery yaptıktan sonra 2 tb bilgiyi aktarmaya hdd lazım oldu onu ayarla et, derken yazılımları kur, pluginleri kur, kısmetse yarın bilgisayarımda bir sorun kalmayacak ve acayip bir gazla müzik üretmeye devam edeceğim.
  • bu satırları okuyan yok nasılsa, gerçekten biriktirdiğim binlerce sayfa defter, ve düzenlemeye üşendiğim yüz-iki yüz sayfa not gibi çürüyüp gidecekler şu boşlukta gerçekten sadece benden beklenebilecek şekilde.

    hayallerim durmadan sallandı bu yıl. durmadan ben de sallandım bu yıl, bir kere hafif duruldum, sonra daha da sallandım. kendimi salladım, silkinmek istedim geçmişten, hayallerimi de silkmiş oldum sanki üzerimden. fakat başıma önemli bir şey gelmemiş gibi hissediyorum, ne anlatsam küçük hissediyorum, duyulmamış hissediyorum. hayallerim sallandı, olgunlaşmamış ne varsa yerlere döküldü kollarımdan, kucağımdan. hayallerim de yere döküldü, çürümeye başladı ve ben sadece seyrettim. tekrar toplamaya hiçbir mecal bulamadım içimde onları, yerden toplamaya utandım sanki kirlenmişler gibi yetersizlermiş gibi. en büyük suçum da herhalde kimseden yardım istememek oldu açıkça, tekrar tekrar, gerçekten beni önemsemeyen kim varsa daha da yıldırdım onları bu yıl kendimden.

    düşününce aklıma hiçbir şey gelmiyor, 6 ay yaşadığım bir şehrin sadece 15 sokağını biliyorum, sözlerini ezberlediğim 100lerce şarkıyı hiçbir zaman istediğim gibi çekip çıkaramıyorum belleğimden. herhangi bir duygu yoktu koca bir yılda benim için ya, zaman hiç yavaşlamadı, hiç hızlanmadı. ne kadar gülsem, hiç mutlu olamadım ya. sadece odamın kapısını değil, zihnimi de koca dünyaya kapattım ben bir şehirde. hiçbir şey hatırlamıyorum. hayatımı geçirdiğim şehrin sokaklarına ise çıkmaktan utanıyorum, bomboş benim için bu sokaklar. gezip, tozmadan nasıl yaşıyorum acaba.

    korkmadan ve ikilemeden yaptığım tek şey yazdıklarımı silmek, insanların hafızalarından kendimi silmek bu dünyadan kendimi silmek. bir önem görmüyorum bilindiği zannedilen bir şey olmakta.

    son günlerde ise hep eksik hissediyorum, bilgisayarın karşısında 25 yüze karşı bakıyorum, gözlerim gülmüyor. kameramı açık bırakamıyorum, insanların yüzlerine bakamıyorum. kapatıp kenarı alıyorum, sadece dinliyorum. sanki, bir daha hiçbir şeyin iyi olmayacağına yürekten inanıyorum. bilimle uğraşıyorum, bilim yapmıyorum. arkadaşlarımın çoğu bilim yapmak için başvurular yaparken, ben utanıyorum, yetersiz hissediyorum, içimde zaten sen onlar gibi değilsin, sen bilim yapacakmış gibi davranıyorsun diyen bir ses var.

    bilimle uğraşıyorum, fakat ulaşılacak bir gerçek olduğuna bile inanmıyorum. şüphenin kendisinden şüphe etmeyi unuttuğumu çok geç fark ediyorum. uykularım kaçıyor, hayallerle değil sadece endişeler ve hala silemediğim hatıralar. yapmasaydım dediğim, fakat aslında beni ben yapan o kadar çok şey var ki, herhalde hatıralarımdan kurtulamamanın asıl sebebi bu. endişelenmiyorum bile. başaramazsam intihar ederim düşüncesi, kaçış butonumdu, artık intiharın bile çözüm olduğunu düşünmüyorum. hiçbir şeyin çözüm olduğunu düşünmüyorum. çözülecek bir şey de görmüyorum.

    dediğim gibi ben sadece bir şeylerle uğraşırmış gibi yapan bir insanım neticede, bu yüzden ne çözülecek bir şey var içimde, ne de dışarıda bir yerde bir çözüm. onun bunun şunun içinde bir nasihat, ilgi çekici bir şey, bir melodi, bir uğraş hiçbir şey yok. özgünlük zaten mümkün değil. yokolmak istiyorum tamamen, çünkü sanırsam varolmayı beceremiyorum.
  • hayatımın en tuhaf yılını yaşattın.
  • bele ilin içine sohum
  • (bkz: amk bombosu)
  • bana gerçekten hayatımın en sıkıcı ve en gergin dönemlerini yaşatırken son aylarına doğru bana öyle bir şey verdin ki hayata bakış açım değişti, hislerime kulak asmayı ve hissetmeyi öğrettin teşekkürler acısıyla tatlısıyla 2020.
  • lütfen şansın yanımda olduğu uzun yılların başlangıcı ol 2021.
  • hayalini kurduğum her şey gerçekleşti bu yıl. ama daha tuhafı kâbuslarım da öyle...
943 entry daha